Türk Dil kurumunun ülkemiz için önemi nedir kısaca

Konusu 'Konu Anlatımı' forumundadır ve Nehir tarafından 26 Ekim 2015 başlatılmıştır.

  1. Türk Dil kurumunun ülkemiz için önemi

    Türk Dil Kurumu tarihte Türk dilinin geliştirilmesi ve dillerden en eskileri arasında yer olduğunu ispatlaması için çalışmalar yapmaktadır. Atatürk’ün emri ile 12 Temmuz 1932 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Zamanla Ankara Hacettepe üniversitesi bünyesine katılmıştır.


    Dil sınıflamasında göze çarpan en belirgin nokta, Türk dilinin, Türklerin İslamiyet’i kabulden sonra en çok etkilendiği Arapça ve Farsça ile köken bakımından hiçbir yakınlığı bulunmamaktadır. Dolayısıyla Avrupa’da konuşulan dillerin, kendi gruplarında bulunan Latince ile olan akrabalıklarına benzer bir yakınlığı Türkçe Arapça ve Farsça arasında kurmaya olanak yoktur.
    Hangi kökende gelirlerse gelsinler, dillerin başlangıçtaki niteliklerini, söz varlıklarını olduğu gibi sürdüremedikleri görülmektedir. Çünkü dil de her kültür öğesi gibi zamanla değişime uğramak durumundadır. Bu değişim, toplumdan kaynaklanan gereksinmeler ve yönlendirmeler ile diller arasındaki etkileşim ve ilişkide bulunulan toplumlarda geçerli olan dillerin etkisinden kaynaklanır.
    Türkçe’nin, tarihin ilk dönemlerinden başlayarak Türklerin konuştukları bir dil olduğu bilinmektedir. Ancak buna ilişkin belgelerin yokluğu o dönemlerdeki dilin özelliği ve söz varlığı üzerinde fazla bilgi edinmemize olanak bırakmamaktadır. Türkçe’ye ilişkin ilk yazılı belge 581’de Soğotça yazılmış Bugut yazıtıdır. VII. Yüzyılda yazılmış Orhon Yazıtları ise, Türkçe’nin oldukça gelişmiş bir yazı dili düzeyinde olduğunu göstermektedir.

    Atatürk Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na mal varlığının bir kısmını bırakmıştır geliştirip çalışmaların sorunsuz şekilde yürütülmesi sağlanmasını istemişti. Atatürk’ün istedikleri arasında Türk dilinin ebediyen temiz olarak kullanılması oldu.