Toprak Tipleri Hakkında Bilgi

Konusu 'Hakkında bilgi' forumundadır ve Bahar tarafından 11 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. Toprak Tipleri Nelerdir

    Türkiye'de topraklar genel olarak zonal, azonal ve intrazonal topraklar olmak üzere
    üç ana grupta ele alınır. Zonal topraklar iklim ve bitki örtüsüne bağlı olarak zonlaşma
    gösterecek şekilde yayılırlar. İntrazonal topraklar anakaya yapısına jeomorfolojik
    şartlara ve drenaja bağlı olarak teşekkül ederler. Azonal topraklar ise horizonlaşma
    göstermeyen dış etkenler ile taşınmış alüvyon, kil ve moren depoları gibi dolgu
    maddelerinden meydana gelmiş topraklardır.


    1. Zonal Topraklar

    Zonal toprak tipleri ülkemizde en geniş bir yayılma alanına sahiptir. Anadolu yarımadasının
    kuzey, batı ve güneyinde diğer bir değişle Karadeniz, Ege, Akdeniz coğrafi
    bölgelerimizde oldukça belirgin bir şekilde karşımıza çıkarlar. Bu topraklar fazla
    yıkanmış suda eriyen kimyasal maddesi az, yer yer silisli potzalleşmiş yer yerde
    demir oksit ve aliminyum oksit bileşiklerinin fazla olduğu lateritik asit karakterlidir.
    Bu toprakların bir kısmı daha nemli olan kuzeydoğu ve güneybatı bölgelerimizde
    değişik özellikler gösterecek şekilde (Pedalfer) görülürken bir kısmıda az asit fakat
    kuvvetli alkalin şekilde (Podzol) yağışların daha az olduğu batı ve güney kesimlerde
    dikkati çekerler.

    Zonal topraklar ülkemizde kahverengi orman topraklar, kızıl kahverengi potzolik
    topraklar ve kızıl renkli Akdeniz "Terra Rossa" toprak tiplerinden oluşurlar.


    1.1. Kahverengi Orman Toprakları

    Karadeniz bölgemizde, Trakya kuzey batısında Istrancalarda, İç Batı Anadolu eşiği
    üzerindeki dağlık yüksek alanlarda Güneydoğu Toroslar üzerinde dikkati çeken bu
    tip topraklar ormanlık alanlarda görülürler. Koyu renkli olup organik madde bakımından
    zengin olan bu topraklar asit reaksiyon gösterirler.


    1.2. Kızıl Kahverengi Podzolojik Topraklar

    Bu tip genelde orman örtüsü ile kaplı dağların yüksek kısımlarında karşımıza çıkar.
    Doğu Karadeniz dağlarında, Bolu dağlarının Aladağlar ile Alaçam dağlarında nemli
    soğuk ortamlarda sarıçam, ladin ve kayın ormanları altında yaygınlık gösterirler.
    Kuvvetli asit karakterli olan bu topraklar yıkanmış olduğundan besin maddeleri
    yönünden fakirdir.


    1.3. Kızıl Renkli Akdeniz Terra-Rossa Toprakları

    Kalker, marn, kil ve serpantinlerden oluşan kayaçlar üzerinde ve genelde güney
    Marmara bölümü, Ege, Akdeniz bölgelerinde yayılma gösteren Terra-Rossa Toprakları
    kil ve demiroksitler bakımından zengin topraklardır. Kayalık kalker arazi
    üzerinde yer yer dikkati çeken uvala ile polye tabanlarında görülen bu toprakların
    genelde Toros dağlarının 1000 m.'in üzerinde olan kesimlerinde organik maddelerin
    fazla yer tutması nedeniyle renkler çok daha koyu kırmızıdır. Bu topraklar yer
    yer verimli ziraat topraklarını meydana getirirler.

    Ülkemizde yaygın olan bu zonal toprak tipleri dışında ayrıca daha küçük alanlarda
    dikkati çeken zonal topraklar ile de karşılaşılır. Bunlar İç Anadolu ve Güneydoğu
    Anadolu bölgelerimizde dikkati çekerler. Bunların başlıcaları; Kireçsiz kahverengi
    topraklar, kırmızımsı kahverengi topraklar, çernozyom, sierozem, kahverengi step
    toprakları ve kestane renkli kırmızımsı topraklardır. Bu tip toprakların görüldükleri
    alanlarda yağışlar 300-600 mm. arasındadır. Bu topraklar organik madde bakımından
    fakirdir. Bu topraklar alkalen karakterli olup; renkleri koyu kahve ile sarımsı
    kahverengi arasındadır. Genelde kuru tarımın yoğun olarak yapıldığı ve toprakların
    Erzurum-Kars yaylalar sahasında derinlikleri 1m.'yi bulan ve alt horizonlarında
    yoğun kireç birikimi olanlar, çernozyumlar ise üzerinde boyları 1 m'yi geçen otlar
    ile hayvancılık ekonomisinin geliştiği alanlar olarak karşımıza çıkar.


    2. Azonal Topraklar

    Bu topraklar ülkemizde pek fazla geniş alanlar kaplamazlar. Toplam yözölçümde
    ancak % 10 kadar saha azonal toprak alanıdır. Vadi tabanları, delta sahaları ve hafif
    eğimli yamaçlarda çökelmiş depo dolgularından meydana gelen bu topraklarda horizonlaşma
    gözükmez.

    Ülkemizde bu toprakların görüldüğü başlıca yerler; Çarşamba, Bafra, Seyhan, Ceyhan,
    Asi, Göksu, Sakarya deltaları ile Küçük, Büyük Menderes ve Gediz, Bakırçay,
    vadi olukları Muş, Erba, Niksar, Erzurum ovalarıdır. Bu sahalarda yer alan toprakların
    fiziksel ve kimyasal özellikleri ise tamamen akarsuyun taşıdığı ana malzeme
    ile yakından ilgilidir. Bu topraklar genelde iyi drene olmuş verim kabiliyeti yüksek
    tarıma elverişli topraklardır. Bunun dışında dağların eteklerinde yamaçlar önlerinde
    üst seviyelerden taşınan malzemenin biriktiği koluviyal depolar, ince ve iri unsurların
    bir arada görüldüğü topraklar olarak dikkat çeker. Bu topraklarda yapı yamaç
    gerisindeki yüksek kütlenin özelliklerini taşır. Bu sahalarda yer alan topraklarda
    aşınmanın kuvveti dikey yönlü gelişmelerde önemli rol oynar, aşınmanın durduğu
    dönemlerde büyük ölçüde ince unsurların birikimi sağlanır. Bu toprakların
    bulunduğu alanlar ağaç tarımının yapıldığı alanlar ile ormanlık sahalar olarak karşımıza
    çıkar. Ayrıca ülkemizde daha dar alanlarda görülen başka azonal toprak tipleride
    vardır. Bunlar kolüvyol depolar halinde çökelmiş kıyı ve kara kumulllarına
    tekabül ederler, kıyılarda ve iç kesimlerde görülürler.


    3. İntrozonal Topraklar

    Ülkemizde oldukça sınırlı alanlarda ortaya çıkan bu topraklar genelde aşınmanın
    devamlı olduğu yüksek alanlar ile birikmenin fazla olduğu kesimlerde, yer yer kapalı
    havzalarda taban suyunun yüksek olduğu alanlarda yer yerde ana kayaya bağlı
    olarak görülürler.

    Ülkemiz yüzölçümünün % 2'sini kaplayan bu toprakların yüksek yamaçlar önünde
    uzananlar kumlu, çakıllı olarak filiş serileri ile volkanik sahalar üzerinde gelişme
    gösterirler. Toros dağlarının eteklerinde İç Anadolu bölgesinde (Karacadağ, Ürgüp,
    Nevşehir) göller yöresinde (Gölcük) İzmir-Foça çevresinde belirgin bir şekilde karşımıza
    çıkan topraklarda Kum oranı çok yüksektir. Anakayaya bağlı olarak gelişenleri
    ise rendzina "kalker" ve grumusol "kil marn" toprakları olarak belirlenirler.
    Rendzina toprakları ülkemizde yumuşak kireç taşının yaygın olduğu alanlarda görülür.
    İç Anadolu, Ege ve Doğu Anadolu bölgelerinde en fazla dikkati çeken bu topraklar
    genellikle tahıl üretimi için çok elverişlidir.

    Grumusol topraklar ise killi, kireçli, marnlı depolara bağlı olarak gelişme gösterirler.
    Türkiye'de dikkati çektikleri alanlar ise Trakya'da Ergene havzası Güney Marmara
    bölümünde Bursa-Karacabey arası, Muş ovası ve Konya havzasının bazı kesimleridir.
    Kil oranının yüksek olduğu bu topraklar aynı zamanda koyu renkli ağır
    bünyelidir. Yaz döneminde kuruduklarında bu topraklarda yer 2-3 cm. genişliğinde
    ve 50-75 cm. derinliğinde çatlaklar meydana gelir. Organik madde bakımından
    zengin olan grumusol topraklar tarımsal faaliyetler için elverişlidir.
    Bunun dışında ülkemizdeki diğer intrazonal topraklar ise kurak iklim şartları ile kapalı
    drenaj sisteminin bulunduğu yerlerde ve anakayada tuz oranının fazla olduğu
    kesimlerde gelişme gösterirler. Bu tip topraklar içinde en fazla yer kaplayan ve dikkati
    çekenler solonçak "Tuzlu Toprak" lardır. İç Anadoluda Konya havzasında Akgöl,
    Çumura çevrelerinde, Erzurum ovasının merkezi kesimde Küçük ve Büyük
    Menderes deltalarının denize yakın olan bölümlerinde görülürler. Bu sahalarda
    topraklarda taban suyundaki sülfat ve klorür tuzlarının kapilerite ile yüzeye çıkması
    sonucunda yer yer beyaz renkli lekeler görülür. Ayrıca toprak yüzeyinde şişmeden
    dolayı ortaya çıkan kabarıklıklarda dikkati çeker. Diğer İntrazonal topraklar
    içinde dar sahalarda görülenler ise bileşimlerinde genelde sodyum ve karbonatların
    hakim olduğu alkali topraklar çorak "Tuzlu-Alkalı" topraklar tabansuyu seviyesinin
    yüksek olduğu hidromorfik topraklar yüksek dağlık alanlarda orman sınırının
    üzerindeki dağ çayırları ve göl kenarlarında görülen turbabalık topraklar olmak
    üzere belirlenir.