Yardımlaşma İle İlgili Masal Kısa

Konusu 'Bilgi bankası' forumundadır ve Lavinia tarafından 7 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. Yardımlaşmayla ilgili masal

    Yardımlaşma hakkındaki masal örneğini konumuzun devamında okuyabilirsiniz..

    Adamın biri dünyayı dolaşmak istiyormuş Yanına bir kese para alıp düşmüş yollara Az gitmiş uz gitmiş Sonunda bir köye varmış Bu köyde çocuklar boynuna ip bağladıkları bir fareyle oynuyorlarmış Adam hayvana acımış Çocuklara biraz para verip fareyi kurtarmış
    Yoluna devam eden adam bir başka köye varmış Bu kez, çocukların bir eşeği zorla arka ayakları üstünde durdurmaya çalıştıklarını görmüş
    Onlara biraz para verip, zavallı eşeği kurtarmış
    Adam, yoluna devam etmiş Derken başka bir köye varmış Köyün delikanlılarının toplanıp ayı oynattıklarını görmüş
    Kalan parasını da ayı için verip ayıyı ormana salıvermiş
    Böylece adamın tüm parası bitmiş Parasız kalan adam yoluna devam etmiş Bir yandan da parasız pulsuz dünyayı nasıl dolaşacağını düşünüyormuş
    Birden karşısına o ülkenin kralının yaşadığı saray çıkmış Kraldan yardım istemek gelmiş aklına
    “Koskoca kralın hazinesinden biraz para istesem ne çıkar?” diye düşünmüş
    Saraya girip, kralın huzuruna çıkmış Dileğini iletmiş Ama kral çok cimriymiş Adamın, hazinesine göz diktiğini sanmış Çok öfkelenmiş
    Hemen askerlerine emir vermiş Zavallı adamı yakalatıp, zindana attırmış Ertesi gün, adam mahkemeye çıkarılmış Duruşma sonunda, adamın bir sandığa kapatılıp, yol kenarına bırakılmasına karar verilmiş
    Ertesi gün sabah erkenden adamcağızı sandığa kapatmışlar Üstüne kocaman bir kilit vurmuşlar Sonra dere kenarındaki ıssız bir yola bırakmışlar
    Askerler gittikten sonra adam olanca gücüyle bağırmış, yardım istemiş Ama boşuna Bu ıssız yerde onu kimse duymuyormuş Zavallı adam artık ölümü bekler olmuş
    Birden sandığın üstünden gelen tıkırtılarla irkilmiş Sanki biri kilidi kemiriyormuş Az sonra kilit kırılmış, kapak ağır ağır açılmış
    Adam kendisini kurtaranın bir süre önce çocukların elinden kurtardığı fare olduğunu görmüş Yanında da ayı ile eşek varmış
    Adam kendisini kurtaran hayvan dostlarına sevgiyle sarılmış Dere kıyısına oturmuşlar Adam başına gelenleri anlatırken kıyıdaki taşlardan birinin diğerlerinden daha parlak olduğunu fark etmişler Hemen taşı alıp incelemeye başlamışlar Ayı:
    - Şansımız varmış Bu, sihirli bir taş Artık her dileğimiz gerçekleşir, demiş
    Sonra taşı adama uzatmış ve bir dilek tutmasını istemiş Adam bir saray dilemiş ve o anda da dileği gerçekleşmiş
    Oradan kervanıyla geçen bir tüccar, bu ıssız yerde birden ortaya çıkan sarayı görünce çok şaşırmış
    “Yıllardır bu yoldan gelir geçermiş böyle bir sarayı görmemiştim" demiş Sonra da sarayın sahibiyle konuşmak amacıyla saraya girmiş
    Adamın karşısına çıkıp: - Bu sarayı, bu kadar kısa sürede nasıl yaptınız? Çok şaşırdım doğrusu! Diye sormuş
    — Ben yaptırmadım Her şey sihirli taşın sayesinde oldu, demiş adam da
    Düzenbaz tüccar:
    - Taşı bana satarsan tüm mallarımı sana veririm, demiş Adam razı olmuş, taşı vermiş
    Tüccar taşı alıp gitmiş 0 anda da tüm sihir bozulmuş Adam, kendini yeniden sandığın içinde bulmuş Taşı verdiğine pişman olmuş Ağlayıp sızlamış
    Az sonra sandığın üstünden tıkırtılar işitmiş Farenin yine kendini kurtarmaya geldiğini anlamış Ancak fare ne kadar uğraştıysa da bu kez kilidi açamamış
    Fare, eşek ve ayıyı bir telaştır almış Sevgili dostlarını sandığın içinden kurtarmanın bir yolu olmalıymış Düşünüp taşınmışlar Ayı:
    - Sihirli taşı geri almalıyız Başka çaremiz yok! Demiş Birlikte tüccarın sarayına yollanmışlar Saraya yaklaşınca ayı:
    - Fare kardeş sen kapı aralığından içeri bir bak Sihirli taşın yerini öğren Sonra onu almanın bir yolunu buluruz, demiş
    Bunun üzerine fare saraya girmiş Tüccarın yatak odasına kadar çıkmış Sihirli taş aynalı bir sehpanın üzerinde duruyormuş
    Taş duruyormuş durmasına ama iki öfkeli kedi de taşın yanında nöbet tutuyormuş
    Fare korkuyla oradan hemen uzaklaşmış Arkadaşlarının yanına dönünce gördüklerini anlatmış Kafa kafaya verip bir plan kurmuşlar
    Eşek:
    - Sen yine aynı şekilde içeriye girersin Orada bir deliğe saklanırsın, demiş
    Ayı:
    - Tüccar uyuyunca sessizce yatağa çıkıp, saçını çekiştirir, burnunu kemirirsin, diye devam etmiş
    Fare hemen işe koyulmuş Planladıkları gibi tüccarın uyumasını beklemiş Sonrada çıkıp burnunu kemirmiş Saçlarını çekiştirmiş
    Korkuyla uyanan tüccar:
    - Fareler burnumu kemiriyor! Bu sersem kediler hiçbir işe yaramıyor! Diye bağırıp çağırmış Sonra da kedileri saraydan kovmuş
    Ertesi akşam, tüccarın, uykuya daldığı saatlerde üç arkadaş saraya girmişler Aynalı sehpanın üzerinde duran sihirli taşı sessizce almışlar
    Geldikleri gibi kimse duymadan sarayı terk etmişler Bir an önce sandığa ulaşmak için olanca güçleriyle koşmuşlar, koşmuşlar
    Karşılarına bir nehir çıkmış Eşek:
    - Eyvah, nehri nasıl aşacağız? Diye endişelenmiş
    Ayı sakin sakin:
    - Ben yüzme biliyorum Sen benim sırtıma çıkarsın Ağzına da sihirli taşı alırsın Fare kardeşi de başına oturtursun Kolayca nehri aşarız, demiş
    Böylece birlikte yüzmeye başlamışlar Onların bu hali kuşları, kurbağaları çok güldürmüş
    Neşe içinde yüzmeye devam ederken, ayı başlamış böbürlenmeye:
    - Ne kadar da cesuruz değil mi arkadaşlar? Bizden daha yürekli kim var şu ormanda? Bu sözlerine fare de katılmış Ama eşek ağzını açamadığından onlara katılamıyormuş Ayı:
    Neden cevap vermiyorsun? Bu yaptığın çok ayıp eşek kardeş! demiş Bu sözlere daha fazla dayanamayan eşek konuşmak için ağzını açınca dilek taşını suya düşürmüş:
    - Şu yaptığına bak! Sana cevap vereceğim diye taşı suya düşürdüm, diye ayıya kızmış
    Ayı, sakin sakin:
    - Telaş etmeyelim Bir çaresini bulur, taşı sudan çıkarırız Önce kıyıya çıkalım, demiş
    Kıyıya varınca kafa kafaya verip düşünmüşler Ayı:
    - Bütün kurbağaları çağıralım Onlardan yardım isteyelim, demiş Sonra, eşek tüm kurbağalara seslenmiş:
    - Bize yardım edin arkadaşlar! Sihirli taşı bulamazsak hayvan sever dostumuz ölene dek sandıktan çıkamayacak, demiş
    -Bu sözleri duyan kurbağalar suya dalıp buldukları tüm taşları kıyıya çıkarmışlar Kıyıya yığılan taşların arasından bir tanesi pırıl pırıl parlıyormuş Fare:
    - Yaşasın! Aradığımız taş işte burada! diye bir çığlık atmış
    Olanlar ayıyı çok duygulandırmış Söz alıp, dayanışmanın ve yardımlaşmanın önemini belirten bir konuşma yapmış
    Kurbağaların davranışlarını övmeyi de unutmamış
    Daha sonra üç arkadaş sandığı açıp, hayvan dostu arkadaşlarını kurtarmışlar Taşı da ona vermişler Adam, taştan tekrar sarayında olmayı dilemiş Dileği anında gerçekleşmiş 0 bölgenin de kralı olmuş Yardımsever üç arkadaşıyla birlikte ömür boyu mutluluk içinde yaşamış.

    Alıntıdır