• 8 ay önce
  • 0 Yorum
  • 332 Görüntülenme

Sinemanın Topluma Kazandırdığı Değerler

Sinemanın Topluma Kazandırdığı Değerler

Sinemanın Topluma Kazandırdığı Değerler

Sinemanın eğitici tarafıyla eskiden beri ilgilenilmektir. Sinema, modernleşme tecrübesi için hem bir gösteren hem de gösterilendir. Sinema örgün eğitimde sağlanamayan hedeflerin (bilgi, görgü vb.) yaygınlaşma imkânını arttırandır. Yaygın eğitimle hedeflenen ise, çocuk ve gençlerin eğitimidir. Eğitimin hem devletin modernleşmeci ufkunun gerekliliklerini üzerinde taşıyan bir enstrüman, hem de merkezî rolünü güçlendiren bir sistem olduğunu akılda tutunca, sinemanın bu sistem içinde yaygın eğitimde neden kullanıldığını anlamak kolaylaşabilir. Oysa eğitici anlamda bakıldığında sinema, gençlerin ‘kendilik bilinci’ni oluşturabilecekleri ya da ‘kendi’lerini görebilecekleri bir yer olarak tasarlanmıştır.
Sinemanın rekabete dayalı bir eğitim mecrası olarak düşünülmesi, gençlerin okul içinde düzenlenen zaman diliminin dışarı taşınmasının da önünü açmaktadır. Dışarı taşan zaman dilimi, görgü paylaşımını, sosyal sermaye ve değerlerle uyumlu bir vatandaş tipini de doğurmaktadır.
Gencin, görece tecrübesiz olması ve tecrübeyi dinleyen değil tecrübe etmek isteyen olması nedeni sinemayı daha önemli kılar. Sinema, insanın hayat hakkındaki tecrübelerini bir aksiyon etrafında muhatabıyla paylaşır. Burada, yüksüz ya da değersiz bir mecra olmayıp, muhatabıyla etkileşiminde üstün konumdadır. Sinemanın ideolojik bir anlam haritası barındırdığı muhakkaktır.

Sinema, gençlerin yoğun gittiği bir kent eğlencesi olmaktan çıkarak ticarî boyutunun büyümesiyle birlikte bir endüstriye dönüşmüştür. Bu bağlamda sinema endüstrisi, zamanın ruhunu ve o zamana has arzu nesnelerini yeni bir iklimle tahkim eder.

Sinemanın Topluma Kazandırdığı Değerler

Sinema, geliştiği topluma bağlı olarak, o toplumu ilgilendiren ve dönemi şekillendiren önemli siyasal, ekonomik, toplumsal ve ideolojik kuvvetlerin oluşturduğu olayların bir portresi niteliğindedir. Bu olgu, iki yoldan meydana gelmektedir. Bunlardan ilki, sinemanın bir toplumun kimliğini kazanmasındaki etkili olan davranışların, geleneklerin, hiyerarşilerin ve değerlerin dünyaya ilişkin belirli vizyonları yeniden üretmesi ve yansıtması özelliğidir. İkinci yol ise, sinemanın dünyayı ya da belirli bir toplumu “gösterme” sürecinde güttüğü amacın, izleyicilere belirli bakış açısı sağlıyor olmasıdır.

Gencin sinemaya karşı aldığı tutum ya anlatılan hikayenin içinde kendisi için ayrılan yerde ikamet etmek, ikamet ettiği sürece memnuniyetini, tekin olma durumunu korumak ya da tekinsiz bir durumu hem heyecanla hem de düşünsel olarak deneyimlemektir. Sinemanın verdiği sesin yankı bulacağı yer izleyicinin zihnidir.

Benzer Konular

Yorumlar & Görüşler

Daha önce yorum gönderilmemiş. İlk yorumlayan siz olun!

Yorumunu Gönder

Son Yazılanlar