• 5 ay önce
  • 0 Yorum
  • 317 Görüntülenme

Kahve beyni nasıl etkiler?

Kahve beyni nasıl etkiler?

Kahve beyni nasıl etkiler?

Modern kültürün milli içeceği haline gelen kahve dünya ortalamalarına bakıldığında günde yaklaşık 3 fincan tüketilen bir içecek olarak karşımıza çıkıyor. Kahvenin bu popülariteyi elde etmesinde sosyo ekonomik faktörlerden globalleşmeye birçok etkeni sıralayabiliriz ancak biyolojik etkileri bizi farklı bir yöne götürüyor. Eğer kahveleriniz de hazırsa, fizyolojik yönden kahveyi incelediğimizde neler göreceğiz, kahve beyni nasıl etkiliyor bir bakalım…

Kahve beyni nasıl etkiler?Kahve ile ilgili yapılan çoğu araştırma kahvenin en temel etken maddesi olan kafein üzerinden yürütülüyor ve kahvenin vücut üzerindeki çoğu etkisinin kafeinden geldiği düşünülüyor. Haklılar mı? Aslında evet. Çünkü kafein ile ilgili literatürleri taradığımızda farklı kafein kaynaklarından ulaşılan benzer sonuçlara rastlıyoruz. Bu da aksi ispatlanana kadar kafeinin uyaran bir madde olduğu konusunda bizi ikna ediyor.

Kahve beyni nasıl etkiler?

Kahve ağıza alındıktan sonra 5-10 dakika içinde emilmeye başlanıyor ve bu emilim yaklaşık 45 dakika içinde tamamlanıyor. En geç 120 dakika içinde kafein miktarının kandaki en yüksek düzeylerine ulaştığını görüyoruz. Hücrelere geçişi sırasında herhangi bir bariyer olmadığı için kafeinin, beyin, testis ve hamilelerde fetüs de dahil olmak üzere (bu nedenle hamilelerde kafein alımı normal bireylere göre daha sınırlıdır) vücuttaki tüm hücrelere ve dokulara hızlı bir şekilde yayıldığını görüyoruz. Bu dağılımda kafeinin %80 inin beyine ulaştırıldığını belirtelim. Bunun sebebini kafeinin en bilinen ve üzerinde konuşulan etkisinin beyinde olmasına bağlayabiliriz elbette.

Kahve beyni nasıl etkiler?

Kahve beyni nasıl etkiler?

Kahve içtiğimiz vakit neden uyku hali ve yorgunluk hissinin azaldığını ve kafeinin beynimizde gösterdiği uyarıcı etkiyi anlayabilmemiz için öncelikle beynimizde bu duygunun nasıl oluştuğunu incelememiz gerekiyor. Adenozin merkezi sinir siteminde bulunan, uyku-uyanık döngülerinde  rolü olan ve günün yorgunluğuyla beyinde biriken kimyasal bir nörotransmitter madde. Bu molekül belli bir konsantrasyona ulaştığında beyindeki bazı hücrelerin “adenozin reseptörleri”ne bağlanarak yorgunluk hissetmemize sebep oluyor ve uyuma isteği duyuyoruz. Uyku sırasında tekrar beyindeki miktarı azalıyor ve uyandığımızda, şayet yeterince uykumuzu almışsak, kendimizi tekrar dinç hissediyoruz. İşte tam bu  noktada, kafein molekülü aslında küçük bir benzerlik sonucu bu mekanizmanın içine giriyor. Adenozin ve kafein moleküllerinin yapılarına bakıldığında ise birbirleri ile benzerlik gösterdikleri görülmektedir.

Benzer Konular

Yorumlar & Görüşler

Daha önce yorum gönderilmemiş. İlk yorumlayan siz olun!

Yorumunu Gönder

Son Yazılanlar