Türk Edebiyatının Tarihi Gelişimi Özet

Konusu 'Türkçe edebiyat' forumundadır ve Bahar tarafından 12 Haziran 2014 başlatılmıştır.

  1. Türk Edebiyatının Tarihi Gelişimi Kısaca

    Günümüzden binlerce yıl öncesine dayanan Türk edebiyatının tarihini tümüyle ele alıp onu birkaç sayfada anlatmak mümkün değildir. Ancak burada, Türk edebiyatının tarihi gelişimini özet bir şekilde anlatmaya çalışacağız.

    Türk edebiyatını temelde iki ana bölüme ayırmak mümkündür. Bunlar sözlü ve yazılı edebiyattır. Her milletin edebiyatında olduğu gibi Türk edebiyatında da başlangıç sözlü ürünlerle olmuştur. Sözlü edebi ürünler yazının henüz kullanılmadığı veya yaygınlaşmadığı dönemlerde ortaya çıkmışlardır. Bu sözlü ürünlerin birçoğu yazıya aktarılamadığı için günümüze kadar gelememiştir. Türk edebiyatının sözlü ürün bakımından çok zengin olduğu düşünülmektedir; ancak bu ürünler zamanla unutulduğu için günümüze kadar gelememişlerdir.

    Edebiyat tarihçileri Türk edebiyatının sözlü dönemini Göktürk Kitabelerinin yazılışına kadar getirmektedirler. Göktürk Kitabelerinden sonraki dönemi de yazılı dönem olarak kabul etmektedirler. Ancak unutulmaması gereken bir şey vardır ki, Türklerin yazıyı kullanmalarından sonra da sözlü edebiyat geleneği devam etmiştir. Bu da demek oluyor ki sözlü edebiyatla yazılı edebiyat birlikte varlığını sürdürmüştür.

    Türk edebiyatının edebi değer taşıyan ilk yazılı ürünleri Göktürk Kitabeleridir. Bu kitabeler sadece edebi yönden değil tarihi açıdan da büyük öneme sahiptirler. Göktürk Devleti döneminde yazılan bu kitabeler dışında Uygurlar döneminde yazılan metinler de vardır.

    Türklerin İslamiyet'i kabul etmelerinden sonra yazılı edebi metinlerin sayısı hızla artmıştır. Karahanlılar döneminde başlayan İslami devir Türk edebiyatı Tanzimat'a kada sürmüş; Tanzimat'tan sonra da yerini modern edebiyata bırakmıştır.

    Kısacası; Türk edebiyatı tarihini üç ana devire ayırabiliri. Bunlar; islamiyet Öncesi Türk Edebiyatı, İslam Medeniyeti Etkisindeki Türk Edebiyatı ve Batı Medeniyeti Etkisindeki Türk Edebiyatıdır.
    Ayrıca Türk edebiyatını yazılı ve sözlü dönem olarak da ikiye ayırabiliriz