Sivrisinekler gece nasıl görürler

Konusu 'Soru Bankası' forumundadır ve Demir tarafından 3 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. Sivrisinekler gece nasıl görür

    Küçük sivrisineğin macerası, anne sivrisineğin yumurtalarını gölcüklerin veya nemli yaprakların üzerine bırakmasıyla başlar. Ancak anne sivrisinek yumurtalarını öyle gelişigüzel bırakmaz. Onları çok düzenli bir şekilde yanyana dizer. Ve yumurtalar bir sala benzerler. Anne sivrisinek neden yumurtalarına böyle bir şekil verir biliyor musunuz?
    Çünkü yumurtalar suyun üzerine bırakıldıkları için batabilirler. Ama birbirlerine bu şekilde bağlanırlarsa, batma tehlikeleri ortadan kalkmış olur.
    Anne sivrisineğin özenle yerleştirdiği beyaz yumurtalar hemen koyulaşmaya başlar. Renkleri koyu olduğu için böcekler ve kuşlar bu yumurtaları fark edemezler. Böylece yumurtalar kuşlar ve böcekler tarafından yenilmekten kurtulur. Peki minicik bir sivrisinek yumurtası kendi rengini değiştirmeyi nereden biliyor?
    Elbette ki bunu bu minicik yumurta bilemez. Bu yumurtanın annesi olan sivrisinek de renk değiştirmeyi bilemez. Yumurtaların rengini değiştiren Allah'tır. Allah çok merhametlidir ve yarattığı canlıları koruyandır. Sivrisinek yumurtalarını da korumak için onların renklerini değiştirir.
    Durun! Sivrisineğin macerası henüz yeni başladı. Yumurtadaki minikler kısa süre sonra kurtçuklara dönüşürler. Ve bu kurtçuklar yandaki resimde gördüğünüz gibi suyun içinde baş aşağı asılarak dururlar. Peki sizce bu kurtçuklar başları suyun içindeyken nasıl nefes alırlar? Allah onları nefes alabilmeleri için çok önemli bir organla birlikte yaratmıştır. Bu organ neye benzer biliyor musunuz? Yandaki çocuğun resminde de gördüğünüz gibi dalgıçların nefes almak için kullandıkları alete çok benzer. Bu bir hortumdur ve bir ucu suyun dışına çıkar. Bu hortumun içinden giren hava suyun altındaki küçük sivrisineğin nefes almasını sağlar.
    Ancak önemli bir sorun vardır. Bu hortum suyun dışında durur ama en küçük bir dalgada hortumun içine su kaçabilir ve bu da küçük sivrisineğin boğularak ölmesi demektir. Ama böyle olmaz. Bu hortumun ucunda suyun içeri girmesini engelleyen yapışkan bir madde sürülüdür. Sizce bu resimde gördüğünüz kurtçuklar "bizim hortumumuza su kaçmasın, onun için hortumumuzun ucuna bu maddeden sürelim" demiş olabilirler mi? Küçük sivrisineklerin böyle bir aklı ve yeteneği olabilir mi? Tabii ki sivrisinekler böyle şeyleri düşünüp yapamazlar. Onlara nefes alabilmeleri için hortumu ve hortumun içine su kaçmaması için ucuna sürülen o maddeyi de yaratan Allah'tır.
    Gördüğünüz gibi sadece sizi değil, çevrenizde gördüğünüz tüm canlıları Allah korumaktadır.
    Bitti sanmayın! Macera hala devam ediyor…
    Bu arada küçük sivrisinekler birkaç kez deri değiştirirler. Ve en son olarak şu yanda gördüğünüz hali alırlar. Ama hala sivrisineğe hiç benzemiyor değil mi? Sivrisineğin bu haline pupa denir. Pupa denen kılıfın içinde sivrisinek artık tam olarak gelişir ve gerçek bir sivrisinek halini alır. Antenleri, hortumları, ayakları, kanatları ve başının büyük bölümünü kaplayan gözleri ile uçmaya hazırdır. Ancak önce içinde bulunduğu kılıftan çıkabilmesi gerekmektedir.


    Kılıf ilk olarak baş taraftan yırtılır. Ama sivrisinek daha doğmadan önemli bir tehlike ile karşı karşıyadır: Ya kılıfın içine su dolarsa, o zaman sivrisinek boğulur. Ancak yırtılan kılıfın üst kısmı sineğin kafasının su ile temasını önleyecek özel bir yapışkan sıvıyla daha kaplanmıştır.

    İşte bu an çok önemlidir, çünkü sivrisinek ayaklarının ucuyla suyun üzerinde durmalı ve kanatlarını kesinlikle ıslatmamalıdır. Ufak bir rüzgar bile sivrisineğin suya düşüp ölmesine neden olabilir. Ama sivrisinek bunu büyük bir ustalıkla başarır. Çünkü onu Yaratan Allah ona bu yeteneği de vermiştir.


    Hiç merak etmiş miydiniz? Gece karanlık ve yatağınızda yatıyorsunuz. Üstünüz de yorganla kapalı. Sadece kolunuzun küçük bir kısmı dışarıda kalmış. Ve sivrisinek gecenin karanlığında gelip açıkta kalan küçücük yerinizi görüp sokuyor. Peki siz karanlıkta hiçbir şey göremezken minicik sivrisinek nasıl görebiliyor?
    Sivrisinekler çevrelerindeki varlıkları sıcaklıklarına göre renk renk görebilirler. Bu görme ışığa bağlı olmadığı için gecenin karanlığında da kan damarlarınızı bulabilirler.
    Bu çok önemli bir yetenektir. Bu yüzden bilim adamları, sivrisineğin gözünü taklit ederek bir kamera icat ettiler. Bu kamera da ısıya göre görüyor. Hava karanlık olsa bile kamera çevreyi aydınlıkmış gibi görüyor. Düşünebiliyor musunuz? İnsanlar, küçücük bir sivrisineği taklit ediyorlar. Sivrisinek bir insandan, hem de bir bilim adamından daha çok şey biliyor olabilir mi? Tabi ki olamaz. Ama Allah sivrisineğe olağanüstü özellikler vermiştir. İnsanlar da Allah'ın yarattığı bu olağanüstü özelliklere hayran olurlar ve onları taklit etmeye çalışırlar. Örneğin insanlar uçakları da, kuşları taklit ederek icat etmişlerdir. Bunun gibi insanların doğada görüp taklit ettikleri daha çok şey vardır. Ama biz şimdilik sivrisineğin macerasına devam edelim.
    Sivrisineğin kan emme tekniği insanı hayrete düşürecek kadar detaylıdır.
    Sivrisinek önce bir hedef üzerine konar. Örneğin kolunuza... Sonra hortumundaki dudakçıklar ile kendine uygun bir nokta seçer. Sivrisineğin bir şırıngaya benzeyen iğnesi özel bir kılıfla korunmuştur. Kan emme işlemi sırasında iğne bu kılıftan dışarı çıkar. Birçok insan sivrisineğin iğnesini deriye batırdığını ve deriyi öyle deldiğini zanneder. Oysa sivrisinek bunun için başka bir yöntem kullanır. Alt çenesini testere gibi öne ve geriye doğru hareket ettirir ve üst çenesinden de yardım alarak deriyi keser. Açtığı yarıktan iğnesini sokar ve iğne kan damarına ulaşınca kanı emmeye başlar.
    "Sivrisinekten doktor mu olur" diye sorabilirsiniz. Ama bu sayfada anlatılanları okuyunca "gerçekten de doktorlarmış" diyeceksiniz.
    Bir yeriniz kesilince kanınızın akması bir süre sonra kendiliğinden durur. Çünkü kanın katılaşarak akmayı durdurma özelliği vardır. Allah insanları korumak için kanlarını böyle bir özellikle yaratmıştır. Eğer kan böyle kendi kendine katılaşmasaydı, parmaktaki küçücük bir kesik veya koşarken düştüğünüzde meydana gelen bir yara bile günlerce kanayacağı için, kan kaybından bir insan ölebilirdi.
    Bu bizim için önemli bir faydadır. Ancak sivrisinekler bundan pek hoşlanmayabilirler. Neden mi? Çünkü sivrisinek tam kanımızı emmeye başladığında kanımız katılaşacak ve sineğin hortumundan geçemeyecekti. Böylece sivrisinek diye bir hayvan da kalmayacaktı. Çünkü bu durumda hiçbiri yumurtalarını kandaki proteinle besleyemezdi. Ancak Allah yine sivrisinekleri bu işleme uygun bir özellikle yaratmıştır. Nasıl mı? Sivrisinek kan emmeye başlamadan önce, Allah'ın ona verdiği özel bir sıvıyı üzerine konduğu insanın kan damarının içine akıtır. Böylece o bölgedeki kan katılaşmaz ve sivrisinek rahatça kanı emer.
    Bu sıvının bir başka özelliği daha vardır. Sivrisinek bütün bu işlemleri yaparken siz hiçbir şey hissetmezsiniz. Çünkü bu sıvı sivrisineğin kestiği yeri uyuşturur. Bu dişçilerin veya ameliyat yapan doktorların kullandıkları bir ilaca benzer. Doktorlar da canınız acımasın diye size bir ilaç verirler ve siz hiçbir acı hissetmezsiniz. İşte sivrisinek de tam bir doktor gibi çalışır. Önce uyuşturur, sonra kanı emer.
    Sivrisinek sizi soktuktan sonra, ufak bir kaşıntı ve şişme hissedersiniz. İşte bu kaşıntının ve şişmenin nedeni sivrisineğin verdiği bu sıvıdır.
    Bütün bu anlatılanlar size çok uzun bir sürede gerçekleşmiş gibi gelebilir. Ancak bunların hepsini sivrisinek birkaç saniyede gerçekleştirir. Ve siz ancak sivrisinek işini bitirip, bütün malzemelerini toplayıp gittikten sonra, sizi soktuğunu anlarsınız.
    Şimdi birlikte düşünelim. Sivrisinek neredeyse kurşun kaleminizin ucu kadar minicik bir hayvandır. Ancak yaptığı işler çok önemli ve karmaşıktır. Bir sivrisinek bütün bunları sizce düşünebilir mi? Bir insanın kanının durmasını engellemek, canı yanmasın diye kestiği yeri uyuşturmak, gece karanlıkta da rahat görebileceği bir göz oluşturmak, yumurtalarını batmasın diye suyun üzerine sal şeklinde bırakmak… Bunların hiçbirini bir sivrisinek düşünemez değil mi?
    Allah her canlıyı beslenebilmesi, kendini koruyabilmesi ve yaşamını devam ettirebilmesi için en uygun özelliklerle yaratmıştır. Bu, Allah'ın ne kadar şefkatli, merhametli ve koruyucu olduğunu gösterir. Örneğin bir sivrisinek yaşamını devam ettirebiliyorsa bu, Allah onu koruduğu içindir. Allah, hiçbir şeyi unutmaz ve hiçbir konuda yanılmaz. Bu yüzden de sivrisineğin ihtiyacı olan herşey tastamamdır. Hiçbir eksikliği yoktur.