• 8 ay önce
  • 0 Yorum
  • 272 Görüntülenme

Kişiler Arasında Organ ve Doku Nakli

Kişiler Arasında Organ ve Doku Nakli

Kişiler Arasında Organ ve Doku Nakli

Rekonstrüktif cerrahinin günümüzde geldiği noktada çoğu kez işlevsel ve görsel olarak kabul edilebilir düzeyde onarım yapılabilmesine karşın, bazı organ ve vücut parçalarının eksikliğini giderme olanağı bulunmamakta, bazen de yeniden yapılan parça, gerçeğinin yetersiz bir taklidi olmaktan öteye geçememektedir. Örneğin, elinin başparmağını kaybeden bir kişide diğer parmaklarından birisi kullanılarak kabul edilebilir bir rekonstrüksiyon yapmak mümkünken, elin tümünün kaybı durumunda, el yerine bir protez kullanarak bu durumu telafi etmekten başka yapılabilecek birşey yoktur. Her iki elin birden kaybedildiği durumlarsa kişinin yaşam kalitesini telafi edilemeyek şekilde azalttığından, el nakli yapılması mantıklı bir seçenek olabilir.

El, yüzün tamamı ya da bir bölümü, hatta kulak ve burun gibi parçaların nakli için cerrahi teknik açısından yetersizlik söz konusu değildir. Nakil için aktarılacak kısmın tümünü besleyebilecek bir ya da daha fazla atar ve toplar damarın alıcının damarlarıyla birleştirilmesi ve deri, kas, sinir, kemik gibi yapıların tıpkı kopan parçaların yerine takılmasında olduğu gibi onarılması yeterlidir. Ancak, kemik iliği ve gözün saydam tabakası gibi bazı dokular dışında, insandan insana organ ve doku aktarmak bağışıklık sisteminin baskılanmasını gerektirir.

Kişiler Arasında Organ ve Doku Nakli

Deri, kas, yağ, sinir, ve damar gibi dokular da iç organların naklinde olduğu gibi, aktarıldıkları kişinin bağışıklık sistemi baskılanmazsa vücut tarafından kısa süre içinde tahrip edilirler. Bağışıklık sistemini baskılamak için kullanılan ilaçların birçok zararlı yan etkileri var. Ayrıca, bağışıklık sisteminin baskılanmış olması kanser riskini artırır. Belirtilen sakıncalar yaşamsal önemi olan organlar dışında organ nakli yapılmasını sınırlar.

Buna karşın geçtiğimiz yıllarda önce her iki elini kaybetmiş bazı hastalarda el nakli, daha yakın zamanda da yüzü onarılamayacak derecede yaralanmış kişilerde yüz nakli ameliyatları yapılmıştır. Bu tür nakillerde organın yaşatılması problemi büyük oranda çözülmüş olmakla birlikte, organın benimsenmesi ve işlevsel yeteneklerinin tekrar kazanılması, zorlu bir süreç olmaya devam ediyor. El nakli yapıldıktan yıllar sonra bile yeni elini duygusal olarak benimseyemeyen bir hastanın elinin tekrar kesilmesini istemesi, bu sorunlara bir örnek. Kullanılan ilaçların yan etkilerinin azaltılmasıyla önümüzdeki yıllarda bu tür nakillerin artacağı bekleniyor.

Gelecekte, genel bağışıklık sisteminin baskılanması gerekmeksizin, organı veren kişinin dokularında bulunan ve alıcı tarafından yabancı olarak algılanıp reddedilmesine neden olan özelliklerin, alıcıya sanki kendisinin özellikleriymiş gibi tanıtılabilmesi halinde, organ nakillerinde büyük bir artış olması beklenebilir. Bir gün bu durum gerçekleşirse, organ talebindeki artışın, beklenen yararlar dışında birçok etik sorunu da beraberinde getirebileceğini tahmin etmek zor değil.

Benzer Konular

Yorumlar & Görüşler

Daha önce yorum gönderilmemiş. İlk yorumlayan siz olun!

Yorumunu Gönder

Son Yazılanlar