• 2 sene önce
  • 0 Yorum
  • 3462 Görüntülenme

İslama göre doğum olayı

islam-gore-dogum-olayi2544-s

Üreme ve çoğalma, tüm canlı varlıklarda evrensel bir yasadır. Evliliğin ve aile kurmanın temel sebeplerinden birisi neslin devamını sağlamaktır. Bu sebeple her insanda, kendisinden sonra soyunu devam ettirecek iyi ahlaklı bir evlat bırakmak arzusu vardır. Genel olarak her insan, Allah’a, “kusursuz, iyi bir çocuk” vermesi için dua eder.

Hatta peygamberler ve iyi insanlar, Allah’ın kendilerine iyi bir nesil, temiz bir soy ve soylarından ona kulluk eden milletler vermesi için içtenlikle dua etmişlerdir.

Bilindiği gibi, insanın tabiatında, çocuk sevgisi doğal bir eğilim olarak vardır. Bundan dolayı Kur’an-ı Kerim’de, bütün Müslümanların dualarında Allah’tan, kendilerine göz nuru olacak çocuk ve eşler vermesi niyazında bulunmaları hatırlatılır: “Onlar, “Ey Rabb’imiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle, diyenlerdir.”
Her anne ve baba, dünyaya getirdikleri çocuklarının huzurlu ve mutlu bir hayat yaşamalarını ister. Bu konuda onların üzerine düşen birtakım sorumluluklar vardır. Kur’an-ı Kerim anne ve babaların bu sorumluluklarını açıkça belirtilmekle kalmaz, onlarda farkındalık oluşturmak için onları uyarır: “Ey iman edenler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu, yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun…”

Hz. Peygamber (s.a.v) de: “Hepiniz çobansınız/yöneticisiniz ve hepiniz yönetiminizdekilerden sorumlusunuz.” buyurmuştur. Görüldüğü gibi bu ayet ve hadiste, çocukların bakımı ve iyi bir insan olarak yetiştirilmeleri anne ve babanın sorumlulukları arasında sayılmaktadır. Kız veya erkek çocuk, Yüce Allah’ın anne ve babaya bir nimeti ve hediyesidir. Anne babalar -ister kız, isterse erkek evladı olsun- çocuklarının arasında herhangi bir ayrım yapmaksızın, onlara karşı eşit davranmalıdır. İslam öncesi Arap toplumunda kas gücünden dolayı erkek çocuklar yüceltilir, kız çocukları ise aileye maddi bakımdan bir yük olarak görülür, sosyal yönden de bir utanç kaynağı olarak değerlendirilirdi. Bu olumsuz ve ayrımcı bakış açısı Kur’an’da şu şekilde anlatılır: “Onlardan birine kız çocuğu müjdesi verildiği zaman içi gamla dolar ve yüzü simsiyah kesilir. Kendisine verilen kötü haber yüzünden halktan gizlenmeye çalışır; onu küçümseme duyguları içinde tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün?…”

Bu sebeple Kur’an-ı Kerim, kız çocuklarının haklarının korunması bağlamında bu öldürme işlemini beyinsizlik ve sapkınlık olarak nitelendirmiş ve öteki dünyada hesabı sorulacak büyük bir suç saymıştır.

Hz. Peygamber (s.a.v) hadislerinde kız çocuklarına özel bir önem vermiş, çocuklar arasında adaleti gözetmeyi emretmiştir. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Yusuf (a.s)’ın babası tarafından çok sevilmesinin kardeşlerinin onu kıskanmalarına ve kötülük etmelerine yol açtığını anlatan ayetlerden anne babalar için dolaylı bir uyarma anlamı çıkarılabilir.

Bunun için, sebep her ne olursa olsun, kız ve erkek çocuklar arasında her türlü ayrımcılıktan uzak durulmalıdır. Çünkü çocuklar anne babalarına verilen bir emanettir. Bu nedenle, insanlık ailesinin bir üyesi olarak dünyaya gelen çocuğun doğumu, çeşitli kültürlerde olduğu gibi İslam kültüründe de farklı tören ve uygulamaların yapıldığı önemli bir olay olarak değerlendirilir. Çocuğun başta babası olmak üzere en yakınlarına doğum sevincini tatması için müjdeler verilir. Kur’an-ı Kerim’de anlatıldığına göre, oğlu Yahya (a.s) dünyaya geldiği zaman doğumu Hz. Zekeriya (a.s) peygambere melekler müjdelemiştir. Tebrik etme ve müjdelemede erken davranmak, anne ve babanın sevincini artırır, insanlar arasındaki sosyal ve manevi bağları güçlendirir.

Benzer Konular

Yorumlar & Görüşler

Daha önce yorum gönderilmemiş. İlk yorumlayan siz olun!

Yorumunu Gönder

Son Yazılanlar