Şeyh Sait isyanı ve Musul sorunu hakkında bilgi

Konusu 'Konu Anlatımı' forumundadır ve Nehir tarafından 8 Eylül 2014 başlatılmıştır.

  1. Şeyh Sait isyanı ve Musul sorunu

    Musul,Vilayetinin büyük bölümü 30 Ekim 1918 de imzalanan Mondros Mütarekesi(antlaşması)sırasında Türklerin elinde bulunuyordu.Bu durum İngiltere nin hoşuna gitmiyordu ve Mondros Mütarekesinin yedinci maddesini gerekçe göstererek Türklerin elindeki bu bölgeyi 15 Kasım 1918 tarihinde işgal etti İngilizler.Türklere karşı ileride koz olarak kullanmak için,daha sonra kullanmıştır da o kozunu. (Nedir bu 7 Madde?:30 Ekim 1918 de imzalanan Mondros Mütarekesi'nin yedinci maddesi aynen şöyledir:"İtilaf Devletleri,güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaktır".Bu maddeye dayanarak Anadolu’nun her yerini işgal etmediler mi sonraları?Bu Mütarekeyi yani Antlaşmayı imzalayan Hüseyin Rauf Orbay dir.Yani Osmanlı devletinin tarihten silinmesi olan bu antlaşmayı onaylayan adamdır H.Rauf Orbay.İsteyen ve ilgi duyanlar buyursunlar yakın tarihe bir göz atma zahmetinde bulunsunlar ve boşlasınlar "KURTULUS SAVASIMIZIN BASARISI VE O BASARININ TESCILI LOZAN ANTLASMASI ILE UGRASMAYI,MILLI MÜCADELEYI VE ONUN ÖNDERLERINI YERIN DIBINE GECIRMEYE CALISMA SAFDERUNLUKLARINI".Biraz akil,izan ve mantıkları varsa eğer.

    Lozan Konferansında Türkiye hakli olarak Musul'un geri verilmesinde direnmiştir,ama emperyalist ve işgalci İngiltere buna yanaşmamıştır.Bunun üzerine Musul sorunu ayrıca çözümlenilmesi için sonraya bırakılmıştır.Eğer ilgili devletler(İngiltere ve Türkiye) anlaşamazlarsa sorunun Milletler Cemiyetine(Birleşmiş Milletler) götürülmesine karar verilmiştir, Lozan da.Daha sonra ikili görüşmeler başlamıştır.Türk -İngiliz ikili görüşmeleri TBMM Başkanı Fethi( OKYAR) bey ile İngiltere’nin Irak’taki Yüksek Komiseri Sır Percey Cox başkanı oldukları kurullar arasında 19 Mayıs-5 Haziran 1924'de İstanbul’da yapılmış ve İngiltere nin olumsuz tavrı sonucunda basarisiz kalmıştır.İngilizlerin istediği zaten buydu ve bunun üzerine İngiltere konuyu 6 Ağustos 1924 te Birleşmiş Milletlere götürmüştür.

    Türkiye o sırada Birleşmiş Milletlere üye bile değildi .Musul sorunu Birleşmiş Milletler Konseyinde 1924 yılının Eylül ayında başlamış ve 16 Aralık 1925 tarihinde son kararını verene kadar sürmüştür.İngiltere,Musul bölgesinde bulunan petrol kaynaklarını ve Irak’ın stratejik önemini göz önünde bulundurarak Musul Vilayetimizi bize vermek istemiyordu.Bunun içinde Türkiye'nin istediği halk oylamasına karşı çıkıyor,her türlü hileye ve entrikaya bas vuruyor,Fransa ve İtalya nin da desteğini alarak bize baskı yapmalarını sağlıyordu.Bütün bu çalışmalarına katkı için yurt içinde de yandaşlar buluyor ve Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı bu yerli işbirlikçileri kullanıyordu.Tam Musul görüşmeleri sırasında Doğu Anadolu da Şeyh Sait İsyanı başlamıştır,İngiltere’nin desteği ve tahrikleriyle.Amaç Musul meselesini askıya almaktı ve onu da başarmıştır.

    13 Şubat 1925 te başlatılan İngiliz destekli Şeyh Sait İsyanı 15 Nisan 1925 te bastırılmış , elebaşları Şeyh Sait basta olmak üzere 29 Haziran 1925 tarihinde Diyarbakır da idam edilmişlerdir.Bu arada iç karışıklıklarla uğraşmak zorunda bırakılan Türkiye Cumhuriyeti hakli davasını(MUSUL MESELESI) yeterince zorlama yaparak kabul ettirme sansından uzaklaşmıştır,uzaklaştırılmıştır.Halk oylamasının yapılmasını maalesef başaramamıştır.Halk oylaması yapılsaydı eğer ezici bir çoğunlukla Musul Türkiye' ye kalacaktı.Bunu bilen İngiltere bu halk oylamasını yaptırmamak için her türlü çabayı harcamıştır.Birleşmiş Milletleri ve yerli işbirlikçilerini yanına alan İngiltere nin dediği olmuştur sonunda.5 Haziran 1926 da imzalanan Antlaşma ile Musul meselesi İngiltere nin isteği doğrultusunda sonuçlanmıştır.Türkiye Cumhuriyeti Devleti hakli olduğu bir davada yerli işbirlikçilerinde gayreti ve isyanlarıyla haksızlığa uğratılmış ve asil "Travma”yı o zaman yasamıştır,yaşatılmıştır,ulus olarak unutmamalıyız..13 Şubat 1925 günü İngiltere nin desteğiyle isyan çıkaran ve güzel Musulumuz'un milli sınırlarımız dışında kalmasına yardımcı olan Şeyh Sait kimdir biliyormuşsunuz? O' nuda,biraz siz araştırınız canim.Neler göreceksiniz,neler!Tarihimizi iyi bilsek veya öğrenmeye çalışsak bu günkü olumsuz olayların hiçbirisinin yaşanmayacağını bilmelisiniz.Geleceği yönlendirirken geçmişin iyi bilinmesi ve objektif tahlili önemlidir.Aksi halde dahili ve harici hainler "ULUSAL ONURUMUZ" a dil uzatmaya ve yeni entrikalar üretmeye devam edeceklerdir.PKK terör belasının niye yıllardır bitmediğini,bitirilemediğini hiç düşündünüz mü? ASALA terör örgütü bıçak keser gibi birden kesilir kesilmez hemen ardından PKK nin çıkıverdiğini hiç muhakeme ettiniz mi?Şimdilerde de inancımıza filan kılıf biçilmeye çalışılıyor olmasının bir nedeninin olduğunu anlayamadınız mi?Yeni entrikalara hazırlıklı olmak zorundayız.Bizim için yegane çıkar yol;"ATATÜRK ILKE VE DEVRIMLERI" doğrultusunda birlik ve beraberliktir.Kavga ve cepheleşme dahili ve harici hainlerin ekmeğine yağ sürer ancak!Unutmamalıyız ki bir tane TÜRKIYE var,bizde onda yasamak zorundayız.Dahili ve harici işbirlikçilerin tek amacı var,yakın komşularımıza bakarsak o amacın ne olduğunu görür ve anlarız.Siz bilirsiniz,bizden söylemesi.