Yol İle Alakalı Atasözleri

Konusu 'Atasözleri ve Deyimler' forumundadır ve Nehir tarafından 9 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Yol İle İlgili Atasözleri

    *** abdalın karnı doyunca gözü pabucundadır (yolda olur)
    çıkarına düşkün kimselerin arkadaşlığı işi bitinceye kadardır.

    *** acele ile yürüyen yolda kalır
    iş yaparken acele eden şaşırır, işini bitiremez.

    *** aç at yol almaz, aç it av almaz
    iş gördürdüğünüz kimselerin haklarını tam olarak vermezseniz kendilerinden yararlanamazsınız.

    *** ağır git ki yol alasın
    bir işte başarılı olmak isteyen kimse, ağır ağır ama güvenilir adımlarla yürümelidir.

    *** akıl için yol (tarik) birdir
    doğruyu bulmak için aklın izleyeceği bir tek yol vardır, bu yoldan gidenlerin hepsi aynı sonuca varır.

    *** akılsız köpeği (ahmak iti) yol kocatır
    iyice düşünülmeden, tasarlanmadan yapılmaya çalışılan iş sırasında birçok sorun ortaya çıkar ve kolay bir iş bile zorlaşır.

    *** aklın yolu birdir
    iyi düşünüldüğünde ayrı ayrı kimselerce varılacak sonuç hep aynıdır.

    *** araba devrilince (kırıldıktan sonra, kırılınca) yol gösteren çok olur
    iş işten geçtikten sonra verilen öğüdün değeri yoktur.

    *** at yiğidin yoldaşıdır
    bir insanın atı daima onun yanındadır ve zor anlarında ona yardım eder.

    *** atın varken yol tanı, ağan varken el tanı
    elde imkân varken gezip dolaşmak, dost edinmek gerekir.

    *** avcı ne kadar hile (al) bilse ayı o kadar yol bilir
    bir kişi başkasını alt etmek için çeşit çeşit ustalık kullanır ama karşısındaki de yenilmemek için türlü önlemler alır.

    *** azıksız yola çıkanın gözü el torbasında kalır
    ileride gereksinim duyacağı şeyleri zamanında hazırlamayan kişi, hazırlık yapan diğer insanlardan yardım bekler.

    *** borç ödemekle (vermekle), yol yürümekle tükenir
    birden ödenemeyen bir borç azar azar verilerek ödenebilir.

    *** can canın yoldaşıdır
    insan tek başına yaşayamaz, konuşup görüşmek için arkadaş arar.

    *** çiftçiye yağmur, yolcuya kurak; cümlenin muradını verecek Hak
    kullar Tanrı’dan kendilerine gerekli olan şeyleri dilerler, bu dilekleri kabul edecek olan Tanrı’dır.

    *** çok el ya yağmaya ya yolmaya
    çok kimsenin katılmasıyla yağma ve yolmadan başka bir iş başarılamaz.

    *** dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar
    yenilmesi imkânsız gibi görünen zorlukların da üstesinden gelinir.

    *** danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış
    bilmediği şeyi bir bilene soran, en zor işlerin bile üstesinden gelir; sormayan ise güçlükler içinde yuvarlanır gider.

    *** danışan dağı aşmış, danışmayanın yolu şaşmış
    bilmediği şeyi bir bilene soran, en zor işlerin bile üstesinden gelir; sormayan ise güçlükler içinde yuvarlanır gider.

    *** deli ile çıkma yola, başına getirir bela
    deli, kendisiyle arkadaşlık edenin başına çeşit çeşit dert açar.

    *** elmanın dibi göl, armudun dibi yol
    dıştan birbirine benzeyen her şeye aynı işlem uygulanamaz, her biri özelliğine göre ayrı bir davranış ister.

    *** erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer
    kendini bir erkeğe beğendirmek isteyen kadın, ona güzel yemekler hazırlamalıdır.

    *** erken kalkan (çıkan) yol alır, er evlenen döl alır
    yapacakları işe erken başlayanlar kazançlı olurlar.

    *** eşeği yoldan çıkaran sıpanın oynaması
    çocuklarının düzensiz davranışı, anne babayı rahatsız eder.

    *** eşek (eşkin) eve gelmiş, yorga yolda kalmış
    düzenli ve sürekli çalışan güçsüz kimse, düzensiz ve süreksiz çalışan güçlü kimseden daha başarılı olur.

    *** gönülden gönle yol vardır
    sevgi karşılıklıdır.

    *** hâl hâlin yoldaşıdır
    aynı durumdaki kimseler, birbirlerinin hâlini daha iyi anlarlar.

    *** hancı sarhoş yolcu sarhoş
    kimin ne yaptığı ne ettiği belli değil.

    *** herkesin ettiği yoluna gelir
    bir kimse başkasına ne yaparsa kendisi de aynı şeyle karşılaşır.

    *** kalbin yolu mideden geçer
    bir kimsenin sevgisi kazanılmak istendiğinde ona güzel yiyecekler ikram edilmelidir.

    *** kalpten kalbe yol vardır
    sevgi karşılıklıdır.

    *** paran varsa cümle âlem kulun, paran yoksa tımarhane yolun
    zengin olana herkes hizmet eder, fakir olana ise kimse yüz vermez.

    *** pulsuz iş, yolsuz iş
    karanlık işler çeviren, yasal olmayan yollara sapar.

    *** sıçan geçer yol olur
    bir iş için kötü bir yol açılırsa artık herkes o yolu tutar.

    *** su testisi su yolunda kırılır
    bir kişi amaç edindiği işte kazaya uğrar.

    *** tekerlek kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur
    sonucu kötü çıktıktan sonra bir davranış üzerine akıl öğreten çok bulunur.

    *** varsa (var mı) pulun herkes kulun; yoksa (yok mu) pulun dardır yolun
    zengin olana herkes hizmet eder, fakir olana ise kimse yüz vermez.

    *** yedi adım yolun, bir yudum suyun hakkı vardır
    iki insanın tanışıp kaynaşması ve aralarında bir dostluk bağı oluşması için özel bir kurala, yola, yönteme gerek yoktur, kısa bir yolculuk, küçük bir ikram bile bu yakınlığı sağlayabilir.

    *** yol bilen kervana katılmaz
    bir işi kendi başına yapabilecek olan başkalarının yardımına gerek duymaz.

    *** yol bilenle yürüyen, yorulmaz
    bir işi yoluyla, yöntemiyle yapan kolay yapar.

    *** yol ile giden yorulmaz
    bir işi yoluyla, yöntemiyle yapan kolay yapar.

    *** yol sormakla bulunur
    bir işte izlenecek doğru yol, bilenlerden sorularak öğrenilmelidir.

    *** yol yürümekle, borç ödemekle (vermekle) (tükenir) (biter)
    birden ödenemeyen bir borç azar azar verilerek ödenebilir.

    *** yolcu yolunda gerek
    1) vakit geçirmeden yola devam edilmeli;

    *** yoldan giden yorulmaz
    bir işi yoluyla, yöntemiyle yapan kolay yapar.

    *** yoldan kal, yoldaştan kalma
    yolculukta arkadaş çok önemli olduğundan insan, iyi bir arkadaşla yolculuk yapmak için gerekirse yolculuğunu ileri bir tarihe bırakmalıdır.

    *** zengin arabasını dağdan aşırır, fakir düz ovada yolunu şaşırır
    zengin, para gücüyle güçlükleri yenerken yoksul, parasızlık yüzünden en kolay işi bile başaramaz.

    *** zengin arabasını dağdan aşırır, züğürt ovada yolunu şaşırır
    zengin, para gücüyle güçlükleri yenerken yoksul, parasızlık yüzünden en kolay işi bile başaramaz.