Sakarya Savaşının savaş taktiği nedir

Konusu 'Soru Bankası' forumundadır ve Nehir tarafından 11 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Sakarya Savaşının savaş taktiği

    Türk ordusunun Eskişehir-Kütahya savaşlarında yenilgi almış olması, Sakarya Savaşı’nı bir dönüm noktası haline getirmişti. Öyle ki; Yunan ordusu Sakarya Nehri’ni geçip Türk ordusuna son darbeyi vurarak milli mücadeleyi kesin olarak bitirmek istiyordu.

    Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilen Türk ordusu da kesin sonuçlu bir meydan savaşı için tüm birliklerini başarılı bir geri çekilme planıyla 100 km. genişliğindeki bir cephe hattında toplamıştı.

    Mustafa Kemal Paşa, 5 Ağustos 1921’de TBMM Hükümeti tarafından kabul edilen 144 sayılı kanunla ve geniş yetkilerle üç ay süre ile Türk ordusunun sorumluluğunu üstüne alarak Başkomutanlık görevine getirilmiştir. İlk olarak 7 -8 Ağustos 1921’de Tekalif-i Milliye Emirleri’ni yayınlayan Mustafa Kemal, Türk ordusunu personel, silah, mühimmat ve araç gereçlerle güçlendirmeye çalıştı. Bütün bu hazırlıklar devam ederken, her açıdan bütün imkanlara sahip olan Yunan ordusu Ankara’yı hedef alarak 23 Ağustos 1921’de ileri harekata geçti.

    Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Sakarya Savaşı’nın savaş taktiğini şu şekilde açıklamıştır; “Savunma bir çizgi üzerinde değil, bir yüzey üzerinde yapılacaktır. O yüzeyde bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz. Büyük küçük her birlik, ilk durabildiği noktada tekrar düşmana karşı cephe kurarak savaşı sürdürür. Yanlarındaki birliklerin çekilmek zorunda olduğunu gören birlikler onlara bağlı olmaz. Bulunduğu yerde sonuna kadar direnmeye mecburdur.”

    Bu sözlerle Sakarya Savaşı’nın önemini ve savaş stratejisini belirten Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Türk ordusunun bütün gücüyle mücadele ederek bu savaşı kazanması gerektiğini ifade etmektedir.

    Sakarya Savaşı’ndaki bu durum, Milli Mücadele’de Türk ordusunun savunma konumundan taarruz konumuna geçtiğinin göstergesidir. Sakarya Savaşı, bir var olma yada yok olma mücadelesi halini almıştır.

    Sonuçta, Türk ordusu bu plan doğrultusunda tüm vatan topraklarını savunmaya başlamış, 5 Eylül’de Yunanlıların saldırı gücü tamamen kırılmıştır. Çaresiz geri çekilmeye başlayan Yunanlılar 13 Eylül’e kadar takip edilmiş, bu tarih itibariyle de (13 Eylül 1921) Sakarya Nehri’nin doğusunda tek bir Yunan askeri bile kalmamıştır.