Hanımlara özel Sultanahmet Gezilecek Yerler

Konusu 'Türkiyem' forumundadır ve Elif tarafından 18 Şubat 2014 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    İstanbul’un en çok turist ağırlayan semtlerinden birini, Sultanahmet'i ziyarete gitmek istiyorsanız.. Camileri, sarayları, sarnıçları, hamamları ve tarihe ayna tutan daha pek çok yapıyı bir arada bulundurmasıyla öne çıkan semt, bir gün boyunca gezmeye doyamayacağınız güzellikleri bir arada barındırıyor. Bizans devrinde “Hipodrom”, Osmanlı döneminde ise “At Meydanı’”olarak bilenen alan ise, günümüzde İstanbul’un en önemli meydanlarından biri olarak gösteriliyor. Romalılar zamanında şehrin en önemli yerleşim ve ticaret merkezi olan meydanda, o döneme ait önemli tarihi eserlerin kalıntılarını görmeniz de mümkün.

    İlk durak Eminönü

    Semte Eminönü’den tramvaylar aracılığı ile ulaşmayı tercih ederseniz öncelikle burada enfes İstanbul simidi ve tavşan kanı çayı ile manzaraya karşı minik bir kahvaltı yapın. Güne hazırlık yapan esnafın tatlı telaşı ve yapacağımız tarihi yolculuğun heyecanı ile simit ve çay vazgeçilmez ikilisini mideye indirdikten sonra yola koyulun.

    Sultanahmet Camii

    Roma, Bizans ve Osmanlı gibi önemli imparatorluklara yakından şahitlik eden semt, adeta bir kültür harmanı. Sultanahmet Meydanı’nda biraz soluklandıktan sonra, Klasik Türk Sanatı’na örnek gösterilen, Sultan 1. Ahmet tarafından yaptırılan ve her gün yerli yabancı birçok turistin hayranlıkla ziyaret ettiği Sultanahmet Camii’ni ziyaret edin. Orijinal olarak altı minareden inşa edilen ve Mavi Camii olarak da bilinen yapının asıl adı Sultan 1. Ahmet Camii’dir. Padişahın yapım aşamasında toprak taşıdığı ve yedi yılda inşa edilen camiinin altı minareden oluşması, o dönem, Mekke’nin de altı minareye sahip olması sebebiyle bazı eyaletlerden itiraz almış, ancak padişah Mekke’ye yedinci minareyi yaptırarak bu sorunu da ortadan kaldırmış. İznik çinileri, değerli avizeleri, Sultan locaları, oyma işçiliğiyle yapılan mermer minber ve muazzam etkileyeci avlusu ile günümüze kadar gelebilen bu tarihi eseri mutlaka ziyaret etmelisiniz.

    Topkapı Sarayı

    Fatih Sultan Mehmet tarafından 1478 yılında yaptırılan saray, uzun zaman devletin idare ve eğitim merkezi, Osmanlı padişahlarının ve saray halkının resmi yaşam alanı olarak kullanılmış. Fatih, öncelikle bu saraya Osmanlıcada “Yeni Saray” anlamına gelen Saray-ı Cedid adını vermiş. Abdülmecid dönemin de ilk defa müzeleştirilen saray, Atatürk tarafından 1924 yılında Müzeler Müdürlüğüne bağlanarak ziyaretçilere açıldı. Sarayın odalarında, padişah elbiseleri, Çin ve Japon porselenleri, savaş zırhları gibi birçok eser yer alıyor.
    Gülhane Parkı

    Osmanlı döneminde, Topkapı Sarayı’nın dış bahçesi olarak kullanılan, içinde gül bahçelerini barındıran ve bugün tarihi değeri olan Gülhane Parkı’nı ziyarete çıkıyoruz. 1912 yılında halka açılan parkın içinde, İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi de bulunuyor. Kıvrımlı yokuştan çıkarak dev çınarların arasında ilerlerken, yolun sonunda eşsiz bir deniz manzarası ile şirin, küçük bir yerde çaylarınızı yudumlayabilirsiniz. Günün tatlı yorgunluğunu üzerimizden attıktan sonra ağaçların altından geçerek geldiğimiz yoldan geri dönün.

    Ayasofya

    İsmini Yunancada “bilgelik” anlamına gelen “Sofya”dan alan Ayasofya, “kutsal bilgelik” veya “ilahi bilgelik” anlamına geliyor. İlk olarak, bazilika planlı bir patrik katedrali olan Ayasofya, Fatih’in İstanbul’u fethinden sonra camiye dönüştürülmüş. Dünyadaki en uzun ibadet yeri olma özelliğini taşıyan Ayasofya, zamanında oldukça büyük bir “kutsal emanetler” koleksiyonu içermektedir.
    Yerebatan Sarnıcı

    Şehirdeki en büyük kapalı sarnıç ise Yerebatan Sarnıcı’dır. Ayasofya’nın batısındaki küçük binadan girilen sarnıç, adeta sütun ormanı görünümündedir. Ulusal ve uluslararası birçok etkinliğe ev sahipliği yapan Yerebatan, muhteşem görüntüsüyle misafirlerine tarihin içinde bir yolculuk sunar.
    Hürrem Sultan Hamamı

    Ayasofya Müzesi ve Sultanahmet Camii arasında bulunann hamam, Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi Hürrem Sultan tarafın dan Mimar Sinan’a yaptırılmış. Haseki Hamam’ı adıyla da bilinen Hürrem Sultan Hamamı, 450 yıllık tarihi ile yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyoR.
    Sultanahmet Halkın Köftecisi

    Sultanahmet’e gelip köfte ve piyaz ikilisini yemeden dönmek olmaz, akşam yemeğimiz için Sultanahmet Halkın Köftecisi’ne uğrayın. 1965 yılında kurulan ve hiçbir yerde şubesi olmayan, semtin tarihi dokusuna eşsiz lezzeti ile katkı sağlayan mekan, Haftanın her günü açık olan köfteci de, günün her saati neredeyse tıklım tıklım dolu.

    Nasıl Gidilir?

    Sultanahmet’e, Eminönü veya Kabataş’tan tramvay aracılığı ile kısa sürede ulaşabilirsiniz sultanahmet-gezilecek-yerler.jpg