Ülkemizdeki Enerji Kaynakları Nelerdir

Konusu 'Ödevim var' forumundadır ve Lavinia tarafından 17 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Ülkemizdeki Enerji Kaynakları Hakkında Bilgi

    Hidrolik: Türkiye’nin teknik olarak değerlendirilebilir hidrolik enerji potansiyeli 216 milyar KWH ve bunun 126 milyar KWH’ı ekonomik olarak değerlendirilebilir durumda. Halen bu potansiyelin yüzde 35’i değerlendirilmiş bulunuyor. 2020 yılında hidrolik enerji potansiyelinin yüzde 90’dan fazlasının değerlendirilmesi bekleniyor.

    Linyit: Türkiye, 7,339 milyon tonu görünür olmak üzere, toplam 8,375 milyon ton linyit rezervine sahip. Mevcut rezervin yüzde 68’i, 4.18–8.36 MJ/kg gibi düşük bir ısıl değere sahip olduğundan, üretilen linyitler ağırlıklı olarak termik santrallerde tüketiliyor. Bu rezervlerin, yaygın olarak bulundukları yörelerde temiz yakma teknolojilerine dayalı 100–150 MW’lık linyit santrallerinin kurulmasıyla güç üretiminde kullanılmalarına devam edilebilir.

    Bugünkü verilere göre linyitten elektrik üretim kapasitesi, yılda 116 milyar KWH civarında ve yerli kaynaklara tanınan öncelik çerçevesinde, bu değere 2018 yılında ulaşılması hedefleniyor. Ancak, kaynak çeşitlendirme ihtiyacına paralel olarak doğal gaz ve diğer kaynakların elektrik üretimindeki payı artıkça, linyitin payında azalmalar bekleniyor.

    Son yıllarda talebin beklenenden az gerçekleşmesi, alım garantili doğalgaz santrallerinin daha fazla çalıştırılmasına, bu durum da linyit santrallerinin kapasite kullanım oranlarının düşmesine neden olmuş görünüyor.

    Ham petrol ve doğal gaz: Son yıllarda, yeni petrol sahalarının keşfedilememesi ve mevcut petrol sahalarının da eski olması nedeniyle, ham petrol üretimi sürekli olarak düşüyor.

    Özellikle petrol aramaları, zor coğrafyalarda ve yüksek maliyetli olduklarından ciddi ihmale uğramış durumda. Doğal gazla birlikte petrol aramalarına çok daha fazla kaynak ayırmak gerekiyor.

    Taşkömürü: Türkiye taşkömürü rezervi, 560 milyon tonu görünür olmak üzere, toplam 1.35 milyar ton civarında. Isıl değeri 13,8–28,4 MJ/kilogram arasında. Üretimi Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) tarafından, Zonguldak havzasındaki 5 işletmede sürdürülüyor.

    Bu işletmelerden Kozlu, Karadon ve Üzülmez’de koklaşabilir, Amasra ve Armutçuk’ta ise koklaşmaya uygun olmayan niteliklerde kömür üretimi yapılıyor. Üretimde en önemli sorunu, doğal şartlar nedeniyle havzada karlı bir işletmecilik yapılmasının mümkün olmayışı oluşturuyor.

    Dolayısıyla, ülkede tüketilen taşkömürünün büyük bir bölümü ithal ediliyor. Özellikle, demir çelik fabrikalarında kullanılan yüksek ısıl değerli taşkömürü bu yolla karşılanıyor.

    Jeotermal: Türkiye dünyadaki jeotermal ısı kullanımı ve kaplıca uygulamalarında, Çin, Japonya, ABD ve İzlanda’nın ardından 5. sırada geliyor. İspatlanmış termal kapasitesi 3,173 MWt, muhtemel potansiyeli ise 31,500 MWt dolayında.

    Türkiye’deki jeotermal enerji kullanımı halen; şehir, konut, termal tesis, sera vb. uygulamalardaki toplam 665 MWt’lık 61,000 konut eşdeğeri merkezi ısıtma ve 327 MWt’lık 195 adet kaplıca kullanımı olmak üzere, toplam 992 MWt doğrudan ısı kullanımı ve 17,5 MWe’lik elektrik üretimi şeklinde.

    Güneş: Türkiye, 36–42 oN enlemleri arasında yer alan coğrafi konumuyla, güneş kuşağı içerisinde bulunuyor. Yüzeyine yılda düşen güneş enerjisi miktarı 977 x 1012 KWH kadar. Teknik potansiyeli 500, ekonomik potansiyeli ise 25 Mtep/yıl olarak tahmin ediliyor. Güneş enerjisinden toplayıcılar vasıtasıyla ısı üretiminde önde gelen ülkeler arasında. Ancak bu potansiyel, elektrik üretiminde henüz kullanılmıyor.

    Rüzgar: Türkiye’nin rüzgâr enerjisi açısından yaklaşık 400 milyar kWh/yıl brüt ve 120 milyar KWH/yıl teknik potansiyele sahip olduğu tahmin ediliyor. Ancak bu rakamların kesinleşmesi için ayrıntılı rüzgâr haritalarının tamamlanması gerekiyor. Halen, Çeşme, Çeşme-Alaçatı ve Çanakkale-Bozcaada’da kurulu toplam 19MW gücünde 3 adet rüzgar türbini çiftliği bulunuyor. 2002 yılı sonu itibariyle Türkiye’de rüzgâr enerjisinden elektrik üretimine yönelik yapılan başvuru sayısı 62 olup, bunların toplam kurulu gücü yaklaşık 1,8 GW kadar.

    Biyokütle: Türkiye’de biyokütle enerjisinin kullanımı, ağırlıklı olarak klasik yöntemlerle gerçekleştiriliyor ve modern yöntemlerin bu alandaki payının artırılmasına çalışılıyor.

    Toryum ve uranyum: Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTA) tarafından yapılan uranyum ve toryum etütleri sonucunda, Sivrihisar ilçesinin kuzey batısında Kızılcaören, Karkın ve Okçu Köyleri arasında 15 kilometrekarelik bir sahanın toryumun yanı sıra nadir toprak elementleri de içerdiği saptandı.

    Bugüne kadar yapılan aramalar sonucunda bulunan ve büyük kısmı Sorgun, Köprübaşı ve Demirtepe sahalarında olan uranyum cevherlerinin toplam rezervi 9129 tondur ve cevherin tenörü de sahaya bağlı olarak yüzde 0.04 ila yüzde 0,1 (U3O8) arasında değişiyor.