Atatürk'ün Toplumsal Alanda Yaptığı İnkılaplar

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Eylem tarafından 10 Ağustos 2018 başlatılmıştır.

  1. Eylem

    Eylem Süper moderatör Yönetici

    Katılım:
    15 Kasım 2012
    Mesajlar:
    1.844
    Atatürk'ün Toplumsal Alanda Yapmış Olduğu Yenilikler

    Türk toplumunun modern ve çağdaş bir yapıya kavuşmasını isteyen Mustafa Kemal Atatürk,toplumsal alanda inkılapların yapılması için gerekli çalışmaları başlatmıştır.

    TEKKE, ZAVİYE VE TÜRBELERİN KAPATILMASI (30 KASIM1925 )

    Milli mücadele kazanıldıktan sonra yeni rejim düzenlemeleri yapılırken tarikatlar ve tekkeler bu inkılaplara karşı çıkmışlardır. Mustafa Kemal Atatürk yaptığı yenilikleri sağlamlaştırmak için tekke ve zaviyelerin kapatılmasının lüzumlu olduğuna karar vermiştir.

    Mustafa Kemal Atatürk Kastamonu nutkunda; “Ölülerden medet umulamayacağına şeyhlerin irşadından maddi manevi saadet gelmeyeceğine ve bunun, çağdaş bir toplum olmak için leke olduğuna” değinmiş ve “Efendiler ve Millet, biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler,dervişler müritler ve meczuplar memleketi olamaz en doğru , en hakiki tarikat medeniyet tarikatıdır” demiştir.

    Laikleşme çabaları doğrultusunda şartların olgunlaşmasını fırsat bilen Mustafa Kemal Paşa,

    Toplumsal alandaki ikiliği önlmek
    İnkılaplaşma sürecini hızlandırmak
    Çağdaş ve bilimsel gelişmelerin önünü açmak
    gibi amaçlardan dolayı 30 kasım 1925′ te meclise sunduğu önerge doğrultusunda önemini yitiren ve yozlaşan tekke,zaviye ve türbeleri kapatmıştır.

    Bazı din büyükleri ve devlet adamlarının türbeleri, bir süre sonra tarihi geçmişimiz ve kültürel bağlarımızı koparmamak adına ziyarete açılmıştır.

    KILIK-KIYAFET KANUNUNUN KABULÜ (25 ARALIK 1925)


    Laiklik ile zıt düşen giyimi ortadan kaldırmak
    Kılık-kıyafette birlik ve beraberliği sağlamak
    Türk milletini modern ve çağdaş bir görünüme kavuşturmak için yazın düzenlediği yurt içi gezilerinden biri olan Kastamonu-İnebolu seyahatinde şapka takarak halkın karşısına çıkmıştır.Bu yeniliğin kısa sürede tüm yurda yayılması sonucu 25 aralık 1925’de Şapka Kanunu çıkarılmıştır.


    Bu kanunla; herkesin fes,sarık ve külah gibi başlıklar yerine şapka giymesi sağlanarak kılık kıyafette laik ve modern görünüme geçilmiştir.Yalnız din görevlilerin ibadethanelerinde dini kıyafet giymeleri kararlaştırılmıştır.

    SOYADI KANUNUNUN KABULÜ (21 HAZİRAN 1934)


    Osmanlı Devletinde soyadının kullanılmaması toplumsal hayatta ve kamu kuruluşlarında bazı karışıklıklara sebep olmaktaydı.

    Yeni Türk Devleti,toplumsal düzeni sağlamak ve imtiyazsız, sınıfsız kaynaşmış bir millet oluşturmak istediği için 21 Haziran 1934’te Soyadı Kanunu’nu çıkarmıştır.

    Bu Kanunla;

    Herkesin iki yıl içinde bir aile soyadı alması ve alamayanlara hükümet tarafından verilmesi soyadı olarak kullanılan sözcüklerin Türkçe olması. Rütbe, memurluk,ırk,millet,şehzade gibi kelimeler ile ahlaka aykırı ve gülünç kelimelerin soyadı olarak seçilmemesi kararlaştırılmıştır. Aynı sene çıkarılan bir diğer kanunla “ağa, hacı, hafız, molla, efendi, bey, beyefendi, hanım, hanımefendi” gibi eski toplumsal düzeni yansıtan unvanların kullanılması da yasak hale getirilmiştir.

    Soyadı Kanuna uygun olarak TBMM tarafından Mustafa Kemal Paşa’ya “Atatürk”; Mustafa Kemal Paşa tarafından İsmet Paşa’ya “inönü” soyadı verilmiştir.

    TAKVİM,SAAT VE ÖLÇÜ BİRİMLERİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

    Uluslararası alanda ekonomik ve ticari ilişkileri kolaylaştırmak ve toplumsal alanda ikilikleri önlemek için takvim,saat ve ölçü birimlerinde değişiklikler yapılmıştır.

    Buna göre çıkarılan kanunlarla,

    Miladi Takvim 1925’te
    Avrupa saat birimi 1925’te
    Uluslararası rakamlar 1928’de
    Kilogram sistemi 1931’de
    Metre sistemi 1931’de kabul edilmiştir.
    Hafta tatili 1935’te Cuma gününden Pazar gününe alınmıştır.