Şeker Hastalığı Nedir, Ne Değildir?

Konusu 'Hastalıklar ve Belirtileri' forumundadır ve Elif tarafından 15 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Vücudumuz öncelikle enerji kaynağı olarak karbonhidrat adı verilen, glikoz içeren besinleri kullanır. Bu besinler sindirim sistemimizde sindirimleri tamamlandıktan sonra karaciğere geçer. Karaciğer, vücudumuzun gereksinim duyduğu glikozu kana verir. Kan şekeri olarak bilinen glikoz bütün hücrelerimize ulaşarak gereksinim duydukları enerjiyi sağlar. Sağlıklı bir insanda kan şekerinin belirli değerde olması gerekir.
    Kan şekeri düzeyinin normal sınırlar içinde kalmasında pankreastan salgılanan insülin hormonu rol oynar. Gıdalarla vücuda alınan şeker insülin hormonu sayesinde hücre içine alınabilir ve burada enerjiye çevrilebilir. Eğer pankreasın ürettiği insülin yetersiz veya etkisiz ise glikoz hücrelere giremez ve kandaki miktarı yükselir. Bu durumda şeker hastalığı ya da diğer adıyla diyabet ortaya çıkar.

    Kan şekeri düzeyi miligram/desilitre (mg/dL) cinsinden ifade edilir. Sabah açlık anında 100 mg/dL'nin, tokluk anında ise 140 mg/dL'nin altında olması normaldir. Glikoz hücrelere giremediğinde, bir yandan hücreler şeker eksikliği çekerken, diğer yandan kan şekeri yükselir. Kandaki şeker düzeyi 180 mg/dL'den fazla olduğunda idrara da şeker geçmeye başlar. Bu durum idrarla şeker kaybedilmesine ve çok sık idrara çıkmaya neden olur. İdrarla kaybedilen suyun yerine konulması için çok su içme ihtiyacı ve ağız kuruluğu ortaya çıkar. Hücrelere glikoz giremediği için yeterli enerji elde edilemez ve bu enerji ihtiyacından dolayı iştah artar.
    Yukarıda sayılan çok idrar yapma, çok su içme ve iştah artışı şeker hastalarında en sık görülen klasik belirtilerdir. Ayrıca hâlsizlik, bulanık görme, beklenmedik kilo kaybı, nefeste asetona benzer koku oluşması, yaraların geç iyileşmesi ve sık idrar yolu enfeksiyonu diğer şeker hastalığı belirtilerindendir.

    Şeker hastalığının iki farklı tipi vardır. Glikozun hücrelere girememesi, pankreasın yeterli insülin hormonu üretememesine bağlı olursa çocuklarda ve gençlerde daha çok görülen tip 1 diyabet olarak adlandırılan şeker hastalığı ortaya çıkar. Yeterli insülin üretildiği hâlde bu insülin etkisiz kalıyor ve hücrelere glikoz girişini sağlayamıyorsa daha çok şişman erişkinlerde görülen tip 2 diyabet meydana gelir.
    Şeker hastalığı hem kalıtsal hem de çevresel etmenlerin rol aldığı, yaygın görülen ve tehlikeli sonuçlara yol açabilen bir hastalıktır. Özellikle tip 2 diyabetin oluşumunda kalıtsal faktörler kadar dengesiz beslenme alışkanlıklarının sebep olduğu bilinmektedir. Tip 1 diyabet, pankreasta insülin üreten hücrelerin çoğunlukla vücudun kendi savunma sistemi tarafından tahrip edilmesi ile ortaya çıkar. Tip 1 diyabetin tek bir nedeni yoktur. Bu tür çocukların ailelerinin % 90'ında şeker hastalığı olmadığı bilinmekte, dolayısıyla kalıtsal faktörlerin sınırlı bir rolü olduğu düşünülmektedir.
    Şeker hatalığının tıbbi tedavisi kan şekerinin kontrol altında tutulması için ilaç kullanılması veya dışarıdan enjeksiyonla insülin hormonu verilmesi şeklindedir. Şeker hastalığında tedavinin amacı kan şekerini normal sınırlar arasında tutarak yüksek kan şekerine bağlı gelişebilecek sağlık sorunlarını engellemek, yaşam süresini ve kalitesini yükseltmektir.
    Tıbbi tedavinin yanı sıra yeterli ve dengeli beslenme, fiziksel aktivite gibi etmenler şeker hastalarının kaliteli bir yaşam sürmesi için de çok önemlidir.
    seker-hastaligi-nedir-ne-degildir.jpg