Satıcı çocuk kitap özeti

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Ceren tarafından 29 Eylül 2015 başlatılmıştır.

  1. Ceren

    Ceren Süper moderatör

    Satıcı çocuk kitabının konusu

    Babası ölünce annesinin, dedesinin ve kız kardeşinin geçimlerini üstlenmek zorunda kalan büyük yürekli çocuk, Murat…

    Her şeye rağmen okulunu bırakmayan, hem çalışıp hem okuyan, bazen simit, bazen fıstık bazen gazoz satarak ekmek parasını kazanan Murat’ın başından geçen ilginç, komik veya üzücü olaylar; Murat’ın diğer satıcı çocuklarla kurduğu güzel dostluklar; hayata her zaman güler yüzle bakmayı bilen Satıcı Çocuk Murat’ın gösterdiğiabır ve azim karşılığında aldığı büyük ödül…



    Satıcı çocuk kitabının özeti

    Murat babası öldükten sonra annesi Nimet Hanım, dedesi ve kardeşi Meral ile aynı evde oturuyorlardı. Dedesinin emeklilik maaşı yetmediği için Murat küçük yaşta çalışmaya karar vermişti. İş Bulma Kurumuna gitti ama yaşı küçük olduğu için almadılar. Caddeden geçerken karşıda bir simitçi gördü. Simitçiye şu soruyu sordu: "Bu simitleri nereden alıyorsun?" dedi. Simitçi simit aldığı yeri tarif etti. Murat da bu simitçiden simit alarak çalışmaya başladı. İlk günler çekingendi. Bağırarak simit satmaya alışamamıştı. Ama çekingenliğini yenerek Bu işinde üstesinden de gelmişti. "Taze ve sıcak simitlerim vaaaar!" diye bağırarak mahalle kadınlarına birer ikişer simit almaya başladı. Seksen simit sattıktan sonra bir iş yerine gitti. Adamlar sıcak salep içiyorlardı. Simitçiyi görünce herkes simit almaya geldi. İşçiler Murat'a şöyle dediler: "Her gün buraya gel. Buralarda hiç simit satılmadığı için işe aç olarak devam ediyoruz sen gelirsen senden simit alırız" dediler. Artık Murat simitleri sattıktan sonra okula gidebiliyordu. Murat artık simit dışında kuru yemiş, portakal ve gazozda satmaya başlamıştı. Kazandığı bütün paraları annesine veriyordu. Yine bir gün simit satarken karşısında duran tren vagonuna gitti ve vagona bindi. Vagonda simit vb. satarken bir adamla çarpıştı. Murat özür dileyerek aşağıya indi. Simitler bittiğinde okula gitti. Teneffüste iken müdür Murat'ı çağırdı. Murat hemen müdürün odasına gitti. Müdür köşedeki bayı işaret ederek(o bay trende çarpıştığı adamdı.): "Bu bey parasını trende senin çaldığını söylüyor. Bu doğru mu?" diye sordu. Murat müdüre: "Bu bir iftira, ben hiç kimsenin parasını çalmam" dedi. Ama yine de saat ikide karakolda olması gerekiyordu... Acaba Murat bu iftiradan kurtulabilecek mi, yoksa bu iftira yüzünden hapse mi girecek, o adamın parasını kim çaldı? Bunu gibi soruların cevabını bu kitapta bulacaksınız.