Şeytan Nedir Hakkında Bilgi

Konusu 'Hakkında bilgi' forumundadır ve Nehir tarafından 7 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. İslamda Şeytan Nedir

    Şeytan, lügatta “Kibirli ve asi olan cin ve insan” demektir. İblis şeytanın özel ismidir. Her iki kelime de Kur’an-ı Kerim’in muhtelif ayetlerinde geçer. Şeytanın çoğulu “şeyâtîn” yani şeytanlar kelimesidir.

    Şeytan İslâm dinine göre ateşin dumansız, kırmızı, sarı ve yeşil renkli alevinden yaratılmış olup sonra zürriyeti dişi ve erkekleri vasıtasıyla çoğalmıştır. Bir ismi Cân’dır. Hz. Adem’den önce yaratılmıştır. Cân’nı yaratan Allah ona Maric adını vermiş, sonra karısını yaratarak ona da Marice ismini koymuştur. İblis onlardan türemiştir.

    Büyük müfessir İmam-ı Maverdi de bu hususda şunları söyler: “İblis nuranî şahıstır. Nâr-ı Semûm’dan (isabet ettiği şeyi zehirleyen ateşten) yaratılmıştır. Cinlerin, şeytanların babasıdır. Hilkat mayası şehvetlerle yoğrulmuştur. İblis kelimesi “hayırdan uzak” manâsına iblâs’dan türemiştir.

    Allah Hz. Adem’i topraktan yaratınca meleklere, cinlere ve dolayısıyla İblis’e O’na secde etmelerini emretmiş, İblis:

    “-Ben ateşten yaratıldım. Topraktan yaratılan Adem’e (insana) secde etmem!” diye kibirlenerek Allah’ın emrine karşı çıkmıştır. Bu sebeple ilâhî rahmetten uzaklaştırılmış ve bu yüzden ismine İblis denilmiştir. İsyanından önce Allah’a çok ibadet ettiği için şekil ve şemali çok güzel olan bu cinin, isyandan sonra her tarafı çirkinleşmiş ve korkunç bir hâl almıştır.

    İblis kibir ve gururu yüzünden Cennetten ve Allah’ın rahmetinden ümidini kesince O’ndan müsade alıp, Adem ve onun oğullarını doğru yoldan sapıtmak için çalışacağına yemin etmiştir. Böylece Ademoğullarına musallat olmuş, insanların vücudlarına girerek, damarlarında dolaşmaya, onları kuruntu ve şüphelere düşürerek isyana sürüklemek istemiştir. Cenab-ı Allah kullarını imtihan etmek için şeytana bazı kuvvetler vermiş ve ona kıyâmete kadar imkan tanımıştır. İlk olarak Cennette Hz. Adem’in eşi Havva’yı aldatmış; Allah’ın onlara yasakladığı meyveyi yedirterek ikisinin de Cennetten çıkarılmasına sebep olmuştur. Fakat Hz. Adem ve Hz. Havva tövbe edip, Allah’a yalvarararak af dilemiş ve Allah neticede onların tövbelerini kabul etmiştir.

    Şeytan, melek değildir. Zira melekler nurdan, şeytanlar (cinler) ateşten yaratılmışlardır. Kur’an-ı Kerim ve hadislerin beyanına göre şeytan insanların apaçık düşmanıdır. Kötülükleri emreder, insanların ruhlarına nüfuz ederek onları eğri yola sevkeder. Pek çok yardımcısı ve dostu vardır. Bazı insanlar da ona tâbi olarak şeytanlaşırlar.

    Şeytanlar insanlara görülemezler. Fakat onları görürler. Herkese, hatta Peygamberlere bile musallat olurlar. İnsanların bilemedikleri bazı sırlara vakıftırlar. Ancak gaybı asla bilemezler. Zira gaybı Allah’tan başka hiç kimse tam olarak bilemez. Şeytanlar cinlerin küfür içinde olan taifesidirler. Çünkü cinlerin bir kısmı Müslümandırlar. Kur’an-ı Kerimi dinleyerek Peygamberimize iman eden cinler vardır. Resûlullah bütün insanlar ve cinlere Peygamber olarak gönderilmiştir.

    Şeytan insanları sapıtmak için bütün gücünü kullanır. Ancak Allah’a tam teslim olan salih insanlara bir zarar veremezler. Onun dostluğu yoktur. Sapıttığı insanlar bile küfre düşer düşmez onlann yanından kaçıp, yapayalnız bırakır ve “Sen Allah’a şirk koştun. Ben senden uzağım!” der.

    Allah insanları şeytanın fitnesinden korumak için her ümmete bir Peygamber göndermiştir. Ancak şeytan insanlara günahlarını güzel gösterebildiği için pek çok insan Peygamberleri inkar etmiş, şeytanın arkadaşı olmuştur.

    İblis Kur’an-ı Kerim’de: Tagut, Racîm ve Hannâs isimleriyle de geçer. O, isyan ve kötülüğünün cezâsını ebediyyen Cehennemde kalarak çekecektir.

    Tefsir-i Hâzin isimli eserde Besmelesiz yenilen yemeklerin şeytanların yiyeceği olduğu, falcıların onların elçileri, sarhoşluk veren içkilerin içecekleri şeyler olduğu zikredilir.

    Müminler, şeytanların şerrinden Allah’a sığınarak “Euzu billahi mine’ş- şeytani’r-racîm” kovulmuş ve taşlanmış şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım diye dua ederler.