Sünnet nedir 10 tane örnek

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Nehir tarafından 20 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Sünnete 10 tane örnek

    Sünnetin sözlük anlamı, “yol, gidiş, tabiat, prensip, kanun” demektir. Terim anlamı ise, Peygamber Efendimizin (s.a.v) söz ve fiillerinin ve takrirlerinin tümü mânâsına gelir. Takrir, bir konuda sükût etmekle o işi reddetmemek demektir. Hadis-i Şerifler, âyetleri açıklarlar. Âyetlerde kısa ve öz olarak beyan edilen İlâhî maksatları izah ederler. Kuranda yer almayan bir konuda ise hüküm ortaya koyarlar.


    1. hayırlı işlerde sağı, adi işlerde solu kullanmak.

    2. yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.

    3. yemeğe besmele ile başlamak, allah’ın sonsuz ikram ve nimetlerini tefekkür ederek yemek, sonunda da hamd etmek.

    4. yemekte tabağın kendi önümüze gelen tarafından yemek.

    5. yerde bir sofra bezinin üstünde yemek. ihtiyaç olduğu takdirde masada da yenilebilir.

    6. yemeğe sofradakiler ile beraber başlamak.

    7. acıkmadıkça yememek, tam doymadan yemeği bırakmak.

    8. tabağa az yemek koydurtup artık bırakmamak.

    9. sofrada sağ dizi dikip, sol dizi yere yatırmak.

    10. saf ipek ve saf altın ümmet-i muhammed’in erkeklerine haram kılınmıştır.

    11. selamı yaymak. selam, kelamdan önce gelir.

    12. eve girince ilk söz ev halkına selam vermek olmalıdır.

    13. selamla birlikte samimiyetle, tebessüm ederek musafahada bulunmak.

    14. musafaha ile birlikte, hürmet, samimiyet ve şefkate vesile olan kucaklaşmalar yapılabilir. süfli hisleri uyandıracak sarılmalar caiz değildir.

    15. musafahada önce eli uzatan çekmelidir. biz çekersek buluşmadan memnuniyetsizlik manası çıkabilir.

    16. ilmiyle amil din adamları ile adil devlet başkanlarının eli öpülür, beşeri hisleri yok olmuş yaşlı hanımlara selam verilebilir, gerekirse eli de öpülebilir. yeter ki fitneye sebep olmasın.

    17. hediyeleşmek ve gelen hediyeye aynıyla veya daha güzeliyle karşılık vermek.

    18. az gülmek, gülünce kahkaha ile değil, tebessüm ederek gülmek. mütebessim olmak.

    19. çoğu zaman susmak, tefekkür etmek, ihtiyaç olunca konuşmak.

    20. tane tane, orta bir ses tonuyla konuşmak. çok mühim şeyleri üç defa tekrar etmek.