Sürgün Adlı Kitabın Özeti

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Nehir tarafından 7 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Refik Halid Karay Sürgün Kitap Özeti

    Alaydan yetişme yüzbaşı Hilmi Efendi’yi önce emekliye ayırırlar, ardından Beyrut’a sürgün ederler. Vaktiyle Sivaslı bir komiserle tartışmıştır. Bu kötü yürekli ve kıskanç adam yükselip de zengini eşince Hilmi Efendi’den öcünü alır. Mevkiini kullanarak onu sürgün ettirir.

    Hümi Efendi Beyrut’ta bir süre şaşkın şaşkın dolaşır. Ne iş tutacağını bilemez. Aklı hep İstanbul’da karısı ile kızındadır. Bunalımlı bir gününde eski tanıdığı Çopur Abdi’yle karşılaşır. Abdi onu kendisinin kaldığı bir medreseye yerleştirir. Medrese de başka sürgünlerle tanışır. Gazoz satıcılığı yaparak geçimini sağlar. Bir süre sonra medrese arkadaşlarıyla politika tartışmalarına girer. Kavga ederek oradan ayrılır. Bogos Ağa adlı İstanbullu bir Ermeninin yardımıyla rençberliğe başlar. Fakat sinirleri günden güne bozulur. Bu yüzden hiç bir işte dikiş tutturamaz. Bu arada İstanbul’dan Kani adında birinden para gelir. Hilmi Efendi şaşırır. Mektupla karısından sorar, çünkü bu isimde birini tanımamaktadır. Gelen cevaptan kesin bir şey öğrenemez. İyice sıkıldığını anlayan Bogos, onu Osmanlı Şehzadesi Kemalettin Bey’le tanıştırır, konağında vekilharçlığa yerleştirir.

    Kemalettin Bey çok zengindir. Ama başı boş ve eli açıktır. Savurganlığı yüzünden bir gün iflas eder, ailesiyle Mısır’a kaçar. Hilmi Efendi, aç kalmamak için, yine iş arar. Şam’a geçer. Orada da kendisi gibi işsiz sürgünler vardır. Gözlüklü İhsan adlı biriyle arkadaş olur. İhsan bir gizli haber alma örgütünde görevlidir. Hilmi Efendi epeydir karısından haber alamamaktadır. İhsan’dan yardım ister. Birkaç gün sonra İhsan durumu öğrenir. Hilmi Efendi’nin karısı Tevhide Hanım Doğu Karahisar’a gitmiştir. Kızı Seher ise Kani adında bir gezgin tiyatrocu ile metres oturmaktadır. Hilmi Efendi bunu duyunca yıkılır, günlerce kendine gelemez. Birdenbire yaşlanır.

    Eski bir Osmanlı Şehzadesi onu Hindistan’a götürür, kendisine yaver yapar. Gelgelelim, bu iş de Hilmi Efendi’yi avutmaz. Ayrılarak Suriye’ye gider. Orada İrfan Bey’le arkadaş olur. Kısa zamanda birbirlerini severler. Aile durumlarını birbirlerine anlatarak dertleşirler.

    İşlerini yoluna koymak üzere İrfan Bey Halep’e gider. Eğlenceyi sevdiğinden bir gece kulübüne girer. Orada şarkıcı Nevber’le tanışır. Sevişirler. Günden güne onunla ilişkisini sıklaştırır. Bir gün kadın ona hayatını anlatır. İrfan Bey onun Hilmi Efendi’nin kızı Seher olduğunu anlar. Bu durumdan utanç ve üzüntü duyar. Hilmi Efendi’nin de Halep’e geleceğini düşününce telaşlanır. Hemen yol hazırlığını yaparak İstanbul’a kaçar.

    Hilmi Efendi ise Suriyeli bir devlet adamının yardımıyla Şam’dan Halep’e gelir. Orada bir tanıdıktan İrfan Bey’in serüvenini öğrenir. Arkadaşını baştan çıkaran kadını merak eder. Zengin bir gurupla eğlence yerine gider. Oyuncu Nevber sahneye çıkar. Hilmi Efendi kızını görünce yere yıkılır. Hemen dışarı çıkarırlar. Nevber, bu tür olaylara alıştığından, aldırmaz. Programı bitince Hilmi Efendi’nin birlikte geldiği zengin adamın yanına varır. Onun konuğu olur. Otele giderler. Bol bol içip eğlenirler. Nevber bir odada sevinçle şarkı söylerken, babası öbür odada sessizce can verir.