Dini Bilgiler Miraç Kandili Nedir? Miraç Kandili Hakkında Bilgi

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Eylem tarafından 27 Mart 2018 başlatılmıştır.

  1. Eylem

    Eylem Süper moderatör Yönetici

    Katılım:
    15 Kasım 2012
    Mesajlar:
    1.844
    Miraç Kandili Nedir? İşte Miraç Kandili Hakkında Bilgi

    İsra ve Mirac Hz. Muhammed'in (s.a.v) en büyük mucizelerinden birisidir ve İsra ; Gece yürüyüşü ve yolculuğu demektir. Mirac ; Yükseğe çıkmak demektir.

    Bu anlamda Mirac, Hz. Muhammed'in (s.a.v) yeryüzünden ulvi makamlara yükselmesi anlamına gelir. Bu olay ile ilgili olarak Allah Azze ve celle İsra suresinin birinci ayetinde şöyle demiştir ;

    "Ayetmilerizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan alıp, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O herşeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla görendir." (İsra 1)


    Miraç'ın ikinci aşaması da Mescid-i Aksadan başlayarak semanın tüm tabakalarından geçip ta İlahi huzura varmasıdır. Bu safha da Necm Sûresinde şöyle' anlatılır:

    O ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hatta daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Allah kuluna vahyetti. O'nun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi O'nun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz? And olsun ki onu bir kere daha hakiki suretinde gördü. Sidre-i Müntehâda gördü. Ki, onun yanında Me'vâ Cenneti vardır. O zaman Sidre'yi Allah'ın nuru kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü.”
    (Necm Suresi, 7-18.)

    Bu kısa açıklamalardan sonra bu mucizenin nasıl gerçekleştiğine gelince ; Hicretten birbuçuk sene önce Receb ayının 27. gecesi Hz. Muhammed (s.a.v) uyurken Cebrail (a.s) gelerek Mescid-i Haram'dan alıp, Burak adındaki binekle onu Mescid-i Aksa'ya götürür. Kudüs'e gelmeden yol üzerinde Hz. Musa'nın (a.s) makamına uğradı, orada iki rekât namaz kıldı, daha sonra Mescid-i Aksâ'ya geldi. Orada bütün peygamberler kendisini karşıladı. Miraçını kutladılar. Peygamber Efendimiz (s.a.v) burada peygamberlere iki rekat namaz kıldırdı, bir hutbe okudu.

    Bir rivayette Hz. İsa'nın doğduğu yer olan Betlaham'a uğradı, orada da iki rekât namaz kıldı. Ve bugün Kubbetü's-Sahra'nın bulunduğu yerden Muallak Taşının üzerinden Miraça yükseldi.

    Semanın bütün tabakalarına uğradı. Sırasıyla yedi sema tabakalarında bulunan Hz. Adem, Hz. Yahya ve Hz. Îsa, Hz. Yusuf, Hz. İdris, Hz. Harun, Hz. Musa ve Hz. İbrahim gibi peygamberlerle görüştü, Onlar kendisine “Hoş geldin” dediler, tebrik ettiler.

    Bundan Sonra Hz. Cebrail ile birlikte imkân ile vü-cub ortası (kâinatın bittiği yer) Sidretü'l-müntehâ'ya geldiler. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam orada ikisi gizli, ikisi açıktan akan (Nil, Fırat) dört nehir gördü. Sonra hergün yetmiş meleğin ziyaret ettiği Beytü'l-Ma'mur'u ziyaret etti.

    Hz. Cebrail'in buradan öteye gitmesi mümkün değildi. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) bundan sonra Refref adında bir vasıta ile zaman ve mekandan münezzeh (uzak) olan Cenab-ı Hakkın cemaliyle müşerref oldu. Böylece İsra ve Mirac mucizesi gerçekleşmiş olur.

    Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) Rabbinin huzurundan döndükten sonra Hz. Musa ile karşılaştı., “Allah ümmetine neyi farz kıldı?” diye sorunca, Peygamberimiz (s.a.v) “50 vakit namaz” buyurdu.

    Hz. Musa'nın, “Rabbine dön, azaltması için Rabbinden niyazda bulun, ümmetin buna güç yetiremez” demesi üzerine, Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v), beş sefer Cenab-ı Hakka niyazda bulundu, her seferinde 10 vakit indi, sonunda beş vakitte karar kıldı.

    Daha sonra Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) Hz. Cebrail'in rehberliğinde Cenneti, Cehennemi, âhiret menzillerini ve bütün âlemleri gezdi, gördü, Mekke'ye döndü.

    Sabah olunca Kabe'nin yanında Mekkelilere Miraçı anlattı. Onlar Peygamberimizden delil istediler. Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) de onlara yolda gördüğü kafilelerinden haber verdi. Kureyşliler hemen kafileleri karşılamak için Mekke dışına çıktılar. Gelenleri aynen Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) haber verdiği gibi gördüler, ama iman nasip olmadı.

    Ama yine de Peygamberimizden üst üste Miraça çıktığına dair delil istediler. Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) Kudüs'e, Mescid-i Aksâ'ya uğradığını anlatınca Kureyşliler, “Bir ayda gidilebilen Bir yere Muhammed nasıl bir gecede gidip gelebilir?” diye itiraz ettiler, ardından da Mescid-i Aksâ'yı görmüş olanlar, “Mescid-i Aksâ'yı bize anlatır mısın?” diye Peygamberimize soru yönelttiler.

    Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) şöyle anlattı;
    onların yalanlamalarından ve sorularından çok sıkıldım. Hatta o ana kadar öyle bir sıkıntı hiç çekmemiştim. Derken Cenab-ı Hak birden Beytü'l-Makdis'i bana gösterdi. Ben de ona bakarak her şeyi birer birer tarif ettim. Hatta bana, "Beytü'l-Makdis'in kaç kapısı var?" diye sordular. Halbuki ben onun kapılarını saymamıştım. Beytü'l-Makdis karşımda görününce ona bakmaya ve kapılarını teker teker saymaya ve anlatmaya başladım.”

    Bunun üzerine müşrikler
    Vallahi dos doğru tarif ettin” dediler, ama yine de iman etmediler.

    O esnada Hz. Ebû Bekir çıkageldi, müşrikler durumu ona haber verdiler. Hz. Ebû Bekir, “Eğer bu sözleri ondan duymuşsanız seksiz şüphesiz doğrudur” diyerek hemen tasdik etti ve bundan sonra Hz. Ebû Bekir “Sıddîk, tereddütsüz inanan” ünvanını aldı.