SSCB'nin Dağılmasının Dünya Güçler Dengesi Üzerine Etkileri

Konusu 'Ödevim var' forumundadır ve Suga tarafından 8 Ağustos 2016 başlatılmıştır.

  1. Suga

    Suga Süper moderatör Yönetici

    SSCB'nin Dağılmasının Dünya Güçler Dengesi Üzerine Etkileri
    Soğuk Savaş Döneminde ABD önderliğindeki Batı Bloğu’na karşı SSCB önderliğindeki Doğu Bloğu denge unsuru oluşturmaktaydı. Bağlantısızlar Hareketi’ni oluşturan devletler ise bu denge unsurunda fazla belirleyici olamamışlardır.

    SSCB’nin dağılması ABD’yi Dünya’nın lideri, tek süper gücü haline getirmiştir. Rusya Federasyonu önderliğinde oluşturulan Bağımsız Devletler Topluluğu’da SSCB’nin yerini alamamıştır.

    XXI. yüzyıla ABD, dünyanın tek süper gücü haline gelince uluslararası siyasette daha rahat hareket etmeye başlamıştır. Uluslararası terörü önleme, demokrasiyi yayma gibi uluslararası alanda da kabul gören gerekçelerle 2001 ’de Afganistan’a, 2003’te Irak’a müdahale etmiştir.

    ABD’nin bu müdahalelerindeki gerçek amacı petrol, kaynaklarına sahip olma ve enerji kaynaklarının kullanımında yönlendirici olma isteğidir.

    Bu süreçte Avrupa Birliği ABD’ye karşı bir denge unsuru olmak istemişse de Birliğin güçlü devletlerinden olan İngiltere’nin ABD politikalarına destek vermesi bu girişimi sonuçsuz bırakmıştır.

    SSCB’nin dağılması Dünya’da yeni güç dengelerinin de oluşumuna zemin hazırlamıştır.

    Rusya, son yıllar da eski gücüne tekrar sahip olabilmek için sahip olduğu petrol ve doğalgaz kaynaklarını maksimum düzeyde kullanmaya başlamıştır.

    Çin, ülke topraklarını yabancı yatırımcılara açarak ucuz iş gücünü yabancı sermaye ile birleştirerek önemli bir ekonomik ve siyasi merkez haline gelmiştir.

    Hindistan’da teknolojik atılımlarla bu süreçte dikkat çeken devletlerden biri olmuştur.

    Şanghay Beşlisi: 1996’da Rusya, Çin, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan’ın katılımıyla oluşmuştur. 2001’de Özbekistan’ın da katılımıyla “Şanghay İş Birliği Örgütü’’ adını almıştır.

    Şanghay iş Birliği Örgütü’ne Hindistan, İran, Pakistan ve Moğolistan gözlemci devletler olarak destek vermektedir. Bu durum Dünya’da yeni bir denge unsurunun da doğuşunu göstermektedir.