Şu Çılgın Türkler Kitabının Uzun Özeti

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Nehir tarafından 7 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Şu Çılgın Türkler Kitabının Geniş Özeti


    Şu Çılgın Türkler kitabı Atatürk’ün Nutuk’un dan sonraki Kurtuluş Savaşında Türk milletinin ne gibi badireler atlattığını en iyi yansıtan kaynakça olarak karşımıza özellikle Türkçemizin oldukça bozulduğu bir dönemde çıkması Türk milleti için büyük bir şanstır.

    Eser şövenizm ve ya faşizm gibi radikal uç etkilerden tamamiyle uzak bağımsız, objektif unsurlar ile dolu ve belgeler ile desteklenmiş bilimsel bir kaynak olmanın yanı sıra Turgut ÖZAKMAN gibi toplumun genç kısmı tarafından çok da fazla bilinmeyen bir “çılgın”ın tanınması açısından da oldukça önemlidir.

    1-) Romanda Kurtuluş Savaşı dönemine ait vurgulanan konular

    Romanın başlangıcı 1. Dünya Savaşının sona ermesi ile başlıyor. Emperyalist kuvvetlerin Anadolumuzu paylaşma planları ve Türk milletinin içinde yer aldığı içinden çıkılmayacak durumu hakkında geniş ve doyurucu bilgiler ile okuyucuya “O dönemde yaşamış olsaydım çaresizlikten boyun eğerdim” dedirttiriyor.

    Romanın geneli Yunan ve Türk Taarruzlarına ayrılmış durumdadır. Ancak savaş durumları hayali kahramanlar ile de desteklenerek canlandırılırken genelde hakikaten yaşamış olan karakterleride bünyesinde barındırıyor.

    Romanın içinde detayları ile anlatılan olay ve karakterlerden anlaşılan şudur ki : “Mustafa Kemal ATATÜRK” olmadan Türklerin bu savaştan galip çıkmaları çok daha da uzun bir süreç içerinde olacaktı belki de hiç olmayacaktı.

    Mucizevi bir Kurtuluş’un yaşandığı bir dönem içerisinde yurtdışında ki Müslüman toplulukların yardımları ve sömürgeci İngilizlerinin müthiş oyunlarının koca bir milleti nasıl yıkamadığı yine bu eser içerisinde detayları ile anlatılıyor. İngiltere parlamento binası kapısında yazılı olan “İngilizlerin ebedi düşmanları yoktur; İngilizlerin ebedi çıkarları vardır” sözüne dahi aldırmayarak bilinçsizce Yunanlıları üzerimize salan basiretsiz İngiliz Başbakanı Lloyd George’un tüm hesaplarının nasıl boşa çıkartıldığı yine bu eser içerisinde yer alıyor.

    Ancak asıl gurur duyulması gereken konulardan birisini Turgut ÖZAKMAN öyle güzel anlatmış ki şimdiye kadar neden bunun farkında değildik diye Türk gençleri olarak kızmamak elde değil. Kitabı okuyan herkesin ancak bu kitabı okuduktan sonra fark ettiği müthiş gerçek herkesi hem duygulandırmış hem de gururlandırmıştır. Bu gerçek : “Dünya üzerinde emperyalizmin saldırısına uğramış ve işgal edilmiş milletlerden o ana kadar sadece ama sadece Türk milletinin elinde ki kıt kaynaklar ile bağımsızlığına kavuşabildiği. Emperyalist güçleri bozguna uğratabilen yegane millet olarak tüm dünyada nasıl bir saygı kazanıp diğer milletlere de örnek olup birçok bağımsızlık hareketine esin kaynağı olduğumuzdur”

    Ayrıca eserde neden laik bir cumhuriyet olmamız gerektiği öyle güzel anlatılıyor ki içerisinde son dönemde ki olaylar sebebi ile ufak şüpheler uyanan herkesin içindeki şüpheleri silmesi ve laikliğin neden bizlere gerektiğini laik olamayan bir toplumda din kisvesi altında ne gibi alçaklıklar ve hainliklerin hem de halife sıfatı taşıyan kişilerce yapıldığını önümüze koyması açısından da oldukça önemlidir.

    Kısaca romandan çok bir başvuru eseri niteliğine sahip olan “Şu Çılgın Türkler” isimli eser Türk milleti yeryüzünde olduğu müddetçe nasıl bir millet olduğumuzu, istediğimiz anda neleri başarabileceğimizi, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün nasıl bir insan olduğunu çok net bir şekilde anlatması açısından oldukça büyük önem taşımaktadır.

    ATATÜRK’ün söke söke aldığı haklarımızın bugünlerde bir batılı topluluk içerisine alınacağız havası ile nasıl geri alınmaya çalışılabileceğini ve özgürlüğümüzün, bağımsızlığımızın büyük bedeller ödenerek geri alınabildiğini ve bunların batılı devletlerce her an masa başı oyunları ile tekrar geri alma çabalarının her zaman varolacağını, şekil değiştiren emperyalist güçlerin her zaman tepemizde yer alacağını hatırlatması açısından da oldukça büyük öneme sahip bir eserdir.

    2-)Romanda ders kitaplarında olmayan bilgiler

    Eserde gerçek anlamda okumuş olduğum ders kitaplarında olmayan o kadar çok bilgi var ki insan ister istemez bu bilgilere ulaştıkça şaşırıyor.

    Öncelikle ders kitaplarında Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bağımsızlık savaşı verirken rahat ve herkesin vatan aşkı ile yanıp tutuşarak bu savaşa katıldığı bizlere herp anlatıldı. Ancak eseri okuduğumuzda %100 bir destek ile savaşa başlanmadığı ve Artin Kemal gibi bir çok hainin içimizde hatta ilk Millet Meclisinde yer aldığını dehşetle gördük.

    Kurtuluş savaşı sırasında uçaklarımızın olduğu bilgisi bize üstünkörü verilmişti. Ancak bu uçakların nasıl uçtuğu o dönemde bu uçakları uçurtmak için elimizde hemen hemen hiç malzeme olmadığı ve yarım uçak sayılabilecek bu cihazlar ile havalanarak şehit olan pilotlarımızın kimler olduğunu öğrenmemiz açısından oldukça yararlı bir eser oldu.

    Hayali karakterlerle desteklenerek anlatılan savaş esnasında ordudan kaçan azımsanmıyacak kadar çok insanın varlığı da ders kitaplarında anlatılan tekdüze tarih bilgilerimizi yıktı. Eğitimin neden ve niçin önemli olduğu ve tarih bilincinin neden insanlara aşılanması konusundaki şimdiye kadar düşünmeye tenezzül dahi etmediğimiz konuları beyinlerimizin en sağlam köşesine öyle güzel yerleştirdi ki artık oradan asla ayrılmayacak.

    Sadece dönemdeki Sovyetler Birliğinden almış olduğumuzu bildiğimiz yardımın neden yapıldığını da bu kitap ile öğrenmemiz ve bizlere hiç bahsedilmeyen Hindistan, Pakistan gibi o dönemdeki sömürge ülkelerinden nasıl yardımların geldiği de bizleri şaşırttı. En şaşırtıcı olan yeni bilgilerden biriyse Atatürk için dünyanın muhtelif bölgelerinde ki halk ozanlarının birçok eser ortaya çıkartmasıdır. Atatürk’ün sadece Anglosakson görüşler doğrultusunda yayın yapan TIME isimli derginin kapağına çıkmasını hala bir övgü kaynağı gibi görürken aslında tüm dünyada nasıl büyük yankılar kopardığını bu eserde öğrendik.

    Eser bize kendi tarihimiz ile ilgili o kadar çok bilinmeyenler sunuyor ki her okuyan dan aynı tarz tepkileri almak artık beni şaşırtmıyor doğrusu…

    3-) Romanda Etkilenilen Karakterler

    Eseri okurken çok sevdiğimi düşündüğüm Mustafa Kemal ATATÜRK’ü aslında hak ettiği kadar sevmediğimi ve ona hak ettiği kadar saygı duymadığımı anladım ve açıkçası bundan büyük üzüntü duydum. Bu eseri okumanın sonunda Mustafa Kemal ATATÜRK’e karşı öylesine büyük bir sevgi, hayranlık ve saygı uyandı ki ve kendimi ATATÜRK’ün başında bulunmuş ve yolunu çizmiş bir milletin ferdi olarak görmekten öylesine gurur duydum ki bunları hissedeceğimi hiç tahmin etmezdim.

    Eserde tabii ki diğer karakterlerde büyük yer tutuyor ancak bu eseri okumakla özellikle ATATÜRK’ü yeniden keşfetmem benim için en büyük kazanımdı. Çaresiz kalınan bir zamanda nasıl dahice çözümler bulabildiğini ve savaşın neresindeyse ortasında iken “çalıkuşu” isimli eseri okuyup bunu İsmet PAŞA’ya vermesi. Büyük Taaruz esnasında yerleştiği çiftlik evine yine bazı eserleri yanında götürmesi takdir edilecek ve örnek alınacak bir davranış.

    Eseri okurken İstanbul’dan Anadoluya cephane ve asker gönderen gizli cemiyet üyeleri, Kızılay’ın o dönemde ki İstanbul’da ki çabaları, Anadolu halkının göstermiş olduğu yüksek dayanışma, İnebolu halkının üzerine yüklenmiş olan ağır görev bu görevden nasıl kurtulduğu… daha saysak bitmez. Eserde ki karakterlerin tamamına yakınını tanıdıkça okudukça seviyor ve etkileniyoruz.

    SONUÇ

    Şu çılgın Türkler kaybolan milli bilincimizin tekrar geri oturtulması ve Atatürk’ün güvendiği Türk gençlerinin yeniden o günleri yaşatması açısından oldukça önemli. Eser gözler yaşararak bir masal gibi değil içindekilerin ne anlama geldiği tam anlamıyla özümsenerek okunmalı ve okutulmalı ve günümüze uyarlanarak nasıl hareket etmemiz gerektiği konusundaki kılar.