Özet Ateş düştüğü yeri yakar olay hikaye

Konusu 'Kısa Özet Bilgiler' forumundadır ve Ceren tarafından 17 Ekim 2017 başlatılmıştır.

  1. Ceren

    Ceren Süper moderatör

    Katılım:
    4 Kasım 2014
    Mesajlar:
    2.247
    Ateş düştüğü yeri yakar olay hikaye

    Anne Vesile Alkan, 1974 yılında yapılan Kıbrıs Barış Harekâtı'nda şehit düşen amcasının adını taşıyan oğlunun ardından "Keşke sana amcanın adını vermeseydik" diye ağıt yakıyor. Baba Mehmet Alkan gözyaşları içinde.
    Ödemiş'ten pazartesi günü Konaklı'ya gelen PTT aracı, belki de dünyanın en eşsiz mektubunu getiriyor. Kamil Alkan'ın şehit olmadan iki gün önce yazıp postaya verdiği bir mektup bu.
    Postacı, bu özel mektup için normal mektuplarda başvurulmayan bir yöntemde ısrar ediyor ve şehit mektubunu ancak imza karşılığı aileye teslim edebileceğini söylüyor.

    'Mektubu açmayın'
    Acılı baba imza vermeyince Kamil'in dayısı Şerif Özdil imzayı atarak zarfı alıyor. Baba Mehmet Alkan, gözyaşları içinde çok uzaklardan gelen mektup için aileyi uyarıyor:
    "O mektubu kimse açmasın. Benim yatağımın altına koyun. O mektubu sadece ben, zamanı gelince açacağım!"


    Peki, aynı durum vefat edenlerin yakınları için geçerli oldu mu? Onlar da acılarını bastırıp normal hayata dönebildi mi? Maalesef hayır, onlar hayatları boyunca kaybettikleri sevdiklerinin acısını içinde duyacak, onları özleyecek ve kalplerinde gizli bir keder taşıyacaklardır. Çünkü ateş düştüğü yeri yakar. Kötü durum kimin başına geldiyse, en çok onlar etkilenir.