Yaşadığımız yerdeki beşeri unsurlar hakkında bilgi

Konusu 'Öğrenci Web' forumundadır ve Nehir tarafından 12 Mayıs 2014 başlatılmıştır.

  1. Yaşadığımız yerdeki beşeri unsurlar nelerdir

    Yaşadığımız yerde, çevremizde gördüğümüz dağ, tepe, akarsu, hayvanlar doğal çevremizi oluşturmaktadır.
    Doğal Unsurlar
    insan etkisi olmadan kendiliğinden meydana gelmiş varlıklara, yeryüzü şekillerine doğal çevre denir (Dağ, ova, vadi, körfez, ada, göl vb.).
    Yeryüzüne baktığımızda her yerin aynı yükseklikte olmadığını görürüz. Bu şekillerin hepsine birden yeryüzü şekilleri denir.
    Yeryüzündeki bütün yükseklikler deniz seviyesine göre hesaplanır. Deniz seviyesi sıfır olarak kabul edilir.
    Türkiye’nin ortalama yükseltisi fazladır. Yükselti, batıdan doğuya doğru gidildikçe artar. Dağlar kıyıya paralel olarak uzanır. Ege kıyılarında dağlar denize dik olarak uzanır.
    iç ve Doğu Anadolu’da sönmüş volkanlar vardır.
    Ülkemiz, yükseltisi fazla olmasına karşın geniş düzlüklere de sahiptir. Yeryüzü şekilleri çeşitlilik gösterir.
    Dağ: Çevresine göre 500 m’den yüksek olan yeryüzü şekilleridir. Kimi dağlar, bulunduğu yerde tek başına yükselir. Bu dağlara tek dağ denir. Örneğin Erciyes Dağı, Murat Dağı. Bazı dağlar ise sıralar hâlinde uzanır. Bu dağlara da sıradağ denir. Örneğin; Toroslar, Doğu Karadeniz Dağları.

    Ova: Çevresine göre alçakta kalmış, vadilerle derin yarılmamış düzlüklerdir.
    Bu yerlerde akarsular derin vadiler açmadan yüzeyden akarlar. Dolayısıyla sular kabardığında bu yerler sular altında kalır. Yudumuzda çoğunlukla kıyı ovaları olduğu gibi iç kısımlarda yüksekte kalan ovalar da vardır. Alçak kıyı ovalarımızda sel baskınları daha çok görülür.

    Kıyı Ovaları: Akarsuların denize dökülürken oluşturduğu ovalardır. Örneğin; Çarşamba, Bafra, Çukurova.
    Yüksek Ovalar: Yükseltileri 500-2000 m ve denizden uzaktaki ovalardır. Örneğin; Erzincan, Malatya, Muş ovaları.

    Plato: Çevresine göre yüksekte kalmış, derin akarsu vadileriyle yarılmış düzlüklerdir. Yurdumuzun iç ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri geniş platolarla kaplıdır

    Akarsu: Yağmur, eriyen kar suları ve kaynaklardan oluşan suların hemen hemen hepsi yeryüzünde bir eğim boyunca akar. Bu sulara akarsu denir. Akarsuların bazıları denize, bazıları da göllere dökülür. Bir kısmı da buharlaşarak kaybolur veya bir bataklıkta son bulur.
    Yurdumuzun akarsuları hızlı akışlıdır ve baraj yapmaya elverişlidir. Suları bazen çok, bazen az aktığı ve eğim fazla olduğu için akarsularımızda taşımacılık yapılmaz.
    Boyları kısa, suları az olan akarsulara dere denir. Derelerin birleşmesiyle çaylar, çayların birleşmesi ile ırmaklar (nehirler] oluşur.
    Yurdumuzdaki akarsular şunlardır:
    j
    • Karadeniz’e dökülen akarsular: Kızılırmak, Yeşilırmak, Çoruh, Sakarya, Filyos, Bartın çayı.
    • Akdeniz’e dökülen akarsular: Aksu, Göksu, Seyhan, Ceyhan, Dalaman, Asi, Manavgat çayı.
    • Marmara Denizi’ne dökülen akarsular: Susurluk, Gönen çayı.
    • Basra Körfezi’ne dökülen akarsular: Dicle, Fırat.
    • Hazar Denizi’ne dökülen akarsular: Kura ve Araş.
    • Kaynağı ülkemizde olup sınırlarımız dışında dökülen akarsular: Fırat, Dicle, Kura, Araş, Çoruh.

    Göl: Yeryüzündeki çukurlukların bazılarında sular birikir ve gölleri oluşturur. Göllerin bazılarının suyu tatlı, bazılarının tuzlu ve bazılarınınki de sodalı ya da acıdır. Örneğin; Beyşehir Gölü’nün suyu tatlı, Tuz Gölü’nün suyu tuzlu, Van Gölü’nün suyu sodalı, Burdur Gölü’nün suyu acıdır

    Beşerî Unsurlar
    insanların doğayı değiştirerek ortaya koyduğu ürünlere beşerî unsur denir. Köprüler, barajlar, tüneller, binalar beşerî unsurlardır.
    insan etkisi olmadan, ani ve kontrol edilemeyen olaylara doğal afet denir. Deprem, erozyon, sel baskını, heyelan (toprak kayması), çığ doğal afettir.
    Deprem: Yer kabuğunun kırılma hareketleridir. Yurdumuz deprem bölgesindedir. Depremin oluşumunu engelleyemez, zamanını bilemeyiz. Ancak önlem alarak ve deprem sırasında yapmamız gerekenleri bilerek zararlarını azaltabiliriz.
    Deprem Sırasında Yapılması Gerekenler:
    Depremi hissettiğimiz anda sakin olmalı, paniğe kapılmamalıyız. Balkon, merdiven boşluğunda durmamalı, asansöre binmemeliyiz. Pencereden uzak durmalıyız. Buzdolabı, mutfak tezgâhı gibi güvenli yerlerde kollarımızla başımızı koruyarak çömelmeliyiz. Depremin bitmesini beklemeliyiz.

    Deprem Sonrasında Yapılması Gerekenler
    Sarsıntı bittiğinde binadan çıkılmalıdır. Deprem çantası ve kimlik belgesi alınmalıdır. Yanıcı maddelerle oynanmamalıdır.
    Çığ: Dik yamaçlı dağlardaki büyük kar kütlelerinin aşağı doğru kayması sonucu oluşur. Çığdan korunmak için çığ tehlikesi olan yerlere yerleşim yapılmamalıdır. Dik yamaçların teraslanması ve ağaçlandırılması gereklidir. Bitki örtüsü korunmalıdır.

    Heyelan (Toprak Kayması): Eğimi fazla olan, çok yağış alan yamaçlardaki taş, toprak ve kayaların koymasıdır. Korunmak için yamaçlar basamaklandırılarak ağaçlandırılmalı, yol kenarlarına duvar örülmelidir. Heyelan tehlikesi olan yerlere yerleşim yapılmamalıdır.

    Erozyon: Toprağın su, rüzgâr gibi etkenlerle sürüklenerek taşınmasıdır. Arazinin engebeli olması, orman alanlarının azalması ve çok yağış olması erozyona neden olur. Erozyonu önlemek için ağaçlandırma ve teraslama yapılmalıdır. Yamaçlarda arazi eğime ters yönde sürülmelidir. Akarsular üzerine barajlar yapılmalıdır.

    Sel Baskını: Şiddetli yağmur, eriyen kar suları nedeniyle akarsuyun tasmasıyla oluşur. Korunmak için ağaçlandırmaya önem verilmeli, akarsulara barajlar yapılmalıdır.