Türk halkının İstiklal Marşına verdiği önem nedir

Konusu 'Türkçe edebiyat' forumundadır ve Lavinia tarafından 4 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Türk halkının İstiklal Marşına verdiği önem

    İstiklal Marşı, parçalanmış, darmadağın edilmiş, yok olmak üzere olan bir milletin, yeniden doğuşunun, şahlanışının destanıdır.

    İstiklal Marşı, Mustafa Kemal’in önderliğinde Türk milletinin verdiği ölüm kalım mücadelesini, Türk milletinin bağımsızlığa olan düşkünlüğünü, bayrak sevgisini, vatanımızın güzelliğini dile getiren bir şiirdir. Milletimizin gönlünde İstiklal Marşı’mızın ayrı bir yeri vardır.

    İstiklal Marşı, sıradan bir marş ve şiir değildir. O, milletimizin varlığı hürriyeti ve istiklali demektir. Millî marşımızda, milletimizin hayatı, görüşü, düşüncesi ve gücü vardır. Onda bu yüce milletin imanı, destanlaşmış kahramanlığı, bağımsızlığı ve bağımsızlığının şanlı tarihi yatmaktadır. İstiklâl Marşı söylenirken ayakta selam dururuz. Böylece hür ve bağımsız olmanın onur ve şerefini duyarız. İstiklal Marşı’mızın her kelimesinde aziz milletimizin her ocağından çıkan, her şehit ve gazinin emaneti vardır. Bunun için İstiklal Marşı’mıza saygı duymak, onu gönlümüzde ve hayatımızda yaşatmak görevlerimizdendir. Bayrağımız ve İstiklâl Marşı’mız, milletimizi tek fikir, tek amaç etrafında birleştiren millî değerlerimizin biri ve en başta gelenidir.

    İstiklal Marşı, vatanımıza göz diken düşmanlara, ülkemizi bölmeye çalışan vatan hainlerine karşı, güçlü duruşumuzun bir göstergesidir.

    Mustafa Kemal’in önderliğinde atalarımızın verdiği bağımsızlık mücadelesinin anlatıldığı, adeta her bir kelimesi için on binlerce şehit verilen İstiklal Marşı’mıza sahip çıkmak hayati önem kazanmıştır. Bizi biz yapan, Türk milletinin olmazsa olmazı olan bayrağımıza, dilimize, İstiklal Marşı’mıza sımsıkı sarılmamız gerekir.

    Mehmet Akif, İstiklal Marşı’nı “kahraman ordumuza” ithaf etmiştir. Ayrıca, “Bu şiir bana değil, milletime aittir.” diyerek İstiklal Marşı’nı Safahat adlı kitabına koymamıştır. Yine yarışma sonunda kendisine zorla verilen 500 lirayı da fakir çocuk ve kadınlara meslek öğretmek üzere kurulan “Darülmesai”ye bağışlamıştır. O günlerde Burdur milletvekili olan Mehmet Akif’in bir paltosu bile yoktu. Ankara’nın dondurucu soğuğunda eski bir ceketle dolaşmaktaydı.İstiklal marşımız ne gibi fedakarlık ve duygularla yazıldığını unutmamalıyız.