Türkiye Büyük Millet Meclisinin Açılışı İle İlgili Kompozisyon

Konusu 'Türkçe edebiyat' forumundadır ve Nehir tarafından 6 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Türkiye Büyük Millet Meclisinin Açılışı İle İlgili Yazı

    Mustafa Kemal, İstanbul’daki Mebuslar Meclisi’nin er geç kapatılacağını biliyordu. Bunun için, meclis çalışmalarını Ankara’da sürdürmek üzere gereken Önlemleri aldırmıştı. 22 Nisan 1920 günü halka duyurulmak üzere valiliklere bir genelge gönderdi.

    23 Nisan 1920 Cuma günü başta Mustafa Kemal olmak üzere, milletvekilleri. Meclis binasına geldiler. Halk ve askerlerin bulunduğu açılış töreninde vatan ve ulusun kurtuluşu için dua edildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi en yaşlı üye Sinop milletvekili Şerif Bey’in başkanlığında toplandı. Ulusumuzun içte ve dışta bağımsızlığı, kendi yazgısını kendi yaptığı yönetime başladığı, bütün dünyaya duyuruldu. Mecliste ilk sözü Mustafa Kemal almış, meclisin yetkilerini, yapılacak işleri anlatmış ve belgeler okuyarak Mondros silâh, bırakma anlaşmasından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışına kadar olan bütün olayları birer birer anlatmıştı. 23/24 Nisan 1920 günleri de konuşma yapan Mustafa Kemal Meclise bir önerge vererek, bunda:

    “Yeni bir hükümet kurulmasını, Mecliste bulunan milletvekillerinin ulusun yazgısını değiştirecek karara sahip olduğunu, bunun üstünde başka bir kuvvetin olamayacağını, bütün yönetim işlerini yürütebileceğini, Meclis Başkanının bu topluluğun içinden seçilmesi gerektiğini”, savunmuştur. Meclis bu önergeyi aynen kabul etmiş ve Türkiye’nin ilk anayasasını saptamıştır. Bundan sonra Meclis Başkanlığı’na Mustafa Kemal seçilerek, vatanın ve ulusun kurtuluşu için çalışmalara başlanıldı.

    Mustafa Kemal, önce Ankara’daki Tarım Okulu’nda, daha sonra Ankara istasyonunun yanındaki binada, en son Ankara Belediyesi’nin aldığı Çankaya’daki köşkte kalmıştır.

    Meclis, 2 Mayıs 1920′de kabul ettiği bir kanımla hükümet kurma yetkisi kanunu çıkartmış ve bu suretle Ankara’da bir hükümet kurulması sağlanmıştır. Fevzi Paşa hükümet başkanı seçilmiş, Albay İsmet de Genelkurmay Başkanı olmuştu. Mustafa Kemal de Ulusal Türk devletinin başı olarak görev yapıyordu.

    İstanbul Hükümeti, Türk ulusal bütünlüğünü bozmak için her çareye başvuruyor, geniş ve cahil halk toplulukları arasında yaptığı yıkıcı çalışmalarla, yer yer ayaklanmalar için ön ayak oluyordu. Mustafa Kemal bu ayaklanmalara karşı büyük uğraş veriyordu.