• 2 sene önce
  • 0 Yorum
  • 792 Görüntülenme

Kanser nasıl oluşur?

kanser-nasil-olusur442-s

Kanser nedir ve kanserli hücreler nasıl oluşur? Bu sorunun cevabı, tıp dünyasında en çok araştırılan konuların başında gelmektedir. Vücudumuzdaki sağlıklı hücrelerin bölünerek çoğalması ile dokuların büyümesi ve onarımı gerçekleşir. Bir hücrenin ne zaman bölüneceğini ise hücre çekirdeğindeki genler belirler. Yeterli sayı­ da hücre oluştuğunda hücre bölünmesi durdurulur. Eğer hücre bölünmesini kontrol eden genler­e kontrolü kaybetmelerine yol açan bir değişiklik (mutasyon) meydana gelirse hücreler denetimsiz ve sınırsız olarak bölünmeyi sürdürür. Bölünme kontrolünü kaybetmiş olan hücrelere kanser hücreleri adı verilir. Kanser, kontrolsüz hücre çoğalmasının neden olduğu bir grup hastalığın genel adıdır. Kanser hücreleri sürekli çoğalıp büyüyerek tümör (ur) adı verilen hücre kitlelerini oluşturur.
Tümörler sağlıklı dokuları sıkıştırabilir, beslenmelerini, gelişmelerini engelleyebilir ve tahrip edebilir. Tümörler iyi huylu ve kötü huylu olmak üzere iki çeşittir:

İyi huylu tümörler kanser değildir. Başka bölgelere yayılmazlar. Genellikle vücuttan tamamen çıkarıldıkları zaman tekrarlamazlar. Kötü huylu tümörler bulunduğu yerden vücudun başka yerlerine yayılma ve işgal etme özelliği gösteren, kontrolsüz olarak bölünen, kanser oluşturan tümörlerdir.

Eğer kanser hücreleri oluştukları tümörden ayrılırsa kan ya da lenf dolaşımıyla vücudun diğer bölgelerine gidebilirler. Bunlar gittikleri dokularda yerleşerek büyümeye devam ederler. Kanserin bu şekilde vücudun diğer bölgelerine yayılması olayına metastaz adı verilir. Kanserin, oluşmaya başladığı doku veya organa göre deri, akciğer, meme, prostat, kan, lenf, kemik, mide kanseri gibi tipleri vardır. Farklı tipteki kanserler, farklı hızda büyürler, farklı yayılma biçimleri gösterirler ve farklı tedavilere cevap verirler. Bu nedenle, kanser hastalarının tedavisinde var olan kanser türüne göre tedaviler uygulanır.

Gelişmiş ülkelerde kanser hastalarının % 55­60\’ının erken teşhis ile tam olarak iyileşmesi sağ­lanmaktadır. O hâlde yeni tıbbi teknolojiler ve uygulamaların yanı sıra, erken teşhisin yaygınlaş­masıyla kanser, günümüzdeki kadar korkutucu ve ölümcül bir hastalık olmaktan çıkabilir.Kanser hem toplum hem de hasta için tedavisi pahalı bir hastalıktır. Erken teşhis ve tedavi, aynı zamanda ailelere ve devlet bütçesine zarar veren pahalı tedavilerin de önüne geçecektir.
Kanser taramaları, erken teşhis amacıyla sağlıklı bireylerin muayene edilmesi ve çeşitli laboratuvar incelemelerinden oluşur. Kanser yıllar içinde bir süreçte gelişir. Kanser taramaları sayesinde kanser öncesi, kansere dönüşebilecek olgular saptanabilir. En yaygın yapılan kanser taramaları; meme, kalın bağırsak, rahim ağzı ve prostat kanserleri için yapılan taramalardır. Taramanın kimlere yapılacağını, hangi hastalık için tarama yapılıyorsa o hastalık için risk taşıyan yaş ve cinsiyete göre karar verilir. Örneğin kadınlarda meme kanserinin erken teşhisi için 30 yaşından sonra düzenli sağlık kontrolleri ve 40 yaşından sonra her yıl meme filmi (mamografi) çektirilmesi önerilir. 50 yaşın üzerindeki erkeklerde de her yıl prostat kanserinin erken teşhisini sağlayan kan testleri yaptırılmalıdır.

Bulunduğu bölgede kanser kontrolünde etkin rol almak amacıyla, Sağlık Bakanlığına bağlı olarak Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) kurulmuştur. KETEM\’lerin başlıca işlevi toplumun kanser ve kanserde erken teşhisin önemi hakkındaki farkındalığını eğitim yoluyla artırararak erken teşhis ve tarama faaliyetlerini yürütmektir. 2011 yılında 81 olan KETEM\’lerin sayısının, 2015 yılında her 250.000 nüfus için bir tane olmak üzere toplam 280 adet olması planlanmaktadır.

Kanserde erken teşhis için ailede kanser görülmesi, sigara ve alkol kullanımı gibi risk faktörlerini göz ardı etmemek önemlidir. Kanser oluşumunun önceden tespit edilmesini sağlayan tomografi gibi gerekli kontrollerin yaptırılması gerekir. Unutulmamalıdır ki erken teşhis kanser tedavisinin başarı şansını belirgin şekilde artı­rır.

Kanserin temel belirtileri şunlardır:

  • Bağırsak hareketleri veya idrara çıkma alışkanlıklarında değişiklikler,
  •  Vücudun herhangi bir bölgesinde olağan dışı kanama ya da akıntı,
  •  Memede veya başka bir yerde kalınlaşma ya da şişme,
  • Sindirim bozukluğu ya da yutkunma güçlüğü,
  • Sürekli karın ağrısı veya karın bölgesinde büyük yumrular,
  • İnatçı ses kısıklığı ya da kalınlaşması,
  • Bir siğil ya da et beninde gözle görülür değişiklik,
  • Aşırı yorgunluk, bitkinlik veya keyifsizlik,
  • Beklenmedik kilo kaybı veya iştahsızlıktır.

Yorumlar & Görüşler

Daha önce yorum gönderilmemiş. İlk yorumlayan siz olun!

Yorumunu Gönder

Son Yazılanlar