Vasıtalarda Nasıl Namaz Kılınır

Konusu 'Namaz İlmihali' forumundadır ve Demir tarafından 31 Temmuz 2014 başlatılmıştır.

  1. Vasıtalarda Namaz Nasıl Kılınır

    Seyahatlerde vasıta içinde namazın nasıl kılınacağını soran okuyucularıma: Bilindiği üzere, vasıta denince, içinde ayakta namaz kılınabilecek deniz otobüsleri akla geldiği gibi, koltukta oturmanın dışında hareket imkanı olmayan kara vasıtaları otobüsler de akla gelmektedir.

    İçinde ayakta namaz kılınabilecek deniz otobüsü ve benzeri vasıtalarda namaz bilinen şekliyle ayakta kılınır, bir farklılık akla gelmez, ihtiyaç da duyulmaz. Günümüzdeki deniz otobüslerinin kendilerine mahsus mescitleri dahi vardır. Kıbleyi gösteren işaretleri de mevcuttur. Yani seyahatlerde deniz otobüslerinde bir sorun yoktur.

    Ancak koltukta oturmak suretiyle seyahat ettiğimiz kara otobüslerinde ise akla gelen ilk tedbir, vasıtaya önce abdestli olarak binmektir. Çünkü abdestiniz varsa mecbur kalınca hemen namazı koltukta kılma imkanı da var demektir. Abdest yoksa koltukta da olsa namaz kılma imkanı yoktur. Bu mühim noktaya böylece dikkat çektikten sonra bu konuda karşılaşılacak ihtimalleri şöyle sıralayabiliriz:

    1- Yolculuk yapılan otobüsün namaz vakti çıkmadan bir yerde duracağı ümit ediliyorsa, namaz için beklenmelidir. Vakit içinde vasıtanın durduğu yerde hemen inip namazı yerde kılma tercih edilmelidir. Çünkü yerde kılınan namaz tamdır. Vasıta içinde koltukta kılınan ise eksiktir. Kıyamı, secdesi yarımdır. Tamı kılmak mümkün iken elbette yarımı tercih etmek uygun olmaz. Bu sebeple, sorumlulara namaz kılmak için müsait yerde durma isteği iletilmeli, vaktin sonunda da olsa farz namazları yerde kılmaya gayret gösterilmelidir.

    2- Vasıtanın durmayacağı kanaati kesinleşirse, namazı kazaya bırakmaktansa vakit çıkmadan oturulan koltukta namaz kılınmalıdır. Koltuktaki oturuş hali, namazda kıyam, biraz eğilmek rüku, biraz daha aşağıya eğilmek de secde sayılır. Bu sırada başın öndeki koltuğa dayanması gibi bir mecburiyet olmaz. Başın ayakların ucuna bakıyor şekilde öndeki boşluğa eğilmesi secde olarak yeterlidir.

    3- Koltukta oturduğu yerde namaza başlarken ilk tekbiri kıbleye yönelik olarak almak güzel bir başlangıç olur. Ancak bu mümkün olmuyorsa kıbleye yönelme mecburiyeti de kalkar. Böylece, otobüste abdestli bulunan, namazını oturduğu koltukta kolayca kılabilir. Kazaya bırakması gerekmez.

    4- Bütün bu kolaylıklara rağmen yine de namazını vasıta içinde kılma fırsatını kaçırmış olan kimse için yapılacak ilk iş, kılamadığı bu namazı en kısa zamanda vardığı yerde bulduğu ilk fırsatta hemen kaza ederek borçlu kalmamaya dikkat etmektir.

    5- Yolculuklarda kılınamayan namazlar, sonra kaza edilirken hep yolcu namazı olarak kılınır. Yani borç kaç rekat ise kaza edilecek namaz da o kadar olur.

    6- Yolcunun seferi kolaylığından istifade etmesi için gideceği mesafenin (90) kilometreden az olmaması gerekir. Bu miktardan kısa olan yolculuklarda seferilik hükümleri uygulanmaz. Bu miktar uzunlukta bir yolculuğa çıkan kimse, beldesinin sınırlarını çıkınca seferilik hükümleri başlar, dönüşte de aynı sınırlara gelince seferilik hükümleri bitmiş olur. Yani yolda dört rek'atlı farzları iki kılarken evine yaklaşınca bu kolaylık bitmiş, tam kılma hükümleri başlamış olur.

    7- İki evi olan insan, (evlerin arasındaki mesafe (90) kilometreyi bulursa) yolda seferi sayılır. Evlerinde seferilik sona erer.

    Ahmed Şahin