Kompozisyon Yunus Emre ve İnsan Sevgisi İle İlgili Kompozisyon

Konusu 'Zengin Bilgiler' forumundadır ve Nehir tarafından 30 Ekim 2015 başlatılmıştır.

  1. Yunus Emre ve İnsan Sevgisi Kompozisyon

    İnsan bir “sevgi” varlığı’ dır, tin ile gövde gibi iki ayrı tözden kurulmuştur. Tin tanrısaldır, ölümsüzdür, gövdede kaldığı sürece geldiği özün ve yüce kaynağa, tanrısal evrene dönme özlemi içindedir. Gövde dağılır, kendini kuran öğelere ayrılır.İçinde insanın da bulunduğu tüm varlık evreni toprak, su,ateş ve yel gibi dört ilkeden kurulmuştur. Bu dört ilke yaratılmıştır, yaratıcı da Tanrı’ dır. Tanrı, bu dört ilkeyi yarattıktan sonra,ayrı ayrı oranlarda birleştirerek varlık türlerinin oluşmasını sağlamıştır. İnsan sevgi yoluyla Tanrı’ ya ulaşır, çünkü insanla tanrı arasında özdeşlik vardır. Ancak, insanın bu madde evreninde bulunması, tinin tanrısal kaynaktan uzak kalması bir ayrılıktır.Bu ayrılık insanı, yaşamı boyunca Tanrı’ yı düşünme, ona özlem duyma olaylarıyla karşı karşıya getirilmiştir.Gerçekte insan- Tanrı – everen üçlüsü birlik içindedir, var olan yalnız Tanrı’ dır,türlülük bir ‘görünüş’ tür. Çünkü Tanrı, kendi özü gereği, bütün varlık türlerini kapsar, her varlıkta yansır. Evreni kuran öğelerle insanın gövdesini oluşturan ilkeler özdeştir. Bu özdeşlik Tanrısal tözün bütün varlık türlerinde, biçimlendirici bir öğe olarak bulunmasından dolayıdır. Tanrısal tözün nesnel varlıklarda bulunması bir ‘yansıma’ niteliğindedir, çünkü Tanrı yarattığı nesnede yansıyınca ‘oluş’ gerçekleşir.
    Sevgi insanda birleştirici, bütünleştirici bir eğilim niteliğindedir. Yunus Emre, sevgiyi Tanrı ve onun yarattığı tüm varlıklara karşı duyulan bir yakınlık, bir eğilim diye anlar. Sevgi ereği yüce Tanrı’ ya ölümsüz olana kavuşmak, onun varlığında bütünlüğe ulaşmaktır. Tanrı insanla özdeş olduğundan kendini seven Tanrı’ yı,
    Tanrı’ yı seven kendini sever. Çünkü sevgi kendini başkasında, başkasını kendinde bulmaktır. Sevginin olmadığı yerde, öfke,kırgınlık, çözülme ve birbirinden kopukluk gibi olumsuz durumlar ortaya çıkar. Sevginin değerini yalnız seven bilir, sevmek de bir bilgelik, bir olgunluk işidir. Yeterince aydınlanmamış , Tanrı ışığından yoksun kalmış bir gönülde sevginin yeri yoktur. Bütün varlık türlerini birbirine bağlayan, onları Tanrısal evrene yönelten sevgidir. Sevgi bir çıkar aracı olmadığından seven karşılık beklemez. Dost kişi gerçek seven kimsedir (âşık). Dost başka bir anlamda da Tanrı’ dır, kişinin gönlünde ışıyan tözdür.
    Yunus Emre’de yaşamak tanrısal tözün bir yansıması olan evrende sevinç duymaktır. Çünkü, bütün varlık türlerinde Tanrı görünmektedir, bu nedenle severek, düşünerek yaşamayı bilen kimse her yerde Tanrı ile karşı karşıyadır. Yaşamak belli nesnelere bağlanmak, yalnız gelip geçici varlıkları edinmek için çırpınmak değildir. Böyle bir yaşama biçimi kişiyi Tanrısal tözden uzaklaştırdığı gibi yetkinlikten, bilgelikten de yoksun kılar Yunus Emre’nin dilinde bilge kişinin adı ‘eren’ dir. Eren barış içinde yaşamayı, bütün insanları kardeş görmeyi , kendini sevmeyeni bile sevmeyi bilen kişidir. Onun gönlü yalnız sevgiyle, dostluk duygularıyla doludur. Evreni bir tanrısal görüş alanı olarak bildiğinden, erenin evrene karşı da sevgisi, saygısı vardır. Erenin gözünde insan bir küçük evrendir, büyük evren ise Tanrısal tözün kuşattığı sonsuz varlık alanıdır. Eren olma aşamasına ulaşmış kişide erdem, alçakgönüllülük, eli açıklık, yetkinlik, olgunluk bir bütünlük içinde bulunur.


    Yunus Emre zor günlerin aşılmasında halkın moralini ve manevi yapısını güçlendirenlerin en başlarında yer almıştır. Sadece kişi veya kişileri değil, insanlığı ve tüm dünya insanlarını kucakladığını şiirlerindeki üstün duygularla birbirlerini tamamlayan mesajlar halinde adeta ilan etmiştir. Bu ilkeleriyle de daima insanlık anlayışı ve sevgisi içinde olmuştur. O’ tüm dünya insanlarının özgürlüğü için kardeşlik duygularıyla dolu “İnsanlık” ve “İnsancıllık”savaşı vermiştir.
    Denebilir ki Yunus Emre:
    Tüm dünya insanlarına o yolda gelişmeleri için insancıl olma şeklinin mesaj ve dersini de vermiştir. Başka bir deyişle: Yunus Emre “ İnsan sevgisi tohumunu” kendi ilkeleriyle tüm dünyaya eken ve yayan ilk insan olmuştur.
    Önemli olan şudur: Yunus Emre insan sevgisi çağırışını sadece İslam alemine değil din ve ırk ayrımı yapmaksızın tüm dünya insanlarına karşı yapmıştır.
    Yunusa göre her doğan çocuk önce yüce Allah’ın kulu olarak dünyaya gelir o halde her kul için ırk , renk,dil,ve din ayrımı yapılmamalıdır.