Sultan Alparslan Kimdir Kısaca

Konusu 'Ödevmatik' forumundadır ve Nehir tarafından 25 Eylül 2014 başlatılmıştır.

  1. Sultan Alparslan Hayatı

    Selçuklu Devleti hükümdarı , Türk milletinin en büyük kahramanlarından . Selçuklu Devletinin kurulmasında önemli rolü olmuş olan Horasan valisi Sezleniş Beyin oğludur . 20 Ocak 1029′da doğdu . İyi bir tahsil gördü , sayısız yengi kazanarak mertliği ve iyi kumandanlığıyla ün saldı . Babasının ölümünden bir an daha önce sonra Horasan valisi oldu . Amcası Tuğrul Beyfendi , 4 Eylül 1063′te öldüğü zaman vasiyeti üstüne Selçuklu tahtına Alparslan’ın ağabeyi Süleyman getirildi , ancak Türk beyleri bunun için itirazda bulundular ve Alparslan’ı hükümdar tanıdılar .

    Alparslan 27 Nisan 1064′te büyük bir törenle tahta çıktı . Amcasının vezirliğini yapan ve Süleyman’ın tahta çıkmasını talep eden Amidülmülk Kündiri’yi azledip , büyük bir devlet adamı olarak tarihe adı geçtiğimiz Nizamülmülk’ü vezir atama etti . Başına buyruk beylerle mücadele vermeye girişen Alparslan , tamamını bir bayrak altına toplamayı başarmıştı . Böyle Selçuklu Devleti kuvvetlendi .
    1064 yılının sonuna dosdoğru Alparslan , Bizans İmparatorluğu’nun üstüne yürüdü . Gürcistan’ı zaptetti . İsyan eden kardeşi Kavurd’u itaate zorladı . 1065′te Amuderya ırmağını geçti , o bölgedeki hükümdarla anlaştı . Alparslan’ın beyleri , Anadolu’da akınlar yapıp sayısız yengi kazandılar . Selçuklu Sultanının gittikçe kuvvetlenmesi Bizans İmparatorluğu’nu telaşlandırdı . İmparator Romanos Diyojenes ordusunu toplayıp sefere çıktı . Palu’ya geldiğinde Malatya’da bıraktığı ordusunun Türkler aracılığıyla perişan edildiği haberini aldı . Geride dönmeye mecbur kaldı .
    1070 senesinde Alparslan , Horasan ve Irak ordularının en başında Azerbaycan’a girdi , sınırdaki kaleleri fethetti . Van gölünün kuzeyinden geçerek Malazgirt önüne vardı , sert duvar teslim oldu . Diyarbekir’den Elcezire’ye girdi , Urfa’yı kuşattı . Mısır’da birbirleriyle uğraş eden Fatımi komutanları , Alparslan’ı Mısır’ı almaya teşvik ediyorlardı . 1071 senesinde Selçuklu ordusu Halep’te toplandı .
    Alparslan ‘ın Mısır Seferine çıktığını öğrenen Bizans İmparatoru Diyojenes son bir adım yapmayı düşündü . Azerbaycan’a dolayında giderek Türk kalelerini zapta ve Türkleri Anadolu’dan atmaya hüküm verdi . Rumeli’de hayatını sürdüren Peçenek ve Oğuz Türklerini de ordusuna kattı . 13 Mart 107bir’de 200 . 000 kişilik Bizans ordusu İstanbul’dan yola çıktı . İmparator , vatandaşlarına büyük zaferle dönmeyi vad etmişti . Diyojenes ve ordusu yol süresince katliam yaparak Erzurum yöntemiyle Malazgirt’e ulaştı . Haleb’i teslim aldığı sırada Bizans ordusunun gelmekte olduğunu öğrenen Alparslan , Mısır Seferinden vazgeçip kuzeye dosdoğru yola çıktı . Bizans ordusunun harekatını bugünü gününe bilgi alarak , vaziyetini ona karşı ayarladı . Musul , Rakka , Urfa yöntemiyle Diyarbekir ve Bitlis’e ulaştı . Ordusundan on bin kişilik bir şiddet ayırıp Ahlat’a gönderdi . Bizans kuvvetleri ile daha önce çarpışma Ahlat’ta oldu . Bizanslılar bozuldu . Bunun Için iyice kızan imparator , Malazgirt Kalesine hücum edip , içerde hayatını sürdüren bayan – genç , yaşlı ne varsa tamamını öldürdü . Malazgirt’e dosdoğru devamlı yol alan Alparslan 24 Ağustos bugünü Malazgirt’in doğusundaki Rahva Ovasına ulaştı . Ahlat’a gönderilen kuvvetlerin gelmesi ile az bir sürede karşısına çıkmasına şaşıran Bizans İmparatoru da , ordusunu Rahva Ovasının diğer tarafında düzene koydu . Uzlaşma tekliflerinin reddetilmesi üstüne savaş hazırlıkları başladı .
    26 Ağustos Cuma bugünü askerlerini toplayan Alparslan atından inerek secdeye vardı ve; ” Ya Rabbi! Seni kendime vekil yapıyor; azametin karşısında yüzümü yere devam etmekte ve senin uğrunda savaşıyorum . Ya Rabbi! Niyetim halistir; bana bağış et; sözlerimde hilaf varsa beni kahret! ” diye dua etti . Anında Sonra atına binerek askerlerine döndü ve; ” Ey askerlerim! Şayet şehid olursam bu beyaz kıyafet kefenim olsun . O zaman ruhum göklere çıkacaktır . Benden anında sonra Melikşah’ı tahta çıkarınız ve ona bağımlı kalınız . Zaferi kazanırsak gelecek bizimdir . ” Bu sözler orduyu coşturdu . Büyük şevkle ileri atıldılar . Alparslan son derece kurnazca bir harp tekniği planlamıştı . Hilal halinde yaydığı ordusuyla akşama dolayında Malazgirt meydanında dövüştü . Şaşkına dönen Bizans ordusu , hilalin içerisine düştü . 200 . 000 kişilik koca silahlı kuvvetler perişan oldu . İmparator esir edildi .
    Sultan Alparslan savaştan anında sonra huzuruna sunulan imparatoru , hiç ümid etmediği şekilde affetti . Bizans imparatorunun harp tazminatı ödemesi , her yıl haraç ve ihtiyac durumunda Selçuklu ordusuna ordu göndermesi karşılığında barış andlaşması yapıldı . Ne var ki Diyojenes , İstanbul’a geride dönerken , Bizas tahtının el değiştirmesi , andlaşmayı geçersiz kıldı . Alparslan da , Selçuklu şehzadelerini Anadolu’yu fetihle görevlendirdi . Türkler , kısa sürede Anadolu’ya hakim oldular .
    Sultan Alparslan , Malazgirt zaferinden anında sonra 1072 yılında pekçok sayıda atlıyla Maveraünnehr’e dosdoğru sefere çıktı . Türkleri bir bayrak altında toplamak istiyordu . Ordunun en başında Buhara’ya yaklaştı . Amuderya nehri üstünde bulunan Hana kalesini muhasara etti . Sert Duvar komutanı , batıni sapık fırkasına mensup Yusuf el – Harezmi , kalenin çok dayanamayacağını anladı ve teslim olacağını ifade etti . Hain Yusuf , Alparslan ‘ın huzuruna çıkarıldığı sırada Padişah’a hücum edip , hançer ile yaraladı . Yusuf’u derhal öldürdüler . Ne var ki Padişah Alparslan da aldığı yaralardan kurtulamadı . Dördüncü bugünü , 25 Ekim 1072 tarihinde; ” Her ne zaman düşman üst kısmına azmetsem , Allahü tealaya sığınır , O’ndan bağış isterdim . Dün bir tepe üst kısmına çıktığımda , askerimin çokluğundan , ordumun büyüklüğünden bana , ayağımın altındaki dağ sallanıyor bunun için aynı geldi . ” Ben , dünyanın hükümdarıyım . Bana kim galip gelebilir? ” diye bir fikiryüzünden kalbime geldi . İşte bunun neticesi olarak , cenab – ı Hak , aciz bir kulu ile beni cezalandırdı . Kalbimden geçtiğimiz bu düşünceden ve daha bir önce işlemiş olduğum yanlışlık ve kusurlarımdan dolayı Allahü tealadan af diliyor , tövbe ediyorum . La ilahe illallah Muhammedün resulullah! . . . ” diyerek şehid oldu . Tahran yakınındaki Rey şehrine defnedildi . Adına oğlu Melikşah geçti .
    Sultan Alparslan saltanatı müddetince İslam dinine hizmet etti . İslamiyet’i içten yıkmaya personel mahrem düşmanlara ve batıni , şii hareketlerine karşı pekçok hassastı . Üstelik bir defasında; ” Kaç defa söyledim . Biz , bu ülkeleri Allahü tealanın izniyle tabanca kuvveti ile aldık . Temiz müslümanlarız , bid’at nedir bilmeyiz . Bu sebepledir ki , Allahü teala , halis Türkleri aziz kıldı . ” demişti .
    Alparslan , büyük tarihi zaferlerinin yanısıra , medreseler kurmak , ilim adamlarına ve talebeye vakıf geliri ile maaşlar belirleme etmek , imar ve sulama te’sisleri vücuda getirmek suretiyle de hizmetler yaptı . İmam – ı a’zam’ın türbesini , Harezm Camii’ni ve Şadyah kalesi bunun için aynı pek pekçok eser inşa ettirdi . Zamanında; İmam – ı Gazali , İmam – ül – Haremeyn Cüveyni , Ebu İshak eş – Şirazi , Abdülkerim Kuşeyri , İmam – ı Serahsi bunun için aynı büyük alimler yetişmişti