• 9 ay önce
  • 0 Yorum
  • 440 Görüntülenme

Kadında Estetik Duygusunun Akisleri

Kadında Estetik Duygusunun Akisleri

Kadında Estetik Duygusunun Akisleri

Süslenme ve süs kavramı çağdan çağa, inançlara ve kültürlere göre değişiklik gösterse de, kadındaki güzel olma, güzelliği artırma, güzel yapma arzusu değişmemektedir. Kadının estetik algısının eve yansımasını üç başlık altında ele alabiliriz:

1. Giyim-Kuşamda Estetik

İlk insanla birlikte, örtünmenin ve süslenmenin de başlamış olduğu bir hakikattir. Yüce Yaratan bu keyfiyeti “Ey Âdemoğulları, size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik” âyeti ile bildirmektedir.Çağlar boyu -istisnâlar dışında- kadınların giyim ve takıları erkeklere nazaran daha süslü olmuştur.

Anadolu kadınının giydiği çorap, şalvar, gömlekler ve şallar hatta baş süslemeleri sadece kadını süslemekle kalmamış, aynı zamanda farklı anlamlar yüklenerek işlenmiştir. Mesela çoraplara işlenen motiflere bakılarak giyenin ovalı mı, dağlı mı; bekar mı, evli mi olduğu anlaşılırmış. Giydikleri ketenden, ipekten, ham ipekten, bürümcükten yapılan gömleklerin yakası ve kol ağızları iğne oyalarıyla süslenirdi.

Kadında estetik duygusunun akisleri; Anadolu kadınının baş süslemesi olarak karşımıza çıkan kâküller, fesler, işlemeler, fes üstüne krepler, yemeniler, yazmalar, oyalar, altınlar, gümüş süslemeler, takılar birer sanat eseri değerinde estetik görünüm arzetmektedir.

Kadınlar giyimlerindeki süslerini; yüzlerini, ellerini ve saçlarını boyayarak tamamlamak istemişlerdir. İlk çağlarda yüzlerini ve ellerini bitkisel veya madensel boyalarla boyayan kadınlar; gelişen imkân, şart ve kültüre göre bu temayüllerini devam ettirmişlerdir. Sürme de kadınların gözlerini süslemede kullandıkları bir materyal olarak bilinmektedir.Takı da, kadınların hiçbir zaman vazgeçemedikleri estetik anlayışlarını tamamlayan bir unsur olmuştur.

2. Ev Dekorasyonunda Estetik
Giyimde olduğu gibi, kadının estetik anlayışı, ev dekorasyonu ve süslemede de tezahür eder. Çadır da olsa, saray da olsa, herkes kendi kültür ve estetik anlayışına göre evini süslemiştir. Kıl çadırlar bile kültürlere göre renklerle, nakışlarla ve simetrik döşemelerle güzel gösterilmeye çalışılmıştır. İslâm süsleme sanatında estetik ifade eden her figür veya nesne, her parça veya hareket, her çizgi veya hikâye İslâm’ın mensubu için bir hakikat veya iyilik içerdiği kadar, daha kuvvetli bir sebeple “tevhid”i ifade etmiştir.

Müslümanın çoğu hareketi dinî bir münasebet veya mahiyet taşıdığından, Allah’ın Kelâmı’nın da mümkün olan her dekoratif çevrede ve tabii ki evlerde göze ve kulağa hitap etmesi arzu edilmiştir. Müslüman dünyasının birçok köşesinde Kur’an pasajları yalnızca dinî açıdan önemli nesneler üzerinde değil, aynı zamanda kumaşlarda, elbiselerde, kaplarda ve servis tepsilerinde, kutularda, mobilyalarda, duvarlarda hatta küçük yemek kaplarında süsleme motifleri olarak kullanılmıştır.

3. Davranışlara Yansıyan Estetik
Kadının davranış estetiği aile fertlerine, özellikle çocuklara eğitim olarak dönmekte ve örneklik teşkil etmektedir. Çocuğun görme, duyma ve algılama atmosferine akseden şeyler müspet, temiz ve öğretici olmalıdır. Bu ise günün çoğunda annesiyle hemhal olan bir çocuğun görmesi, duyması ve algılaması demektir. Daha anne karnında iken annenin duygu ve düşüncelerinin, huyundaki güzellik ve çirkinliğin, inanışının çocuğu etkilediği bilimsel bir hakikat olarak karşımıza çıkıyor.

Kadında Estetik Duygusunun Akisleri

Gözünü açtığı zaman kendisini gören çocuğu, annenin abdestli olarak emzirmesi, besmele ile yerden kaldırması gibi davranış biçimleri, dinî duyguların çocuğa aksetmesini sağlar. Çocuk, ilk namaz kılan kişi olarak annesini görecektir.
Bu nedenle kadının ağzıyla söylediği güzel sözler, güzel davranışlarla pekişmezse hatta davranışları sözlerinden daha doğru aksetmezse, söyledikleri sözlerin tesiri şöyle dursun, bazen aksülamel yapması bile sözkonusudur.

İlerleyen yaşlarda kız çocukları annelerinin giyim tarzını, nezaket ve zarafet anlayışını, çocuk yetiştirme tutumlarını, insanlarla münasebetlerini aynen taklit edebilmektedir. Erkek çocuğuysa, annesinden gördüğü yemek kültürünü, davranış zarafetini, misafir ağırlama yöntemini, annesinin çocuk yetiştirme tarzını eşinden bekleyebilmektedir. Annenin davranış estetiğinin çocukta tezahürünü tecrübe eden atalarımız, “anasına bak kızını al” atasözü ile bu gerçeği vurgulamışlardır.
Kadının dinî duygu ve heyecanı; Kur’ân-ı Kerîm okuma, namaz kılma, hacca gitme ve zekât verme gibi ibadetlerle evde tezahür edecektir. Çocuğun bilincine ve benliğine yerleşen bu davranışlar, onun kafasından ve kalbinden ömür boyu çıkmayacaktır. Küçük yaşlardayken kendisine Allah’ı anlatan annesinin sözleri, ilerleyen yaşlarda bile kulağında çınlayacaktır. Rahman ve Rahim olarak anlatılan Allah kavramı, çocuğun zihninde, tek güvenilecek merhametin, yaratanın merhameti olduğu duygusunu verecektir.

Yorumlar & Görüşler

Daha önce yorum gönderilmemiş. İlk yorumlayan siz olun!

Yorumunu Gönder

Son Yazılanlar