Tüketim çılgınlığının başlıca nedenleri ne olabilir?

Konusu 'Hobi ve İlgi alanları' forumundadır ve Eylem tarafından 6 Temmuz 2017 başlatılmıştır.

  1. Eylem

    Eylem Süper moderatör Yönetici

    Katılım:
    15 Kasım 2012
    Mesajlar:
    1.844
    Mevcut sistem daima daha çok tüketmemizi, her şeyin son modelini satın almamızı, mütemadiyen harcamamızı ve borçlanmamızı istiyor bizden. Elimizdekilerin bize yetmeyeceğini, daha fazlasına ihtiyaç duyacağımızı fısıldıyor ve her gün yeni bir moda akımı türüyor, yapay gereksinimler çıkıyor, kredi kartlarımızın sayısı artıyor. Bir de sadece para ve eşyalar değil, içinde bulunduğumuz zaman ve ilişkiler de hızlı tüketim kanunlarına kurban ediliyor. Vicdanımız kuşkusuz bir şeylerin yanlış gittiğinin farkında. Hiçbir nimeti israf etmemenin ve ihtiyaçtan fazlasına musallat olmamanın huzuruyla geceleri başımızı yastığa rahatça koyabilmek istesek de orta yolu bulmakta güçlük çekmekteyiz.

    İşte tüm bu dilemma sıyrılmayı sağlayacak, bize her durumda rehberlik edecek, makul ve uygulanabilir bir ölçü gerekiyor. Çünkü gittikçe yaygınlaşan tüketim çılgınlığına kapılıp hayatı kendine zindan edenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor.


    Tüketim çılgınlığının başlıca nedenleri ne olabilir.jpg

    Tüketim Çılgınlığının Nedenleri

    Uzman Klinik Psikolog Emre Özdemir’e göre aşırı tüketimin pek çok sebebi bulunuyor. Kimi zaman yalnızlığı veya can sıkıntısını gidermek için kimi zamansa stres ve mutsuzlukla başa çıkmak için alışveriş yapıyor, elimize geçen her imkanı tüketiyoruz. Filanca ürünü aldığımızda daha mutlu olacağımızı söyleyen reklamların etkisi altında kalıyoruz ve içinde bulunduğumuz sosyal gruplara ayak uydurmak, onların bir parçası gibi görünmek ve aidiyet hissetmek amacıyla markalı ürünler alıyor, prestij kaygısıyla gücümüzün üzerinde harcamalar yapıyoruz. “Buna gerçekten ihtiyacım var mı?” diye düşünmeden bir sürü eşya biriktiriyor, sürekli daha yenisini istiyor ve bu döngüyü çoğu zaman sorgulama ihtiyacı bile hissetmiyoruz. Ancak dolaplarımızdaki boş yer azaldıkça içimizdeki boşluk büyüyor ve noksan taraflarımızı satın aldığımız eşyalarla doldurmaya çalışıp her seferinde başarısız oluyoruz.

    Yetişkin halimizle başa çıkamadığımız bu durum, yazık ki çocuklarımızı da etkiliyor. Anne babasının tüketim alışkanlıklarını birebir kopyalayan çocuklarda zamanla doyumsuzluk ve mutsuzluk baş gösteriyor. Bu nedenle önce ebeveynlerin sağlıklı hareket etmeyi, tüketim tuzaklarına düşmemeyi öğrenmeleri gerekiyor.