Spor ile ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi açıklayınız

Konusu 'Bilgi bankası' forumundadır ve Bahar tarafından 15 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. Spor ile ruh sağlığı ilişkisini açıklayınız

    Genel manada sağlık, bedensel iyiliğin yanında ruhsal ve sosyal olarak da tam bir iyilik hali olarak tanımlanmaktadır.Ruh sağlığı ise kişinin kendisi ve diğer insanlarla uyum ve denge içinde olmasıdır.

    Bedensel olarak sağlıklı olmanın belirtisi çok genel bir ifade ile kişinin ağrı ve sızıdan uzak, fiziksel hareketlerinde bir kısıtlama olmaksızın yaşayabilmesidir. Ruhsal sağlığın ise mevzuumuza bakan yönüyle en önemli belirtisi kişinin yakın ve uzak çevre ile sağlıklı bir ilişki ve iletişim kurabilmesidir. İletişim; göz teması ile başlayan, jest, mimik ve konuşma ile devam eden bir süreçtir.

    Saç, kaş, kirpik, göz, burun ve dişler kişinin vitrini olarak tanımlayabileceğimiz çehresinin bütününü oluşturmaktadır. Dişler yüz estetiğinde önemli bir yüzdeye sahip olmakla beraber iyi bir gülüş, tatlı bir tebessüm ancak sağlıklı dişlerle mümkün olabilir. Sürekli görsel medyada boy gösterenler, siyasette ön kulvarlarda koşturanlar, büyük çaplı işlere imza atan iş adamları kısaca sıklıkla göz önünde bulunan kişilerin diş sağlığına ciddi önem verdikleri görülmektedir. İlk bakışta ağız ve diş sağlığı ile ruh sağlığı arasında bir bağ kurulamayabilir. Ancak sırf dişlerinin görüntüsü hoş olmadığı için konuşurken ağzını eliyle kapatan, gülerken dişleri görülmesin diye ağzını büzen, hatta özgüveni kaybolup toplum önünde konuşmaktan hicap duyan insanların ruh halleri konumuz açısından ciddi birer örnek teşkil etmektedir. Diş sağlığı ile alakalı sıkıntı diş eksikliğinden, diş çürüğünden veya dişlerdeki çapraşıklıktan kaynaklanabilir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki her halükarda bunlar çözümü mümkün olan problemlerdir.

    Bu durum sadece yetişkinler açısından değil çocuklar için de önem arz etmektedir. Özellikle süt dişleri ile daimi dişlerin değişim sürecinde ön dişlerdeki eksiklikler nedeniyle çocuklar arkadaşlarından kaçmakta, alay edilme korkusu yaşamaktadır. Tabii ki çocuklarının bu durumundan ebeveynler de menfi olarak etkilenmektedir. Bu durumun geçici olduğu ebeveynler tarafından bilinmeli, gerekiyorsa bir hekime danışılmalı ve çocuğa bu dönemin geçici olduğu, herkesin bu dönemlerden geçtiği izah edilmelidir. Aksi halde çocuklarda ruhsal travmalar meydana gelebilir ki böyle bir hadisenin yansıması sosyal fobi şeklinde kendini gösterebilir.

    Yüz estetiğimizde, gülümsememizde ve de sosyal ilişkilerimizde tamamlayıcı bir unsur olarak dişlerimizin önemini hiçbir zaman göz ardı etmemeliyiz. Gülen yüzlerde, gülen dişlere sahip olmak dileğiyle sağlıcakla kalın