• 2 sene önce
  • 0 Yorum
  • 1833 Görüntülenme

Savunmacı ve açık iletişim

savunmaci-ve-acik-iletisim9652-s

İnsanların savunma mekanizmalarını kullanarak meydana getirdikleri iletişim, sosyal ilişkilerini olumsuz yönde etkiler. İletişimde bulunan iki kişiden biri savunucu olmaya yönelirse, iletişim hızlı bir şekilde bozuluverir. Kişiler arası ilişkileri olumsuz etkileyen tutum, savunma mekanizmalarının devreye girdiği iletişimdir.
İletişimde savunuculuk arttıkça \’ne\’ konuşulduğu önemini yitirerek \’kimin\’ konuştuğu önem kazanmaya başlar. Böyle durumlarda daproblem çözmek amaç olmaktan çıkarak, karşıdakini yenmek, onu rahatsız edip üzmek amaç olur.

İletişimdeki bozulmanın başta gelen sebeplerinden biri savunuculuktur. Savunma, bireyin kişilik onurunu koruma ihtiyacından doğar. Onuru kırılan kişi, zihin gücünü konuşulan konudan çok, kendini savunmaya harcar. Kendini savunan kişi, hep karşısındakini nasıl alt edeceğini , tartışmayı nasıl kazanacağını, nasıl baskın çıkacağını düşünüp uygular.

Savunuculuk azaldıkça konuşan ve dinleyenin daha iyi iletişim kurdukları görülmektedir. Savunuculuğun az olduğu açık iletişimde, anlaşma şansı daha yüksektir. İletişim sürecinin içerisinde, bazı tutumlar çeşitli derecelerde kendini gösterir. Bir insanın konuşması, bir tek tutumu yansıtmaz, farklı tutumlar, değişik derecelerde birbirleriyle kaynaşır. Mesela bir yerde yargılayıcı tutum gösteren biri, bunun hemen arkasından anlayış ve yakınlık tutumunu da gösterebilir.

Yargılayıcı tutum, savunuculuğu artırır. Eğer dinleyici, yargılandığı hissine kapılırsa, hemen savunucu bir tutum içine girer. Buna karşılık tanıtıcı tutum içerisinde bulunan kimse, karşısındaki insanda kuşku ve korku uyandırmaz.
Dinleyici denetlendiğini hissederse savunma pozisyonuna geçer. Soruna yönelik tutumda konuşan ve dinleyen, sorunu beraberce tartışarak ortaklaşa çözüm yolları ararlar.

Belli bir stratejiyi izleyen planlı tutum, dinleyiciyi kuşkuya düşürebileceğinden, savunma uyandırabilir. Plansız, kendiliğinden oluşan tutum ise daha doğal olduğu için savunuculuk gerektirmez.

Biri konuşurken, diğeri aldırmaz ve umursamaz bir tavır takınıyorsa, savunucu bir tepki oluşabilir. İletişimde karşısındakinin fikirlerine ilgi ve anlayış göstermek, savunuculuğu azaltıp açık iletişimi kuvvetlendirmektedir.
İletişim sırasında  karşısındakinden daha üstün olduğunu ima eden kimse, onun bütün enerjisini kendini savunmaya yöneltmesine sebep olur. Kişi ancak karşısındakinin üstünlük taslamadığını anlarsa, açık bir tutum içine girer.

Bazı insanlar, her konuda kesin bir ifade kullanmayı tercih ederler. Böyleleri genellikle bir problemi çözmek yerine bilgiçlik yapma eğilimindedirler. İletişimde kesin tutumlu olan kimselerde hoşgörü düzeyi çok düşük olduğundan , karşısındakinde savunuculuk yaratırlar. Oysa denemeci tutumda, bir konuyla ilgili birçok değişik bakış açısı olabilir. Bu tutumda \’\’Benim bakış tarzım olmayabilir\’\’ hoşgörüsü söz konusudur.

İletişim kurduğumuz kişinin konuşma biçimi yargılayıcı, denetleyici, üstünlük taslayan, umursamaz, planlı ya da kesin bir tavır içerisindeyse bu kişilere karşı daha kapalı ve savunucu oluruz. Bu kimselere iç dünyamızı kapatır, onlardan uzak durmaya çalışırız.

Benzer Konular

Yorumlar & Görüşler

Daha önce yorum gönderilmemiş. İlk yorumlayan siz olun!

Yorumunu Gönder

Son Yazılanlar