Slow Food Yemek Nedir

Konusu 'Bunları biliyormuydunuz' forumundadır ve Yavuz tarafından 8 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Slow Food Ne Demektir?

    Slowfood Hareketi Slow Food Türkiye

    Gelişmiş ülkelerde birileri daha yavaş ve sindirerek tüketme üzerine hareketler başlatırken, dünyanın bir çok fakir ülkesinde insanlar en temel gıdaları bile bulmakta güçlük çekmektedirler. Metropollerde insanlar daha fazla kazanma hırsı ile hızlı bir yaşam tarzını benimsemiş durumdalar. Daha fazla kazanmak için tüketimi özendirme ve ihtiyaç olmadığı halde gereksinim uyandıracak furyalar reklamlar düzenlemektedirler. Gündüz saatlerinin yetmediği üretim ve tüketim çılgınlığı iki üç vardiya ile telafi edilmeye çalışılıyor. Bu da zamanın her anını değerlendirmek adına yaşamsal ihtiyaçları kısıtlama yoluna sürüklüyor. Bunların en başında uyku ve yeme içme düzeni değişime uğruyor. Pratik yemekler, dondurulmuş gıdalar ve ayak üstü atıştırmalar bir mutfak kültürü halini almış durumda. Mutfak aletleri bile eskiye nazaran hızlı yemek hazırlama mantığı üzerine tasarlanıyor. Tabi ki sonuç olarak sağlık problemleri ve kültür erozyonu kapıda gözüküyor.

    [​IMG]

    Slow Food hareketi 1986 yılında Carlo Petrini tarafından başlatılan fast food (ayak üstü hızlı atıştırma) karşıtı slow food yavaş gıda yada yavaş yemek anlamında bir anlayış olarak gelişmiştir. Bu organizasyon ilk önce İtalya’da Amerikan hızlı yemek firmalarına karşı başlatılmış olsa da zamanla dünya çapında makes bulmuştur. Slow Food’un bugün dünyada 100 binden fazla üyesi, 1300 yerel şubesi ve kaliteli yemeklerin sürdürülebilir üretimi üzerine çalışan iki bin den fazla yemek kuruluşu bulunmaktadır. Slow Foodun genel olarak amaçladığı ilkeler, yerel biyoçeşitliliği korumak amacıyla tohum bankası oluşturmak ve sürdürmek. Yerel ve geleneksel besin maddelerini korumak ve teşvik etmek. Tat eğitimini teşvik etmek ve tüketicileri fast food ürünlerinin riskine karşı eğitmek. Organik çiftçiliği teşvik edici kamuoyu oluşturmak ve ürünlere yönelik genetik mühendisliğin müdahalelerine karşı çıkmak. Ürünlerde böcek ilaçlarının kullanımına karşı kamuoyu oluşturmak ve öğrenciler ile mahkumlara bahçıvanlık becerisini kazandırmaktır.

    [​IMG]

    İnsanların değer yargıları değiştikçe kriterleri de buna paralel değişiyor. Yediklerimizin içinde ne olduğu bizi düşündürmesi gerekirken bunu bize sunanlarında sorumluluk ve hak bilinci ile hareket etmelerini gerektiriyor. Daha ucuza ve daha çok üretmek adına her yolu mübah gören bir mantık tabiî ki dejenerasyona sebep oluyor. Hızlı yeme alışkanlıkları yeni nesillere mutfağımızın zenginliğini unutturup medeniyet adına binlerce yıllık sürede kazanılan kültür kaybolup gidiyor. Türkiye’de genetiği ile oynanmış ürünlere karşı insanların örgütlendiği slow food hareketi aslında toplumların öz değerlerine sahip çıkmaları ile çözülecek bir sorun. İnsanların ilköğretimlerinden itibaren eğitim ve öğretim süreçlerinde dini ve ahlaki değerlerine bağlı yetiştirilmeleri şuurlu bir geleceği hazırlayacaktır. İhtiyaç duyduğumuz değerler İslam inancının ahlaki yapısında mevcuttur. Sağlıklı ve mutlu yarınlar diliyorum.
    yavuz yıldırım/webokur.net​