Peygamberimize salavat getirmenin fazileti ile ilgili hadisler

Konusu 'Ayet ve Hadisler' forumundadır ve Eylem tarafından 29 Kasım 2017 başlatılmıştır.

  1. Eylem

    Eylem Süper moderatör Yönetici

    Katılım:
    15 Kasım 2012
    Mesajlar:
    1.844
    Peygamberimize salavat getirmenin fazileti

    Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) ile kalbi beraberlik için O’na salatü selam getirip, duası ile buluşabiliriz. İşte Allah Resulüne salavatı şerife getirmenin faziletleri…

    Cenab-ı Allah şöyle buyurur:

    “Şüphesiz ki Allah ve melekleri, Peygamber’e çokça salat ederler. Ey mü’minler, siz de O’na salevat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin!” (el-Ahzab, 56)

    Cenab-ı Allah ve sayılarını kendisinden başka kimsenin bilemediği melekleri,Resul-i Ekrem Efendimiz’e devamlı salat etmektedirler. O halde biz de hayatımızın her anında daima Resul-i Ekrem Efendimiz’i (s.a.v) hatırlamalı, O’na tam manasıyla teslim olmalı ve çokça salat ü selam göndermeliyiz.

    Übey bin Ka‘b (r.anha) şöyle anlatır:

    Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)'e:

    “–Ya Rasûlallah! Ben Siz’e çok salevat-ı şerife getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir?” diye sordum.

    “–Dilediğin kadar.” buyurdular.

    “–Dualarımın dörtte birini salevat-ı şerifeye ayırsam uygun olur mu?” diye sordum.

    “–Dilediğin kadarını ayır. Ama daha fazla zaman ayırırsan senin için iyi olur.” buyurdular.

    “–Öyleyse duamın yarısını salevat-ı şerifeye ayırayım!” dedim.

    “–Dilediğin kadar yap. Ama daha fazla zaman ayırırsan senin için hayırlı olur.” buyurdular. Ben yine:

    “–Şu halde üçte ikisi yeter mi?” diye sordum.

    “–İstediğin kadar. Ama artırırsan senin için hayırlı olur.” buyurdular.

    “–Öyleyse duaya ayırdığım zamanın hepsinde Sana salevat-ı şerife getirsem nasıl olur?” deyince:

    “–O takdirde Allah Azze ve celle, dünya ve ahirete ait bütün arzularını ihsan eyler ve günahlarını bağışlar!” buyurdular. (Tirmizi, Kıyamet, 23/2457; Hakim, II, 457/3578; Beyhaki, Şuab, III, 85/1418; Abdurrazzak, II, 214)

    BİLHASSA CUMA GÜNÜ SALAVAT GETİRMELİ

    Salat ü selam o kadar mühimdir ki Resul-i Zişan Efendimiz (s.a.v) bizzat kendisi de peygamberlik makamına salat ü selamda bulunmuştur. Bunu, Cenab-ı Allah'ın emrini yerine getirmek ve ümmetine örnek olmak için yapmıştır. ( Bkz. Buhârî, İsti’zân, 28; Ebû Dâvûd, Salât, 18/465; Tirmizî, Salât, 117/314; İbn-i Mâce, Mesâcid, 13.)

    Bir mü’min, Raslul-i Ekrem Efendimiz’e salat ve selam ederse Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) ona daha güzeliyle (Bkz. en-Nisâ, 86.) cevap verir. Bu da bir mü’mine mükafat olarak yeter. Zira Resul-i Ekrem Efendimiz’in duası Hak katında makbûldür, reddedilmez.

    Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır:

    “Bir kimse bana salat ü selam getirdiği zaman, onun selamına karşılık vermem için Yüce Allah rûhumu iade eder.” (Ebû Davûd, Menasik, 96)

    “Kim kabrimin yanında bana salat ederse ben onu işitirim. Kim de uzaktan salat ederse o bana ulaştırılır.” (Beyhaki, Şuab, II, 215)

    Bilhassa cuma günü salat ü selam ile meşgul olmak, çok faziletli bir ibadettir.

    Ebu’d-Derda -radıyallahu anh- anlatıyor:

    Bir gün Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:

    “–Cuma günü bana çok salevat getirin! Zira o gün, meleklerin hazır ve şahid olduğu bir gündür. O gün bir kişi bana salat ettiğinde onun salatı mutlaka bana arz edilir. Salevat getirmeyi bırakıncaya kadar bu durum böyle devam eder.” buyurdular. Ben:

    “–Vefatınızdan sonra da mı?” diye sordum. Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) :

    “–Evet, vefatımdan sonra da! Allah Azze ve celle peygamberlerin vücutlarını yemeyi yeryüzüne haram kılmıştır. Allah’ın Nebisi hayattadır ve daima rızıklandırılır.” buyurdular. (İbn-i Mace, Cenaiz, 65. Bkz. Ebû Davûd, Salat 201/1047, Vitir 26)

    Hazret-i Ali (r. anha)bu hususta şöyle demiştir:

    “Her kim cuma günü Peygamberimiz’e yüz kere salevat getirirse kıyamet günü mahşer yerine yüzü çok güzel ve nurlu olarak gelir. İnsanlar gıptayla, «Bu zat acaba hangi ameli işliyordu?» diye birbirlerine sorarlar.” (Beyhaki, Şuabu’l-iman, III, 212)

    Çokça salevat-ı şerife getirmek, Resul-i Zişan Efendimiz’e duyulan muhabbetin büyüklüğüne alamettir. Bu da kişiyi neticede Allah Rasûlü’ne yaklaştırır. Nitekim hadis-i şerifte:

    “Kıyamet gününde insanların bana en yakın olanı, bana en çok salat ü selam getirendir.” buyrulmuştur. (Tirmizi, Vitir, 21/484)