Zübeyr Bin El Avvam Hayatı

Konusu 'Hayat hikayeleri' forumundadır ve Nehir tarafından 13 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. zübeyr b. el-avvam hayatı

    Zübeyr b. el-Avvam b. Huveylid b. Esed b. Abdi'l-Uzza b. Kusayy b. Kilâb b. Mürre b. Ka'b. b. Lüeyy el-Kurasî el-Esedî. Büyük oglu Abdullah'tan dolayi "Ebû Abdillah" diye çagrilirdi. Peygamber (s.a.s)'in dostu ve havarisi (yardimcisi) ayni zamanda halasi Safiyye binti Abdulmuttalib'in ogludur.

    Cennetle müjdelenen on kisiden biridir. Hz. Ömer'in vefatindan sonra halife seçimini gerçeklestirmeleri için tayin ettigi alti kisilik "Ashabü's sûra" (danisma kurulu) üyelerindendir. Annesi kendisini "Ebu't-Tâhir" diye çagirirdi. Fakat Zübeyr (r.a) kendisini oglu Abdullah ile künyelendirmis ve bu künye ile taninmistir (el-Askalânî el-Isâbe fi Temyizi's Sahâbe Beyrut t.y. III 5; Ibn Hisâm Sîre Misir 1955 I 250; Buharî Fedâilü Ashâbi'n-Nebî 13; Ibn Abdi'l-Berrel-Istiâb fî Ma'rifeti'l-Ashâb Kahire t.y. II 510; Ibn Sait Tabakâtü'l-Kübra Beyrut1957 III 100).

    Zübeyr Hz. Ebu Bekir'in Islâm'a girmesinden kIsa bir müddet sonra müslüman olmustur. Ilk müslümanlarin dördüncüsü veya besincisidir. Ancak ne dogum tarihi ne de kaç yasindayken müslüman oldugu kesin olarak bilinmemektedir. Muhtelif kaynaklar müslüman oldugu sirada onun 8-16 yaslari arasinda bulundugu söylerse de bu tahminlerin dogrulugu süphelidir. Zira babasi Avvam b. Huveyfid'in Ficar savaslarindan birinde (kuvvetli bir ihtimalle dördüncü ve son savasta) öldürüldügü onu öldürenin de Mürre b. Muatab es-Sakafi oldugu kabul edIlmektedir. Bazi kaynaklarda Zübeyr (r.a)'in Hz. Afi Talha ve Sa'd b. Ebi Vakkas ile ayni yilda dogdugu ifade edIlmektedir (el-Endelüsî el-Ikdü'l-Ferîd Beyrut t.y. VI 92; Ibn Kuteybe el-Maârif Lübnan1970 96; el-Askalânî a.g.e. III 5; Ibnü'l-Esir Üsdü'l-Gâbe fî Ma'ifeti's-Sahabe Kahire 1970 II 250; Ziriklî el-A'lâm Beyrut 1969 III 74; Ibn Abdi'l-Berr a.g.e. II510-511; Ibnü'l-Cevzi Safvetü's Safve Haleb1969 I 342; Butrus el-Bustânî Dâiretü'l-Maarif IX 177).

    Son Ficar savasi Hire hükümdari dördüncü Münzir'in oglu Numan Ebû Kâbûs'un saltanati (585-614) sirasinda meydana gelmistir. Ficar savasi basladigi zaman kimi rivayetlere göre Peygamber (s.a.s)14-15 yaslarinda kimi rivayetlere göre ise daha küçük yaslardaydi. Son Ficar savasinda ise O'nun 14-20 yaslarinda oldugu gelen rivayetler arasindadir (Ibn Hisâm a.g.e. II 89; Ibnü'l-Esîr el-Kâmil fi't-Tarih trc. Istanbul 1986 I 511).

    Son Ficar savasi ile Peygamber (s.a.s)'in Mekke'lileri Islâm'a davet etmeye basladigi 610 yili arasinda yirmi küsûr yil vardir. Buna göre Ilk müslümanlardan olan Zübeyr (r.a)'in bu tarihte yirmi yasindan büyük olmasi gerekir.

    Zübeyr'in babasi ölünce amcasi Nevfel onun velâyetini üstlenmisti. Küçük yasta yetim kalan Zübeyr'i annesi çok döverdi. Amcasi da onu savunur dövmesine engel olmaya çalisirdi. Ancak Zübeyr büyüyüp müslüman olunca onu karsi bu sevgisi öfkeye dönüstü. Öyle ki Islâm'dan dönmesi için onu bir hasira baglayip asar ve ates yakarak dumanla ona iskence ederdi (el-Askalâni a.g.e. III 5; Ibn Sa'd a.g.e. III 101).

    Zübeyr 615 yilinda Mekkeli müslümanlarla birlikte Habesistan'a hicret etmistir. Medine'ye hicretten sonra muhacirlerle ensâr arasinda kardeslik tesis edildigi zaman Zübeyr ile Seleme b. Selâme b. Vaks kardes ilan edIlmisti (Ibn Abdi'l-Berr a.g.e. II 511). Baska rivayetlerde ise Rasûlüllah'in; Abdullah Ibn Mes'ûd veya Talha ya da Ka'b b. Mâlik'le Zübeyr arasinda kardeslik tesis ettigi ifade edIlmektedir (Ibn Sa'd a.g.e. III 102; Ibn HIsam a.g.e. I505).

    Bedir günü müslümanlarin sayili birkaç ati vardi. Bunlardan biri de Zübeyr'in Ya'sub adli ati idi. O gün bir çok müsrIki öldürmüstür ki bunlardan biri "Kureys'in aslani Muttalibogullari aslani" diye bilinen amcasi Nevfel idi (Ibn HIsama.g.e. I 666 708; Ibn HIsam Cemheretü Ensâbi'l-Arab Kahire 1982 120).

    Zübeyr'in oglu Abdullah babasi ile ilgili olarak su olayi anlatiyor: "Ahzâb günü ben ve Ebû Seleme'nin oglu Ömer (çocuk oldugumuzdan) kadinlarin yaninda birakIlmistik. Bir de baktim ki babam Zübeyr atinin üstünde Iki yahut üç kere Kurayza ogullarina gidip geldi. Evimize döndügümüzde babama: Babacigim! Ben seni Benî Kurayza yurduna gidip gelirken gördüm dedim. Babam: Sen beni öyle gördün mü evlâdim? dedi. Ben de Evet dedim. Babam: Rasûlüllah (s.a.s); "Benî Kurayza ya kim gider de onlarin haberini bana getirir" dedi. Ben de gittim. Döndügümde Rasûlüllahanasi ile babasini bir arada zikrederek Ânam babam sana feda olsun" dedi (Buharî Fedâilü Ashâbi'n-Nebi 13).
     

  2. Yermük Vakasi gününde Peygamber'in sahâbîleri Zübeyr'e hitaben:

    "Ey Zübeyr! Rumlara siddetli bir saldiri yapmazmisin ki biz de seninle beraber siddetli bir saldiri yapalim" dediler. Bunun üzerine Zübeyr (r.a) Rumlar üzerine siddetli hamleler yapti. Bu hamleler sirasinda Rumlar Zübeyr'in omuz köküne Iki darbe vurdular. Bu Iki genis yara arasinda Bedir'de yedigi bir darbenin çukurlugu vardi ki oglu Urve; "Ben çocukken bu darbenin yerine parmaklarimi sokar oynardim" demistir (Buharî Fedâilü Ashâbi'n-Nebi 13).

    Zübeyr Misir fethinde de önemli bir rol oynamistir. Nitekim halife Hz. Ömer 642'de Misir'in Babilin kalesini kusatan Amr Ibnü'l-Âs'a yardim için onu onbin kisilik bir kuvvetle göndermistir. Misir'in o zamanki hükümet merkezi olan Heliopolis de Zübeyr tarafindan alinmistir (Ibnü'l-Esîr el-Kâmil Istanbul 1985 II 5 15 vd; 0A XIII 635).

    Zübeyr'in Hz. Osman'a bas kaldiran Misirlilarin Medine'de gerçeklestirdikleri hareketlerde Osman'in sehid edilisine kadar ise aktif olarak karismadigi bazi rivayetlere göre; hem kendisinin hem de Hz. Ali'nin Hz. Osman'i korumak üzere ogullarini gönderdikleri ifade edIlmistir.

    Hz. Osman'in sehid edIlmesinden sonra ashabin büyük bir çogunlugu Hz. Ali'ye bey'at etmislerdir. Zübeyr ile Talha da bey'at edenler arasindadir. Bazi rivayetlere göre bu Ikisinin Hz. Ali'ye Istemeyerek bey'at ettikleri görülüyor.

    Anlatildigina göre Zübeyr ve Talha bey'at isi bittikten sonra Hz. Ali'ye gelerek; "Sana hangi hususta bey'at ettigimizi biliyor musun?" derler. Hz. Ali: "Evet; dinlemek ve itaat etmek üzere. Ebû Bekir Ömer ve Osman'a hangi hususta bey'at ettiyseniz onun üzerine" der. Onlar ise: "Hayir biz sana Iste ortak olmak üzere bey'at ettik" derler. Hz. Ali onlarin bu Isteklerini reddeder. Bu defa Kureys'ten rastladiklari bir cemaata Hz. Ali hakkinda ileri geri konusurlar. Bu dedikodulari duyan Hz. Ali Abdullah b. Mes'ud'u çagirtarak onun görüsünü sorar. Abdullah; "Görüyorum ki valilik istiyorlar. Sen de Zübeyr'e Basra valiligini Talha'ya da Kûfe valiligini ver" diyerek Hz. Ali'ye tavsiyede bulunur. Hz. Ali bunu siddetle reddeder. Bilahare Zübeyr'le Talha Hz. Ali'ye gelerek umre yapmak üzere Mekke'ye gitmek için izin Isterler. Hz. Ali asil maksadlarini bildigi halde onlara izin verir (Ibn Kuteybe el-Imameti ve's-Siyâse 51; Ibnü'l-Esîr a.g.e. III 195 vd).

    Bundan sonra Zübeyr Talha ve Hz. Âise'nin Siffin Savasinda Hz. Ali'ye karsi cephe aldiklari görülmektedir. Hz. Alionlari karsisinda görmek Istemediginden ikna etme yollarini ariyordu. Bir ara Zübeyr'le karsilasinca ona; "Ey Abdullah'in babasi! Seni buraya getiren nedir?" diye sordu Zübeyr: "Osman'in kanini Istemeye geldim" dedi. Hz. Ali; "Osman'in kanini mi istiyorsun? Allah Osman'i öldüreni kahretsin. Ey Zübeyr! Rasûlüllah'in sana; "Sen Haksiz oldugun halde Ali ile savasacaksin " dedigini hatirliyor musun?" deyince Zübeyr; "Allah sahidimdir ki bu dogrudur" der. Hz. Ali; "Öyleyse benimle ne diye savasiyorsun?" diye sorunca Zübeyr "Vallahi bunu unutmustum sayet hatirlasaydim sana karsi çikmazdim seninle savasmazdim" dedi (Ibn Kuteybe a.g.e. 68).

    Bu konusmadan sonra Zübeyr savastan çekilerek geri döndü. Medine yolunda Temîm kabilesine ait bir su basina vardiginda orada bulunan Amr b. Cürümüz onu takibe basladi. Vâdi's-Sibâ' denilen mevkide bir firsatini bularak Zübeyr'i sehid etti (H. 36) (Ibn Kuteybe a.g.e. 69; Ibn Abdi'l-Berr a.g.e. II 515; Ibn Sa'd a.g.e. III 112; el-Askalâni a.g.e. III 6).

    Sehid edildigi zaman yasi kimi kaynaklarda 66 veya 67 kimi kaynaklarda 64 kimi kaynaklarda ise 70 olarak kayitlidir (Ibn HIsam I 251; Ibn Abdi'l-Berr a.g.e. II 516; Ibn Sa'd a.g.e. III 113; Butrus el-Bustânî a.g.e. IX 177).

    Zübeyr sehid edildigi zaman miras olarak geriye epey mal birakmistir. Bu cümleden olarak Medine'de genis bir arazi ve onbir ev Basra'da Iki ev Kûfe'de bir ev ve Misir'da bir ev birakmisti. Toplam mirasi yaklasik 52.000.000 (elli Iki milyon) idi. Bazi rivayetlere göre; Misir 0skenderiye Kûfe'de arazileri Baksra'da da evleri vardi. Ayrica Medine'deki arazilerinden de gelir sagliyordu ( Ibn Sa'd a.g.e. III 108 vd).

    Zübeyr (r.a) kimi rivayetlere göre uzun boyludur. Kimi rivayetlere göre ise orta boylu esmer benizli seyrek sakallidir (el-Askalânî a.g.e. III 5; Ibn Sa'd a.g.e. III 107).

    Ashâbdan en çok fetva verenler yedi kisidir. Bunlar; Ömer Ali Ibn Mes'ud Ibn Ömer Ibn Abbas Zeyd b. Sabit ve Âise'dir. Bunlardan sonra Ikinci derecede yer alan yirmi sahabeden biri de Zübeyr (r.a)'dir (el-Askalânî a.g.e. I 9).

    Zübeyr'in çocuklari: Onun onbiri erkek toplam yirmi çocugu vardi. Abdullah Urve Münzir Âsim Muhacir Hadicetü'l-Kübra Ümmü'l-Hasan ve Âise hanimi Esmâ bint Ebî Bekr'den; Halid Amr Habîbe Sevde ve Hind adli çocuklari Ümmü Halid adindaki hanimindan dünyaya gelmislerdir. Ümmeti Halid'in asil adi Emetü binti Hafid b. Saîd b. el-Âs'dir.

    Diger çocuklari; Mus'ab Hamza ve Remle er-Rebâb binti Üneyf isimli hanimindan; Übeyde ve Cafer Zeyneb binti Mersed isimli hanimindan; Zeyneb adindaki kizi Ümmü Külsüm binti Ukbe adli hanimindan; Hadicetü's-Sugra adindaki kizi da el-Halâl binti Kays adindaki hanimindan dünyaya gelmislerdir. O çocuklarina sehid sahabîlerin isimlerini vermekteydi.

    Zübeyr sehid edildigi zaman dört hanimi vardi. Bunlardan biri de Âtike binti Zeyd b. Amr b. Nüfeyl'dir. Bu hanim Ilk önce Abdullah b. Ebi Bekr'le evlenmis onun sehid edIlmesinden sonra Ömer b. el-Hattâb'la onun da sehid edIlmesi üzerine Zübeyr (r.a) ile evlenmisti. Bunun için Medine halki: "Kim sehâdet istiyorsa Âtike binti Zeyd'le evlensin" diyorlardi (Ibn Sa'd a.g.e. III 112).

    Zübeyr (r.a) cesur ve gözüpek bir müslümandi. Mekke'de Allah için Ilk defa kiliç çeken odur. Medine'ye hicret ettikten sonra da yapilan tüm savaslara katIlmis bütün sIkintili zamanlarda daima Peygamber (s.a.s)'in yaninda bulunmustur. Savasta gösterdigi üstün basaridan ve çok iyi ok attigindan Allah Rasûlü onun Hadi at! Anam babam sana feda olsun " diyerek memnuniyetini ifade etmistir. Yine onun hakkinda; "iler peygamberin bir havarisi vardirbenim ki de Zübeyr'dir" buyurmuslardir (Ibn Abdi'l-Berr a.g.e. II 511 512 513; Buharî Fedâilü Ashâdi'n-Nebî 13)