Trofoblast nedir ? Özellikleri

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 12 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Trofoblast

    Trofoblast, memelilerde embriyonun oluşumu aşamasında meydana gelen, başlangıçta iki ayrı tabaka halinde olan, tek çekirdekli hücrelerden oluşmuş sitotrofoblast adı verilen iç tabaka ile çok çekirdekli olan sinsityum adı verilen hücrelerden meydana gelmiş sinsiyotrofoblast denilen dış tabakadan oluşmuş, blastosistin dışını çevreleyen ince bir kılıftır. Trofoblast,blastosistin dış tabakasından şekillenen hücrelerden oluşur ve embriyonun oluşumuna doğrudan katkı değilde anne rahmi arasında bağlantı kurulması görevini üstlenir. Gebeliğin ilk oluşum seviyesinde yapılanmaya başlayan trofoblast döllenmiş yumurtadan farklılaşan hücrelerden meydana gelir.

    Trofoblastlar yani dış hücreler, anne vücudundan farklı bir yapıya sahip olan ve yabancı olarak kabul edilen embriyoya karşı, bağışıklık sisteminin devreye girmesiyle kandaki savunma mekanizmasının embriyoya zarar vererek öldürmesinin engellenmesinde büyük rol oynarlar.

    Trofoblastlar, aynı hücreden meydana gelmiş olmalarına karşılık, embriyoyu oluşturan diğer hücrelerden ayrılırlar. Embriyonun gelişimiyle ilgili tüm katkıyı sağlayan bir hücre grubu oluştururlar. Embriyonun oluşumunun 7. gününe gelindiğinde trofoblastlar, her yöne doğru çıkıntılar oluşturarak büyümeye başlarlar. Bu oluşumun sebebi, hücrelerin rahim duvarından içeriye geçmesini sağlamaktır. Bu geçiş sırasında annenin kılcal damarlarıyla annenin kılcal damarlarıyla karşı karşıya gelirler ve onları delerler. Bu şekilde 7. ve 8. günler arasında embriyonun dokusu ile annenin kanı arasında bağlantı sağlanmış olur.

    Trafoblast hücrelerinin bazıları rahim duvarındaki kılcal kan damarlarının çeperlerine zarar verecek, parçalayacak enzimler üretir. Böylece annenin kanının embriyoya uygulayacağı basınçda azaltılmış olur vetrofoblast hücreleri embriyonun ölümü ile sonuçlanabilecek böyle bir tehlikeye karşı önlem almış olurlar. Eğer bu önlem alınmamış olsaydı annenin kanı yüksek bir basınçla içeriye dolar ve bu durumda da annenin kanının dıştan uyguladığı basınç sonucunda embriyonun dolaşımının durması ile sonuçlanırdı.

    Trofoblasta
    bağlı olarak gelişen hastalıkları 3 grupta inceleyecek olursak;

    Mol Hidatiform, halk arasındaki adı üzüm gebeliğidir. Genellikle ağrısız vajinal kanama ile kendini gösterir. Uterusun gebelik haftasına göre daha büyük olması, fetusa ait parçaların olmaması ve kalp atışının duyulmaması ile anlaşılır. Trofoblasta bağlı olarak annenin kanında HCG düzeyleri yüksek görülür ve kesin tanı ultrsason ile konulur.

    GTN (Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi), molar gebeliklerin sınıfıdır, yani bir çeşit kanser kabul edilir. Tam vücuda yayılma ve öldürücülük özelliği vardır. Mol gebeliğinden sonra ve nonmolar gebelik sonrası oluşan GTN dir.

    Koryokarsinom, molar gebeliğin en kötü huylu olan şeklidir. Hastalık hızla iç organlara yayılır. Tipik olarak loğusalık döneminde beliren kanamanın durmaması veya çok şiddetli olması söz konusudur. Yayılım akciğerlere olduğunda nefes darlığı, öksürük gibi belirtileri olur. GTN nin tedavisi kemoterapidir. Sadece rahimde oluşan başka organlara yayılmamış hastalıkta hastanın yaşı da ileri ise rahim alınabilir. Bunun dışında cerrahi müdahale sınırlı kalır.