Samsun'dan Sıvas'a...

Konusu 'Türkçe edebiyat' forumundadır ve Elif tarafından 4 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Samsun'dan Sıvas'a...



    19 Mayıs 1919 Samsun...

    [​IMG]

    Bir kıvılcım çaktı ufuktan; parladı, tutuştu, yalazlaştı, alev oldu, korlaştı...

    Bir yol haritası vardı önünde, önce Amasya; milli hedeflere yönelik bir genelge hazırlandı ve tüm yurda gönderildi…

    Mors Alfabesi o akşam çok büyük iş başarmıştı kahraman posta memurlarının elinden...

    Ardından Erzurum Kongresi; maddeler halinde amaç ve hedeflerin duyurulması yapıldı; dosta düşmana ve özellikle yerli işbirlikçilere...

    Ve Sivas kongresi...

    Milli uyanışın ve direnişin sembolleştiği kongre...

    Başlatılacak İstiklal Savaşın topyekün gereği için bir başlangıç…

    Türk milletinin şahlanışı...

    Fazla vakit yoktu; düşman işgale devam sediyordu… Batı ASnadolu kan ağlıyordu… Doğudan gelecek bir haber onlara umut oluyordu…

    Hazırlık için vakit gerekti, ama çok hızlı olmalıydılar; çalışıldı, yapıldı tüm hazırlıklar…

    Analar, bacılar taşıdılar mermiyi cephaneyi cepheye…

    Bitince hazırlık, çok sınırlı imkânlarla yürüdüler Akşehir’den Şuhut’a doğru gece karanlığında…

    Ver elini Kocatepe...

    Dumlupınar...

    Sakarya meydan muharebesi...

    30 Ağustos zaferi...

    Ve 9 Eylül İzmir...



    Bugün Sıvastayız; günlerden 4 Eylül…

    İstiklal Savaşının ana hedeflerinin belirlendiği ve uygulamaya konulduğu tarih…

    İşte bugün o kongrenin 93. yıldönümü...

    Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bu kongreyi gerçekleştiren tüm kahramanlara şükran borcumuzu beyanla rahmetler diliyorum Ulu Tanrı’dan…


    Amasya genelgesiyle Türk halkına çağrı yapıldı… İşgal edilmiş Anadolu’nun, vatanın düşmandan temizlenmesi, Türk milletinin bağımsızlığının sağlanması için halk tarafından seçilmiş milletin temsilcileri, Sıvas'ta toplandılar; 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında gerçekleşen milli vicdanı yansıtan ulusal bir kongre...


    Sivas Kongresi'nin kararları, Erzurum Kongresi kararlarının genişletilmiş şekliyle tüm milleti kapsayacak şekilde bir nitelik kazandırdı.

    Bu kongrede en önemli karar, vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığının vaz geçilmez şart olrak kabulü…

    Yeni bir Türk Devleti'nin kuruluşuna temel oloşturan ana ilkelerin benimsenmiş olması... Bu nedenle Sivas Kongresi'nin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş felsefesinde çok önemli yeri vardır.



    Erzurum Kongresi dönüşünde, Mustafa Kemal’in Sivas’a ulaşmasını engellemek için ''idam fermanı imzalanmış'' bir ''sabıkalı'' olarak ilan edilmişti Damat Ferit Hükümeti…

    Emir kesindi; bulunduğu yerde tutuklanıp getirilme ve gerektiğinde canına kastetme emri verilmişti…


    İngiliz ajanı Ali Galip (İngilizler tarafından özellikle Mamurat-ül Aziz Valiliğine tayin edilen) tarafından derdest edilmesi için Dersim aşiret reislerinden yardım istedi.

    Dersimli Haydar Ağa “evet” dedi… (Konu ile ilgili detaylı bilgileri “Feodalizmin Devlete İsyanı ve Dersim Olayları” adlı eserden okuyabilirsiniz.).


    Sivas’ta kongrenin yapılmasını engellemek için Fransızlar şehri “işgal” edeceklerini, engel olacaklarını valiye bildirdiler.

    Fransız Binbaşı Brunot’nun bu tehditine karşı Sivas Valisi Reşit Paşa fazla ciddiye almadı… Ayrıca vali Ali Galip’in kongreyi basmak için birlikler oluşturduğu haberi geliyordu.



    Tüm engellemelere rağmen, Kongre 4 Eylül 1919'da bugün müze haline dönüştürülen Sıvas Lise binasında akşamüzeri saat 15.00 de toplandı…

    Kongreye katılan seçilmiş delegeler arasında çok farklı özelliklere sahip, farklı görüşlerde olan yörelerin “eşrafı” ya da “şehrin emini” güvenilir, saygın kişiler vardı.

    Bunların bir kısmı aynı zamanda dina damlarıydı, müftü, din hocası insanlardı.

    Bir kısmı da feodal yapının ürünü ağalar, aşiret reisleriydi.

    Zaten Mustafa Kemal’in en büyük başarısı, herkesi milli birlik ruhu etrafında milli bir gaye için toplayabilmiş olmasıdır.


    Sivas'ta Mustafa Kemal tam 105 gün kalacak… İstiklal Savaşının tüm planlarını orada hazırlayacak, gerekli tüm görüşmeleri yapacaktı…

    Nurlarda olsun.. Cennette Peygambere komşu olsun dilerim…



    Prof. Dr. Ramazan Demir