Sanatçı ve zanaatçı arasındaki fark nedir kısaca

Konusu 'Ödevmatik' forumundadır ve Ceren tarafından 1 Şubat 2015 başlatılmıştır.

  1. Ceren

    Ceren Süper moderatör

    Sanatçı ve zanaatçı arasındaki fark nedir
    Sanatçı yaratı eyleminin sonucunda ortaya çıkan eserden belli maddi kaygılar güdemez çünkü yaptığı o noktada sanat olmaktan çıkar zanaat alanına girer.

    Zanaatçı ise belli bir ücret karşılığında ürün meydana getirir. işin en başından itibaren zanaatçı maddiyatla başlamıştır işine ve burada sanatçıdan ayrılır.

    Şimdi maddi bir kaygı gütmeden herhangi bir yaratı eyleminin sonucunda ortaya konan eser sanat eseri onu ortaya koyan da sanatçıdır. Tabi bunların belli başlı kuralları ve eğitim süreci vardır. Sanatçının sanatçılık derecesini bireyler verebildiği gibi kitlelerde verebilir. Fakat özünde sanatçının sanatkarlığına ve sanat eserinin niteliğine bağlanamaz. Kişiler kendi zevklerine hitap edilene sempati duyabilir. Ama sanatçılar arasında sınıflandırılma olamaz.

    ÖRNEK VE TANIMLAR:

    Zanaat: (marangozluk, ayakkabıcılık, terzilik.. gibi) maddi ihtiyaçları karşılayan işlerin tümü.
    Sanatçı: Sanat kollarının birinde başaralı kimse.


    Sanatçılık ruhu herkeste yoktur.Sanatçı olunmaz,sanatçı doğulur kısacası.

    Yukarıdaki tanıma göre sanatçı, herkesin ortaya koyamadığı bir şeyi kendisine has bir anlatımla otaya koyandır.Toplumunun bağrından çıkmıştır, onun aynasıdır,onun dili,kulağıdır.

    Toplumunda olmayan davranışları sergileyerek farklı olunacağını zanneden insanlar ,farklı olmayı,orijinal olmak olarak değerlendiremeyen insanlardır.Hep başkalarının şarkıların söylemekle kalmayıp bir de şarkısını söylediği sanatçıyı taklit edenler, sanaçtı değil, taklitçidirler.

    Zanaatçı için de şu örnek iyi gider sanırım: Güzel duvar ören bir usta ,bu iş için iyi ustalardan duvarcılık hakkında bilgi almıştır.Uygulama yaparak kendisini yetiştirmiştir yani.Yaptığı iş karşılığında mutlaka para alacaktır,çünkü bu onun geçim kaynağıdır..Duvar örmek onun içine doğmamıştır,ilham perisi gelip ona güzel duvarı öğretmemiştir yani. Usta- çırak ilişkisiyle ve taklit yoluyla güzel duvar örebiliyordur. Taklit ettiği usta iyi duvar örüyorsa o da iyi duvar örüyor;öremiyorsa o da iyi duvar öremiyordur.

    Sanatçı, içine doğan ilhamla,sanatçı kişiliğiyle,şarkı söyler,resim yapar,şiir yazar.Yaptığı iş taklit değil,kendisinindir.Eserinde üslubu,imzası vardır.Zanaatçı işini geçim kaynağı olarak yapar,yaptığı sevmese bile yapar. Sanat-zanaat benzerliğindeki küçük fark aslında çok da küçük değildir yani.