Vatan sevgisi ile ilgili hikaye kısa

Konusu 'Kısa Özet Bilgiler' forumundadır ve Ceren tarafından 2 Ekim 2015 başlatılmıştır.

  1. Ceren

    Ceren Süper moderatör

    Vatan sevgisi ile ilgili hikaye kısa ve öz


    VATAN SEVGİ İLE İLGİLİ HİKAYE-1

    ŞEMSİ NENE
    1954 yılında Sındırgı’dan Balıkesir’e geldik. Babam memurdu. Alt katta ev sahibi yaşlı bir kadının oturduğu iki katlı bir evin üst katını kiraladık. Ev sahibine Şemsi Nene diyorduk. Yani ismi Güneş idi. Evlendiğinde 16 yaşında imiş. Evlendikten üç gün sonra kocası gönüllü ihtiyat zabiti yani yedek subay olarak Çanakkale’ye gitmiş. Nene, kocasının Çanakkale’den, cepheden kendisine yolladığı “Şems’im, güneş’im…” diye başlayan mektuplarını evinin duvarlarına ve pencerelerine yapıştırmıştı. Her sabah bu silik, sararmış mektupları birer kere okur, her birini karşısında şehit kocasının ruhuna fatihalar gönderir, diz çöker yarım bıraktığı yerden kocasına hatim indirirdi.

    Nene hiç sokağa çıkmazdı. “Kocam giderken gençsin, güzelsin, ne olur ben gelinceye kadar sokağa çıkma. Gözüm arkada kalmasın, dedi. Nasıl sokağa çıkarım?” diyordu. Yıllar sonra o evden cenazesinin çıktığını duydum.

    Bir gün Şemsi Nene’yi beyaz bir gelinlik giymiş, boynuna iri incilerle dolu bir gerdanlık takmış, odasının köşesinde duran, o zamana kadar hiç oturmadığı hiç görmediğimiz bir sandalye üzerine otururken gördük. Babam: “Nene, nene pek süslenmişsin ya?” diye takıldı. Nene acı bir gülümsemeyle şu cevabı verdi: “Ben kocamla bugün evlendim. Bu inci yüz görümlüğüm. Gelinliğimi giydim. Kocamı bekliyorum.”

    Kocasıyla evli kaldığı üç gün boyunca nene gelinlikle sandalyede kocasını bekledi. Ömür boyunca öyle yaptığını öğrendik.

    VATAN SEVGİ İLE İLGİLİ HİKAYE-2

    İvrindili Ali Çavuş
    İvrindili Ali Çavuş aslen Kastamonu Cide’lidir. Babası Balkan Harbi’nde askere alınmış, sonra tehiz edilmeden Çanakkale’ye gönderilmişti. Harbin başlamasından kısa bir süre sonra Ali Çavuş da askere alınır. 17 yaşındadır. Önce İstanbul’a getirilirler. Kısa bir beklemeden sonra cepheye sevk edilirler.

    Bir ateş gününde, bir kan gününde, en şiddetli, en korkunç boğuşmaların olduğu bir günde taburlar kısa aralarla hücuma kaldırılmaktadır. Durmadan eriyen taburların yerine siperlerin taze kuvvetler gönderilmekte,ancak birkaç yaralı dönebilmekte, yerlerine yenileri gönderilmektedir.

    Ali Çavuş’un taburu da hücum sırası için siperdedir. O bekleme anında getirilen yaralı bir hemşerisine rastlar, ondan babasının kendilerinden bir öne hücuma kalkan taburda bulunduğunu öğrenir. Hücum emri verilir. İleri atılırlar. Boğazlaşma sürmektedir. Ali Çavuş beş yıldır görmediği babasını bir an olsun görebilmek için uğraşırsada korkunç kavga buna fırsat tanımaz. Ali Çavuş: “O gün akşam ateşkeste şehitlerin arasında babamı aradm, ama bulamadım.” der. O gün yedi bin şehit verilmiştir.


    VATAN SEVGİ İLE İLGİLİ HİKAYE-3

    Ali’nin annesi savaşan askerler için ekmek yaptı. Bir çuvala doldurup Ali’nin sırtına yükledi:
    —-Bak oğul, bu ekmekleri cephede savaşan askerlerimize götür, dedi.
    Ali , yolda giderken, Mustafa Kemal ATATÜRK, arabayla cepheye gidiyordu. Ali’ye sordu:
    —- Çocuk, nereye gidersin, sırtında ne var?
    Ali:
    —- Askerlerimize ekmek götürürüm amca, dedi.
    Atatürk:
    —- Ekmeğinden bir parça verir misin? dedi.
    Ali:
    —– Hayır veremem, onlar askerlerimizin ekmekleri, dedi.
    Ali, o amcanın kim olduğunu bilmiyordu, ayrıca saatlerdir yük taşıyordu , çok acıkmıştı ama ekmeklerden bir parça yememişti.
    Çocuğun çok aç ve yorgun olduğunu anlayan Atatürk , duygulandı gözlerindeki yaşı belli etmeden sildi, yanındakilere döndü:
    —– Türk milleti bu savaşı kazanır………, dedi.