Türk Edebiyatında Mesnevi Hakkında Bilgi

Konusu 'Ödevmatik' forumundadır ve Ayaz tarafından 22 Mayıs 2013 başlatılmıştır.

  1. Türk Edebiyatında Mesnevi

    Türk Edebiyatında ilk uzun mesnevî 11. yüzyılda Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig adlı eseridir Bu eserin yapısına bakıldığında uygun yerlere dörtlükler yerleştirilmiş, sonunda da kasideye benxer parçalar konulmuş, 6645 beyitten oluştuğu görülür.

    Başında münâcât, nât ve eserin sunulduğu Tabgaç Buğra Han'a övgüler ile başlar. Bu yapısına bakıldığında eksiksiz bir mesnevî örneği görmemiz mümkündür

    13. yüzyılda Mevlânâ'nın yazdığı 25.618 beyitlik Mesnevî-i Mânevi adlı eseri Farsça olduğu halde önceden de belirttiğim gibi Türk şairleri üzerinde, Anadolu'da derin etkiler bırakmış ve örnek alınmıştır.

    13. yüzyıl sonunda Şeyyâd Hamza'nın yazdığı Yusuf u Züleyhâ adlı 1529 beyitlik mesnevî de ilk aşk mesnevîsidir

    14. yüzyılda Anadolu'nun önemli mutasavvıflarından Yunus Emre de Risâletü'n Nushiyye adlı eserini mesnevî olarak yazmış ve bu eser 573 beyitten meydana gelmiştir

    Âşık Paşa'nın 12.000 beyitlik Garîbnâme eseri Mevlânâ örnek alınarak yazılmış hikayeler ve içeriğindeki gazellerle ahlâkî ve tasavvufî bir eserdir

    15. yüzyıldan itibaren Türk edebiyatında mesnevî hızla gelişmiştir.Bu dönemde Ahmed-i Dâ'i'nin Çengnâme'si, Süleyman Çelebi'nin Mevlid'i, Şeyhî'nin Husrev ü Şîrîn'i ve Harnâme'si unutulmayacak ve önemli eserlerdendir

    16. yüzyılda Türk Edebiyatında önemli mesnevî şairlerinin olduğu görülürTâcîzâde Câfer Çelebi'nin 3571 beyitli Hevesnâme'si, Ahî'nin ("Benli Hasan" olarak da anılır) Hikâye-i Şîrîn ü Pervîz mesnevîsi, Revânî'nin İşretnâme'si, Hakîrî'nin Leylâ vü Mecnûn'u da dönemin önemli eserlerindendir