Türkiye'de laikliğe geçiş aşamaları nelerdir

Konusu 'Soru Bankası' forumundadır ve Nehir tarafından 11 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Türkiye'de laikliğe geçiş aşamaları hakkında bilgi

    Laiklik, devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil akla ve bilime dayandırılması, kişilerin inancına ve vicdan özgürlüğüne karışılmaması demektir. Laiklik, aklın öncülüğünde ve bilimin ışığında gelişen, özgürlük ve demokrasi anlayışının, bağımsızlığın, milli egemenliğin ve insanlık idealinin temeli olan bir yaşam şeklidir.

    Anayasamızın 24. maddesinde “Kimse ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz” denilmiştir.

    Atatürk’te laiklik konusu ile ilgili olarak, “Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimse, hiçbir kimseyi, ne bir din, ne de bir mezhebi kabul etmeye zorlayabilir. Din ve mezhep, hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz” sözleriyle laikliği en güzel şekilde özetlemiştir.

    Laik devlette hukuk, eğitim, ekonomi ve toplumsal yaşamın bütün alanları din kurallarına göre değil, akılcı ve bilimsel esaslara göre düzenlenir. Laikliğin esaslarından olan din ve vicdan özgürlüğü anayasamızın güvencesi altındadır.

    Türkiye’de laikliğe geçiş aşamaları

    -Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922)

    -Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923)

    -Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924)

    -Şer’iye ve Evkaf Vekaleti’nin kaldırılması (1924)

    -Tevhid-i Tedrisat kanunu (1924)

    -Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)

    -Medeni Kanun’un kabulü (17 Şubat 1926)

    -Maarif Teşkilatı hakkındaki kanunun kabulü (1926)

    -Medreselerin kapatılması (1926)

    -“Devletin dini İslam’dır” maddesinin çıkarılması (1928)

    -Kılık Kıyafet Kanunu’nun kabulü (3 Aralık 1934)

    -1924 Anayasası’na laiklik ilkesinin girmesi (1937)